21. Yüzyılın Hastalığı Depresyon Belirtileri Nelerdir?

İş, aile veya özel hayatınızda zor bir dönemden mi geçiyorsunuz? Uykusuzluk, umutsuzluk, mutsuzluk; sürekli kaygı ve tedirginlik hissi mi yaşıyorsunuz? Tüm bunlar 21. yüzyılın en sık görülen psikolojik rahatsızlığı olan depresyonun belirtileri olabilir. Kendi kendinizin doktoru olmalı ve bu durum çok ilerlemeden önlem almalısınız. Depresyon belirtilerinin ne olduğunu merak ediyorsanız bu yazıya mutlaka göz atın.

Konsantrasyon bozukluğu

Gerek iş gerekse özel yaşantınızda başladığınız hiçbir işi bitiremiyor, bir türlü konsantre olamıyorsunuz. Bırakın işi, başladığınız bir kitabın veya filmin sonunu dahi getiremiyorsunuz. Bir bakıyorsunuz aklınız başka yerlerde. Öyle ki yemek yapmakta bile zorlanıyorsunuz. Uzmanlara göre konsantrasyon bozukluğu, depresyon belirtilerinin başında geliyor.

Sürekli suçluluk hissi

Kendinizi sürekli suçlu, beceriksiz, değersiz hissediyorsunuz. Kontrolünüzde veya sorumluluğunuzda olmayan olaylarda dahi bu duygudan kurtulamıyorsunuz. Sürekli bir tedirginlik ve kaygı duyuyorsunuz. Bu olumsuz duygular geçici değil de kronik bir hal almışsa bu durum depresyon belirtilerinden olabilir.

Negatif düşüncelerden kurtulamama

İşiniz, özel yaşantınız, aile hayatınız; her şey yolunda gidiyor. Buna rağmen aklınıza sürekli olumsuz şeyler geliyor, geleceğiniz ve olacaklarla ilgili kaygılanıyorsunuz. Kendinizi her daim huzursuz hissediyor, aşırı huysuz ve sinirli tavırlar sergiliyorsunuz. Uğraşıyor ama olumsuz düşüncelerden kurtulamıyorsunuz. Bu durum depresyonda olduğunuzun bir belirtisi olabilir.


İştahsızlık/iştah artışı ve halsizlik

Hiçbir şey sizi heyecanlandırmıyor, sevindirmiyor, mutlu etmiyor. Önceden yaptığınız pek çok şey gözünüze boş, anlamsız, gereksiz geliyor. Yerinizden kalkmak, dışarı çıkmak istemiyorsunuz. Zorunlu olmasanız, işe bile gitmeyeceksiniz. Üstelik hiçbir şey yiyemiyorsunuz; sevdiğiniz yemekleri bile canınız çekmiyor. Ya da tam tersi; yemeden duramıyorsunuz. Bu durum, depresyon belirtileri listesinin ilk sırasında yer alıyor.

Aşırılık eğilimi

Aşırı uyku, aşırı alkol tüketimi, aşırı yemek yemek, hızlı araba kullanma. Depresyonda olan kişiler hayatındaki her şeyde aşırıya kaçmaya meyillidir. Daha ileri safhalarda kumar ve uyuşturucu gibi bağımlılıklar da görülebilir. Depresyon belirtilerinden olan aşırılık eğiliminin önüne geçilmezse tehlikeli sonuçları olabilir. Bu aşırılık en çok uyku konusunda kendini gösterir. Depresyonda olan kişi ya hiç uyuyamaz ya da aşırı uyur. Ne yaptığının farkında olmadığı için bu duruma karşı kendi kendine önlem alması da zordur.

 

Panik Atağı Atlatmanın Yolları

Atağı kabullenin

Panik atakla mücadele etmeye çalışmayın ve bunu dert etmeyin. Atak ortaya çıktığı zaman bunun olabileceğini ve bunu atlatabileceğinizi bilin.

Nefes alışınızı yavaşlatın

Panik atağı atlatmanın en iyi yolu nefes alışınızı yavaşlatmaktır. Bu,vücudunuzun rahatlamasını sağlar. Eğer nefesinizi yavaşlatmakta zorlanıyorsanız bir kağıt torbanın içine nefes alıp verin. Bu beyninize giden oksijeni azaltarak aşırı nefes almanızı önler.

