SMART ve TOMBUL

Hatırlarsanız ilk yazımda, hedef belirlemenin yaşantımızdaki öneminden bahsetmiştim. Bu yazımda da söz konusu hedeflerin özellikleri ve içeriklerinin nasıl olmaları gerektiğini detaylandıran iki metot; “SMART” ve “TOMBUL” metotları hakkında kısa bilgiler vermek istiyorum.

S.M.A.R.T. (Specific – Measurable – Achievable – Realistic – Timely)

Specific (Belirli) – Hedeflerin, yanlış anlaşılmayacak, iyi tanımlanmış, açık ve net olması gerekir.

Measurable (Ölçülebilir) – Hedeflerin başarı kriterinin sayısal, ölçülebilir göstergelere dayandırılması gerekir.

Achievable (Ulaşılabilir) – Hedeflerin çok kolay gerçekleştirilebilir olmamasının yanında ulaşılmasının da imkansız olmaması gerekir.

Realistic (Gerçekçi) – Hedeflerin makul ve mantıklı boyutlarda olması gerekir.

Timely (Sürelendirilmiş) – Hedeflerin, açık ve net olarak belirlenmiş bir zamana kadar gerçekleştirilmesi gerekir.

T.O.M.B.U.L. (Tatmin edici – Ortak – Mantıklı – Belirgin – Ulaşılabilir – Limitli)

Tatmin edici – Hedeflere ulaşma yolunda hırs ve motivasyonu kaybetmemek adına, sonucunun tatmin edici olması gerekir.

Ortak – Birden fazla hedef belirlerken, hedeflerin birbirleriyle uyumlu ve tutarlı olması, çakışmaması gerekir.

Mantıklı – Hedeflerin mantıklı olması beraberinde o hedefe ulaşmak için gerekli inancı da getirir. Zihin mantıklı şeylere daha fazla inanır ve ona göre de enerji üretir.

Belirgin – Hedeflerin, yanlış anlaşılmayacak, iyi tanımlanmış, açık ve net olması gerekir.

Ulaşılabilir – Hedeflerin çok kolay olmamasının yanında ulaşılmasının imkansız da olmaması gerekir. Hedefiniz eğer ulaşılabilir değilse önünüzde bir hayal olarak kalır.

Limitli – Hedeflerin, Genel olarak zaman, yer ve sayısal olarak sınırlandırılmış olması gerekir.

Belirlediğiniz veya belirleyeceğiniz hedeflerin yukarıdaki metotlarda yer alan detaylarla uyumlu olması halinde, ortaya daha net ve sağlıklı sonuçlar çıkacağını fark edip gözlemleyebilirsiniz.

Unutmayın; “Ne aradığını bilmeyen, bulduğunu anlayamaz.”

 

Bir sonraki yazımda görüşmek üzere…

Karar ve Özgürlük

“Bu işi ben seçmedim, o sırada başka seçeneğim olmadığı için bu işe girmek zorundaydım.” Bu cümle size de tanıdık geliyor mu? Sizden veya çevrenizdeki yakınlarınızdan buna benzer cümleleri çok sık duyar olduğunuzu tahmin etmek güç değil aslında.

Özellikle bu son yıllarda, sosyal medyanın hayatımızda çok fazla yer kapladığı hatta hayatımıza yön verdiği inkar edilemez bir gerçek. Dikkat ederseniz, insanların sosyal medya hesaplarına koydukları fotoğrafların, videoların, hatta kendilerini etiketledikleri mekanların hemen hemen tamamında mutlu, güler yüzlü, eğlenceli, hatta imrendirici ögelerle karşılaşıyoruz. İnsan doğası gereği, kendisini önemli ve değerli hissetmek istediği için bizler de bu paylaşımlara ister istemez kendimizi kaptırıyor ve kendi hesaplarımızdan da bu tür görselleri yayınlamak, beğenilmek ve yorum yapılan kişiler olmak istiyoruz.