Panik ataktan ölünmediğini unutmayın

Panik atağın, size öyle hissettirse bile, sizi öldürmek gibi bir etkisi yoktur. Şimdiye kadar kimse panik ataktan ölmemiştir. Bunu asla aklınızdan çıkartmayın.

Geçeceğini kendinize hatırlatın

Bir atak sırasında kendinize hatırlatacağınız en yardımcı olacak şey bu atağın geçeceğidir. Panik atak, 10 dakikadan fazla sürmez. Panik atak geldiğinde geçeceğini kendinize tekrarlayın.

Baş etmeye odaklanın

Negatif durum yerine bununla başetmeye odaklanırsanız panik atağınız azalacaktır. Güçlü biri olduğunuzu ve bu atağı da atlatacağınızı kendi kendinize tekrarlayın.

 

Panik atak hayatınızı etkiliyorsa bir uzmana başvurmanızı tavsiye ederiz!

Zihinsel Sağlığınızı Korumanın Yolları

Her şeyi aynı anda yapmaya çalışmayın

Zihinsel sağlığınızı korumanın en iyi yolu her şeyi aynı anda yapmaya çalışmamaktır. Siz, süper kahraman değilsiniz. Tam zamanlı bir işte çalışırken çocuklara bakmak, ailenize zaman ayırmak, okula gitmek ve ders çalışmak imkansızdır. Kendinize çok yüklenmeyin.

Sevgi

Herkesin hayatında sevdiği en az bir şey olmalıdır. Aşktan bahsetmiyoruz, hayatta sevdiğiniz en az bir şeyi yapmaya özen gösterin. Bu, sevdiğiniz iş, hobi olabilir.

Mola verin

Kendinize dinlenmek için izin verin. Zihninizi ve bedeninizi dinlendirecek molalar vermek sandığınızdan çok daha önemli.

Kendinizi sevin ve kabullenin

Olduğunuz kişiyi sevmek, kendinizle barışık olmak, zihin sağlığınız için çok önemlidir. Kötü değil, iyi yönlerinize odaklanın ve kendinizi sevin.

Denge

Hayatınızda denge olması çok önemlidir. Her an çalışmak ya da her an boş boş oturmak iyi bir şey değildir.

Yardım isteyin

Eğer hayatınızda çözmekte zorlandığınız bir sorun varsa yardım almaktan çekinmeyin. Bu yardımı ister bir arkadaşınızdan, ister bir aile üyenizden, ister bir uzmandan alın.

Fiziksel sağlık

Vücut ve zihin birlikte mükemmel çalışır. Zihninizi korumak için vücudunuza da iyi bakmalısınız. Sağlıklı ve dengeli beslenmeyi ihmal etmeyin.

 

Sağlıklı günler dileriz!

Moral Bozukluğunu Yenmenin Yolları

Problemin ne olduğunu belirleyin

Moral bozukluğunuzun nedenini bulmak, sorunu çözmenizin ilk adımıdır. Neden kendinizi kötü hissettiğinizi bulun ve bu sorunu ortadan kaldırın.

Kendinizi kurban olarak görmeyin

Başınıza kötü şeyler gelmiş olabilir ama kendinizi kurban olarak görmek size yardımcı olmayacaktır. Olaylara farklı bir perspektiften bakın ve bu durumlardan nasıl dersler çıkartabileceğinizi bulun. Geçmişe takılıp kalmayın ve gelecek hakkında endişelenmeyin. Anı yaşayın ve her şeyin düzeldiğine şahit olun.

Dışarı çıkın

Evde oturup somurtmak yerine dışarı çıkın ve en az yarım saatinizi dışarıda geçirin. Yürümek, insanları gözlemlemek size iyi gelecektir.

Hoşunuza giden bir şeyler yapın

Yapmaktan keyif aldığınız şeyleri yapın. Köpeğinizi dolaştırın, film izleyin, müzik dinleyin, kitap okuyun… Kısacası size kendinizi iyi hissettiren şeylere yönelin.

Sorumluluk alın

Yaptıklarınızın ve hissettiklerinizin sorumluluğunu alın. Moralinizi düzeltebilecek en doğru insan yine sizsiniz.

 

Keyifli günler dileriz!