Maslow’un 1943 yılında ortaya çıkarttığı “İhtiyaçlar Hiyerarşisi”nde birinci sırada yer alan yemek ve barınma gibi fizyolojik ihtiyaçlar, artık günümüzde belki de yerini önemli ve değerli hissetme gibi bir psikolojik ihtiyaca bırakmış durumda.

Neticesinde de bu çarkın içinde var olmak ve konfor alanımızı terk etmemek adına; seçtiğimiz işin dışında başka bir seçenek bulmamayı seçerek, belki de kolaya kaçarak, şu anda yaşadığımız iş tecrübelerimizi kendimizin oluşturduğunu fark etmiyoruz bile.

Sonrasında ise, kendi yolumuzu bilinçli olarak yaratmadığımız için, sürekli başkalarının bizim adımıza karar vermesini istiyor ve bekliyoruz. Aslına bakarsanız, neredeyse 25 sene boyunca okuyup, çalışıp mezun olduktan sonra girdiğimiz iş yerinde bile isteğimiz ölçüde özgür değiliz, hala iş arkadaşlarımıza “beni idare et” diyoruz.

Gündelik hayatımızın vakit olarak büyük çoğunluğunu kapsayan iş hayatımızda yaşadığımız bu durum, çoğu zaman iş dışındaki özel hayatımıza da yansıyabiliyor. Örneğin restorana gittiğimizde bile garsona soruyoruz “ne tavsiye edersin, ne yiyelim?” diye. Veya berbere gidince “kafana göre kes” diyoruz. Onu bile düşünüp karar vermek istemiyoruz.

Hayatımız boyunca sınırsız sayıda tecrübe edindik ve edineceğiz. Yaşadığımız başarısızlıkların bile bizler için birer tecrübe kaynağı olduğunu unutmadan, umutsuzluğa kapılmak yerine yolumuza umutla devam etmeliyiz. Kendimizi yeni yaratıcı fikirlere ve deneyimlere açarak, aynı zamanda hayatımızla ilgili yapabileceğimiz seçimlerin farkındalığını da arttıracağımızı bilmemiz gerekir.

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere…

Hamster ve Koç

Siz de kendinizi çoğu zaman hamster gibi hissediyor musunuz? Bir çarkı döndürmek için sürekli koşuşturuyor ancak bu durumdan mutlu olmasanız da o çarkın içinden dışarıya adım atamadığınızı düşünüyor musunuz?

İşte bu, günümüzde özellikle iş hayatındaki pek çok kişinin ortak noktası. Sürekli bir koşuşturma, yetişme ve yetiştirme telaşı, kapalı bir ortamda bilgisayar başında geçen saatler, ast üstlerle psikolojik savaş hali. Bu listeye size uyan maddeleri de ekleyebilirsiniz. Yaptığı işten memnun olmayan ve sürekli olarak kendine veya çevresine “bu düzenden kurtulmam lazım, bir şey yapmalıyım ama ne?” diye soran hatta pazar gününden yaşanmaya başlayan pazartesi sendromlarını yaşamak yerine, hemen Cuma olsun isteyen, hayatından her hafta pazartesi-perşembe arasındaki günleri feda etmeye hazır olan o kadar çok insan var ki…

Haftanın yedi gününü hafta sonu tadında yaşamak yerine, dört gününü feda etmeye hazır olmak gerçekten acı bir durum değil mi?

Mutluluk ve huzurun, iş hayatının bizlere çizdiği sağlam konfor alanının dışında olduğunu düşünüyoruz. Bununla birlikte, vakit bu alanın dışına adım atmaya gelince hemen kabuğumuza geri çekiliyoruz. Konfor alanının dışındaki bilinmezler ve riskler bizleri çok korkutuyor, strese sokuyor. Buna karşılık cesaret edip sonucunda başarılı olmak ise insana pek çok şeyden daha fazla haz verip gururlandırıyor.

Aslına bakarsanız çoğu kişide var olan, özellikle bu iş hayatında konfor alanının dışına adım atma korkusunun, cesaretsizliğinin nedenlerinin en başında tam olarak bir hedefimizin, hayalimizin olmaması geliyor. Çoğu insanın kendine ait hedefi yok, net olarak tarif edebilecekleri bir hayali bile yok. Çevremizdeki birçok anne baba kendilerine çocuklarının başarı ve mutluluğunu hedef seçmişler. Genellikle başkalarının hedefleriyle tatmin oluyoruz.

Gerek özel yaşamımızda gerekse iş hayatımızda, kendilerine ait hayali ve hedefi olmayan insanlar tarafından bizim hayallerimiz görmezden gelinip, dalga geçilir diye hayal bile kuramaz olduk belki de. Belirlediğimiz hedeflere olumsuz yaklaşılır, ütopik diye etiketlenir diye kim bilir kaç kağıdı buruşturup çöpe attık.

Yukarıdaki yazılar beni anlatıyor, birebir yaşadıklarımı ve düşündüklerimi yansıtıyor diyorsanız panik yok, aşağıda birkaç öneri sizleri bekliyor.

Hepimizin bildiği gibi, artık bilgiye ulaşmak çok kolay, önemli olan kendimize en uygununu bulabilmek, doğru yönlendirilebilmek ve bunun bedelini ödeyerek adım atmak, harekete geçmek.

Araştırın ve düşünün; sizi bundan sonraki hayatınızda ne yapmak mutlu kılacak? Ne zaman harekete geçmek doğru olacak? Nerelerde çalışmak değerli ve önemli hissettirecek? Kimlerle olmak motive edecek? Tabii ki tüm bunları cevaplarken net, ölçülebilir, kabul edilen, makul ve zamana bağlı cevaplar bulmaya çalışın.

Tabii ki en önemlisi tüm bu cevapları bulduktan sonra ortaya çıkan sonuç veya sonuçları uygulamaya geçirmek, risk almak, adım atmak ve gerekiyorsa maddi manevi bedelini ödemek. İşte bu son aşamayı pek sevmiyoruz aslında. Sonuna kadar getirip bu noktadan başlangıç noktasına geri dönen pek çok kişi var. Piyasadaki popüler olmuş birçok kişisel gelişim kitabında bedel ödemekten pek bahsedilmediği için bu kadar çok tutmuş durumdalar belki de.

Eğer bunları kendi kendime çözemem, başaramam, sonuna kadar götüremem diyorsanız da mutlaka profesyonel bir koçtan yardım alın. Birlikte tüm adımları tek tek gözden geçirin, planlayın. En önemlisi kendi içinizdeki potansiyelinizi kendiniz keşfedin ve fark edin.

Unutmayın, tekilden çoğula, en büyük sorunumuz kullanılmayan potansiyelimiz. Potansiyelimizi fark edelim ve iyi bilelim. Bir kere bildik mi bir daha bilmemezlik edemeyiz.

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere…

Kendinizle Dost Olmanın Yolları

Kendinizi tanıyın

Kendinizle dost olmanızın ilk yolu kendinizi tanımaktan geçer. Nelerden hoşlandığınızı bilmeniz çok önemlidir.

Kendi başınıza yapmaktan hoşlandığınız aktiviteler bulun

Yalnızken yapmaktan hoşlandığınız şeyler olsun. Yalnız vakit geçirmek daha eğlenceli bir hal alır.

Kendinize saygı duyun

Kendinize saygı duymayı hak ediyorsunuz. Değerlerinizi bilin ve onların farkında olun. Siz kendinize saygı duymazsanız kimse de size saygı duymaz.

Kendinize güveninizi arttırın

Bunu başkasının yapmasını beklemeyin. Kendinize güvenmek iyi ve önemli bir şeydir.

Yalnız olmaya alışın

Hepimiz zaman zaman yalnız kalabiliriz. Böyle zamanlarda buna ayak uydurun ve üzülmek yerine kendi kendinize iyi vakit geçirmeyi öğrenin.

Kendinize karşı nazik olun

Bunun üzerinde çalışmanız gerekebilir çünkü pek çok kadın kendine karşı nazik olamaz. Kendinizden fazla şey beklemeyin ve kendinize özen gösterin.