En Sevilen 10 Renk ve Anlamları

Mor

Mor, alaycı, esprili ve özel kişileri temsil eder. Ağırbaşlılığınızla gurur duyarsınız ve otoriteden keyif alırsınız. Farklı olmaktan korkmaz ve farklı kişiliğinizi sergilemekten gurur duyarsınız. İnsanları etkilersiniz ve sanata karşı da derin bir sevginiz vardır. Gizleseniz bile hassas ve kırılgan birisinizdir.

Sarı

Mutluluk ve özgürlüğün rengi olan sarıyı seven kişiler, normalde sorumluluktan kaçarlar ama entellektüel ve mantıklıdırlar. Plan yapsalar da her zaman bunu uygulamazlar. Büyük beklentileri vardır ve kendilerini bulmaya odaklanmayı ve kendi ihtiyaçlarını gidermeyi severler. Başkalarına ilham vermekten hoşlanırlar ve yaratıcı, yenilikçi fikirleri vardır.

Yeşil

Bu rengi sevenler değişimden korkarlar. En sevdiği renk yeşil olan biri ilgi ve güven arar. Sabırlı fakat açık sözlüdürler. Başkalarının onları kullanmalarına ya da üzmelerine izin vermezler. Huzur ve dengeden hoşlanırlar.

Kahverengi

Bir konu hakkında uzun süre düşünmekten hoşlanırlar. Değişime adapte olmaktan hoşlanmazlar. İçgüdüleriyle hareket etmezler ve sorumluluktan büyük keyif alırlar. İnsanlar, kahverengini seven kişileri güvenilir bulurlar ama onlarla çalışmanın zor olduğunu söylerler. Çünkü bu renkten hoşlanan kişiler esnek değildirler. Bir şey söyledilerse onu mutlaka yaparlar ve genellikle tutucudurlar.

Pembe

Pembe, kırılganlığın rengidir. Pembe rengini seven bir kadın aşk ve güven arar. Son derece feminen bir renk olan pembeyi seven kişiler korunmak ve prensesler gibi davranılmak isterler. Pembe rengini seven kadınların anaç olduklarına inanılır.

Gri

Gri seven insanlar işkoliktirler ve yaptıklarının karşılığında bir şey almayı beklemezler. Tartışmaktan hoşlanmadıkları için uzlaşmayı iyi bilirler ve huzurlu atmosfere sahip olmak isterler. Gerçek hislerini en yakınlarından bile saklamayı tercih ederler.

Siyah

Gizemli ve düşüncelerini kendine saklayan kişilerdir ve gizlilikten keyif alırlar. Başkalarından ilgi istemezler, gücün ve kontrolün onlarda olmasını severler. İtiraf etmekten korksalar da zaman zaman duygusal açıdan güvensiz olabilirler.

Kırmızı

Hayatı dolu dolu yaşamayı severler ve akıllarına koydukları her şeyi yaparlar. İçgüdüleriyle hareket ederler ve açık fikirlidirler. Eğer kırmızı rengini seviyorsanız ve sessiz bir kişiliğiniz varsa başkalarının sizi rahat ettirmesinden hoşlanıyor ve duygularınızı gizliyorsunuz demektir.

Mavi

Mavi rengini seven insanlar nazik, ilgili ve kontrollü olurlar. Önemsedikleri şeyler hakkında fazla endişe duyarlar ve fazla dikkatlidirler. Sadık, düşünceli ve merhametlidirler. Çalışkandırlar ve başarılı olmak isterler.

Turuncu

Arkadaş canlısı ve sosyal olurlar. Ayrıca maceracı ve meraklıdırlar. Çok az şeyi ciddiye alırlar ve eğlenmeye önem verirler. Zorlanmaktan hoşlanırlar.

 

Sizin en sevdiğiniz renk hangisi?

Terapistlerden Öğrenebileceğiniz Yararlı Bilgiler

Artık pek çoğumuz terapistlerden yardım alıyoruz ve bu yoğun çalışma temposunda hemen hemen hepimizin buna gerçekten de ihtiyacı var. Terapistler bize, kendimizi anlaşılmış, takdir edilmiş, kabullenilmiş ve değer verilmiş hissettiriyor. Bu hisleri her ne kadar arkadaşlarımız ve ailemiz de bize veriyor olsa bile tarafsız ve uzman bir görüş almak her zaman iyi bir fikirdir.

Başkalarını kabullenmeyi ve takdir etmeyi öğrenebilirsiniz

Bu, bir terapistten öğrenebileceğiniz en güzel şeylerden biri. Birini sevmiyor olsanız bile onu takdir edebilirsiniz. O kişinin takdir ettiğiniz bir özelliğini bulun ve davranışlarının ardındaki nedenleri anlamaya çalışın. Kişileri davranışlarından ayrı değerlendirin.

Davranışlar durumla alakalıdır

İnsanlar, her duruma göre, ayrı bir tepki verirler. Birinin davranışlarının nedeninin onun kişiliği olduğunu düşünüyorsanız onun içinde bulunduğu durumu anlamaya çalışın ve bu davranışın belki de onun kişiliğinin bir parçası olamayabileceğini göz önünde bulundurun.

Başarısızlık diye bir şey yoktur, bu durum sadece bir geri bildirimdir

Ne kadar da doğru bir söz! Başarısızlık diye bir şey aslında yoktur, başarısız olmaktan korkmayın çünkü bir şeyi başaramamak size çok iyi bir öğretmen olabilir. Her hatamızdan bir ders alırız ve bu sayede neleri değiştirmemiz gerektiğinin farkına varırız. İleride başarılı olmak için, bazen başarısız olmak şarttır.

Herkes mutlu olmayı hak eder

Siz de dahil herkes, mutlu olmayı hak eder. Herkesin hayalleri, istekleri, pişmanlıkları vardır ve herkes isteyerek ya da istemeyerek mutlaka birini üzmüştür. Fakat bu, onların affedilemez oldukları ve yaraların iyileşmeyecekleri anlamına gelmez.

Her problem bir zamanlar çözümdü

Kendinizi zor bir durumda bulduğunuzda, mümkün olduğunca kısa bir sürede, tekrar iyi hissetmenin yollarını arayın. Eğer izlediğiniz yol işe yaramıyorsa başka yollar bulun. Çünkü davranışlarınız size kimi zaman daha çok problem getirebilir. Belki de sizi mutsuz eden şey davranış biçiminizdir.

Başkası için neyin iyi olduğunu siz bilemezsiniz

Kimse başkası için neyin iyi olduğunu bilemez. Bunu bilecek tek kişi yine kendisidir. Birine tavsiye vermeden önce ya da nasıl davranması gerektiğini söylemeden önce ne istediğini keşfetmesine yardımcı olmayı deneyin. İhtiyacı olduğu zaman onun yanında olun ve onu destekleyin. İnsanların kendi kararlarını vermelerine ve hata yapmalarına izin verin. Ancak bu şekilde kendilerini geliştirebilirler.

Problemlerinizi yalnızca kendiniz çözebilirsiniz

Sizin problemlerinizi sizden başka kimse çözemez. Başkaları size ne söylerse söylesin ne istediğine ve nasıl davranması gerektiğine karar verecek kişi sizsiniz. Bir terapist size bazı şeyleri netleştirmenizde ve anlamanızda yardıcı olabilir ama problemleri çözecek kişi yine sizsinizdir.

 

En değerli sizsiniz, hayatınızın keyfini çıkarın!

Depresyonu Yenmede İşe Yarayan Zihin Oyunları

Kurban olmayın

Kendinizi kötü hissetseniz de, her şey sizin yüzünüzden bu şekilde oluyor diye düşünseniz de bu düşünce şekline kendinizi kaptırmayın çünkü bu doğru değil. Siz bir kurban değilsiniz ve hayatınızda başınıza gelenlerle nasıl baş edeceğinize siz karar verebilirsiniz. Kurban olmayı seçmeyin, istedikleriniz ve hayalleriniz için harekete geçin ve başarılı olmak için ne gerekiyorsa yapın.

Kendinizi izole etmeyin

Kendinizi mutsuz ve depresif hissettiğiniz anlarda yalnız kalmak istiyor olabilirsiniz ama bu çok yanlış bir karar. Böyle anlarda kendinizi izole etmek yerine aile ve arkadaşlarınızla vakit geçirin, onlar sizi dertlerinizi dinlemek, size destek olmak isterler. Yardım ve destek almaktan çekinmeyin.

Bardağın dolu tarafına bakın

Kendinizi depresif hissederken yapacağınız en büyük hata bardağın boş tarafına bakmaktır. Biraz daha gerçekçi olun ve elinizdeki iyi şeylere, olayların iyi yönlerine de bakmayı öğrenin.

Numara yapın

Mutsuzken mutluymuş gibi davranmanın beyindeki iyi hissettiren kimyasalları salgılattığı ve sonunda kendinizi gerçekten iyi hissetmenize neden olduğu araştırmalarca da kanıtlanmıştır.

Hayatınızdaki pozitif şeylere odaklanın

Zaman zaman bunu yapmak zor gelebilir ama günde en az yarım saatinizi hayatınızdaki pozitif şeylere odaklanmaya çalışarak geçirin. Moralinizin yükseldiğini ve hayatınızdaki iyi şeylerin de farkına varmaya başladığınızı göreceksiniz.

Her şeyi siyah ya da beyaz görmeyin

Depresyondaki kişiler her şeyi uçlarda düşünürler. Sadece siyah ve beyaz görürler ve aradaki renkleri gözden kaçırırlar. Bunu yapmaktan kaçının çünkü bu, size sadece kendinizi daha kötü hissettirecektir.”Kimse beni sevmiyor’’ demek yerine, ”Beni seven pek çok kişi var.’’ diye düşünmeye çalışın.

Geçmişe takılmayın

Geçmişi ne kadar çok düşünürseniz düşünün, değiştiremezsiniz. Olan olmuştur ve bunu değiştirmek imkansızdır. Geçmişten dolayı üzüntü duymak yerine bunu kabullenin ve geleceğinize odaklanın. Gelecekte sizi pek çok güzel ve heyecan verici şey bekliyor.

Belli düzeninizi koruyun

Bunu yapmak zor gelse de her sabah erken kalkın, öğünlerinizi aynı saatlerde tüketin ve gün içinde kestirmeyin.

Her şeyi fazla irdelemeyin

Her olayı en ince ayrıntısına kadar incelememeye çalışın. Bu size probleme odaklanmaktan başka bir şey kazandırmaz. Probleme odaklanmak, neyi yanlış yaptığınıza kendinizi kaptırıp durumu nasıl düzelteceğinizi kaçırmanıza neden olur. Zihinsel sağlığınızı tehlikeye atan, her olayı fazla inceleme huyunuzdan bir an önce kurtulmaya bakın.

 

Hayat çok güzel ve siz çok değerlisiniz. Bunu unutmayın, yaşadığınız her anın keyfini çıkarın!

İyimser Olmanın Sağlığa Faydaları

İmmün sistemi güçlendirir

Pozitif bakış açısına sahip olmak immün sistemi güçlendirir. Araştırmalar da bunu kanıtlamıştır. Optimistik hastaların daha hızlı iyileştikleri de bilinmektedir.

Daha uzun yaşamanızı sağlar

Pozitif insanların immün sistemi kuvvetlenir ve stres seviyeleriyle başa çıkmak onlar için daha kolaydır. Bu nedenlerden dolayı, pozitif düşünce tarzına sahip olan insanlar daha uzun yaşarlar. Optimist insaların depresyona yakalanma ihtimalleri de daha düşüktür, egzersiz ve sağlıklı beslenme gibi alışkanlıkları daha çok uygularlar.

Depresyonu önler

Optimist insanların depresyona yakalanma ihtimallerinin daha düşük olduğu araştırmalarca kanıtlanmıştır. Pozitif düşünce, pozitif duyguları tetikler. Optimistler endişe hissinden uzaktırlar ve umutlarını zor anlarda bile kaybetmezler.

Stresi azaltır

Optimist olmak stresle başa çıkmanızı da kolaylaştırır. Araştırmalar, pozitif bakış açısına sahip olan insanların strese neden olan kortisol hormonunu daha az salgıladıklarını göstermiştir.

İyileşmeyi hızlandırır

Pozitif olmak, bizi sarsan durumlardan sıyrılmayı ve bu kötü hissi üzerimizden atmayı kolaylaştırır. Pozitif insanlar üzüntülerinden daha çabuk kurtulurlar ve problemleri daha çabuk çözebilirler.

Kendinize olan güveninizi arttırır

Pozitif bakış açısına sahip olmak kendinize olan güveninizi de arttırır. İyimser insanlar, hem başkalarının içindeki hem de kendilerindeki iyi şeyleri görürler ve bu nedenle daha mutlu, neşeli ve güvenli insanlardır.

 

Pozitif düşünmek ilk başlarda size zor gelse de zamanla bunun bir alışkanlık haline dönüşeceğini göreceksiniz. Keyifli günler dileriz!

Stresten Arınmanın 8 Doğal Yolu

Banyo yapın

Küvete yatmak ve uzanmak dinginlik verir. Uzmanlar, banyonun bize anne rahminde geçirdiğimiz zamanı hatırlattığını ve rahatlatıcı etkisinin buradan geldiğini söylüyorlar. Banyonuza lavanta gibi rahatlatıcı yağlar katmak, aromatik mumlar yakmak sizi tam anlamıyla rahatlatacaktır.

Lavanta dekorasyonu

Bu bitkinin rahatlatıcı etkisi herkes tarafından bilinmektedir. Kalp atışlarınızı yavaşlatıcı, tansiyonunuzu düşürücü etkisiyle lavanta, uyumanıza da yardımcıdır. Kuru lavantayı bir vazoya koyarak yatağınızın baş ucunda tutun ya da oda spreyinizi lavantalı tercih edin.

Kendinize ayak masajı yapın

Refleksoloji alternatif bir tedavi yöntemidir ve vücudun farklı bölgelerine basınç uygulanarak gerçekleştirilir. Stres hatta migreni bile yatıştırıcı özelliğe sahiptir. Ayak parmaklarınızın alt kısmına, başınıza ve ayak tabanınıza masaj yapmak sizi rahatlatacaktır.

Kendinize baş masajı yapın

Saçlarınızı şampuanlayınca kendinizi nasıl da iyi hissedersiniz değil mi? Stresi azaltmak için tıpkı başınızı şampuanlarkenki gibi, kendi kendinize masaj yapın.

İsveç masajı yaptırın

Her masaj aynı değildir. İsveç masajı, stresi atmak için idealdir. Fırsatınız ve bütçeniz uygunsa, kendinizi stresli hissettiğiniz zamanlarda İsveç masajı yaptırabilirsiniz.

Çikolata kaplı çilek yiyin

Stresliyken canınız tatlı isteyebilir. İçi şeker dolu besinler tüketmek yerine bitter çikolataya batırılmış çilek yiyin. Çileğin içindeki C vitamini vücudunuza zarar veren serbest radikallerle savaşmaya yardım ederken bitter çikolata da stres hormonlarınızı azaltır.

Papatya çayı için

Papatya çayı yatıştırıcı etkisi ile bilinir. Araştırmalar, papatya çayının tıpkı Valium gibi etki ettiğini kanıtlamıştır.

Saunaya girin

Eğer gittiğiniz spor salonunda sauna ya da buhar odası varsa mutlaka bundan faydalanın. Vücudunuz ısındığında hem kaslardaki gerginlik hem de endişe hissi azalır. Bu sayede moralinizde yükselme olur. Kısacası sıcak ortamlar, stresi atmak için idealdir.

 

Sağlıklı günler dileriz!

Pazartesi Sendromundan Kurtulmanın Yolları

İşte size birkaç taktik;

En sevdiğiniz kahvaltıyı hazırlayın

Pazartesi sabahlarına ekstra özen gösterin ve kendinize en sevdiğiniz kahvaltılığı hazırlayın. Bu, sabaha biraz daha mutlu başlamanızı sağlayacaktır.

Gülümseyin

Mümkün olduğunca çok gülümsemeye çalışın. Gülümsemek, moralinizin yükselmesine yardımcı olacaktır.

Planlı olun

Haftaya planlı başlamak endişelerinizi azaltır. Cuma gününden kendinize Pazartesi halletmeniz gereken işlerin bir listesini yapın.

Derin nefes alın

Pazartesi’nin geldiği düşüncesi sizi bunalttığı anlarda derin bir nefes alın, 10’a kadar sayın ve sonra nefesinizi verin. Bu, stresinizi azaltmanıza yardımcı olacaktır.

Güzel müzikler dinleyin

Sabah uyanınca hemen en sevdiğiniz şarkıyı açın ya da alarmınızı en sevdiğiniz şarkı olacak şekilde ayarlayın. Sabaha mutlu ve enerjik başlayın.

Güzel bir öğle yemeği yiyin

Öğle yemeğinizi en sevdiğiniz yiyecekle daha güzel hale getirin.

Alkol alın

Günü bitirdikten sonra, kendinize ödül olması için, en sevdiğiniz alkollü içecekten bir kadeh için.

 

Dayanın, Cuma’ya 4 gün kaldı!