 

Kendinizi sevin! Unutmayın siz kendinizi sevdiğiniz sürece insanlar sizi sevecektir.

Hayat Hakkında İyimser Olmanız İçin Nedenler

Pozitif düşünce ve iyimserlik işe yarar

Pozitif düşünmek belki birden son model bir arabaya sahip olmanızı sağlamayacak ama hedefinize odaklanmanızı ve iyimser olmanızı sağlayacaktır. Hayattan istediğinizi elde edeceğinize inanın, o zaman her şey daha kolay ve iyimser olacak.

Daha uzun yaşam

Araştırmalar, optimist insanların daha uzun ve daha sağlıklı bir hayat sürdüklerini ortaya koymuştur. Sürekli bir şeyler için endişelenmek strese ve stresin getirdiği hastalıklara neden olur.

Keyif alacak pek çok şey var

Optimistik olmak, hayattan daha çok keyif almanızı sağlar. Finansal olarak iyi bir durumda değilseniz üzülmeyin, hayattan keyif almak için paraya ihtiyacınız yok! Bir çocuğun sarılması, güneşli bir öğleden sonra parkta keyif yapmak… Bunlar için paraya ihtiyacınız yok.

Hayatınızdaki pozitiflikler

Kendi hayatınıza bir dönüp bakın. Kendinizi iyi hissetmenizi sağlayacak pek çok şey bulacaksınız. Arkadaşlar, aile, sağlık, istediğiniz işi yapmak, kediniz, evinizin manzarası… Bunların hepsi sahip olunması çok güzel şeyler. Hayatınız ne kadar zor olursa olsun bunları takdir etmek size yardımcı olacaktır.

Başa çıkmanızı sağlar

Optimistik olmak hayatınızdaki zorluklarla da daha kolay başa çıkmanızı sağlar. Hepimiz hayatımızda nereye gittiğine emin olmadığımız, finansal zorluk çektiğimiz dönemlerden geçeriz. Her şey her zaman mükemmel olamaz. Sabırlı olmalı ve işlerin yoluna gireceğine inanmalısınız.

Kendinizi geliştirebilirsiniz

Hayatınızın zor bir evresinden geçerken kendinizi mutsuz hissetmeniz çok normal. Böyle zamanlarda hayatınızın daha iyi zamanlarının da olacağını aklınızdan çıkartmayın. Bu zor dönemlerinizi, kişiliğinizi geliştiren zamanlar olarak görün.

Kendi şansınızı yaratın

Herkes kendi şansını yaratabilir. Pasif olmak ve iyi şeylerin size gelmesini beklemek sadece zaman kaybıdır. Pozitif olun ve isteğiniz yönünde pozitif adımlar atın.

 

Güzel ve pozitif günler dileriz!

Hayatınızı Değiştirecek Tavsiyeler

Derin nefes alın

Vücudunuzu ve zihninizi rahatlatacak en pratik ve önemli şey derin bir nefes almaktır. Bu, kulağa kolay gelse de her gün derin nefes almayı bir alışkanlık haline getirmek başlarda zordur. Kendinizi stresli hissettiğiniz, kalbinizin sıkıştığı, nefesinizin kesildiği her an durun ve derin bir nefes alın. Nefesinizi burnunuzdan alın, 5 saniye içinizde tutun ve sonra ağzınızdan bırakın. Bunu, rahatlamak için 3 kere tekrarlayın. Farkı göreceksiniz.

Açlığınızı dinleyin

Çoğumuz belli saatlerde, belli bir alışkanlığa göre yemek yiyoruz. Karnımız acıkmasa da saati geçmesin diye beslendiğimiz anlar oluyor. Açlık hissi, metabolizmamızı dinlemek ve kendimizi kontrol etmek için ideal bir yöntemdir. Sıkıldığınız değil, gerçekten acıktığınız anlarda yemek yemek ve asla kahvaltıyı atlamamak metabolizmanızı doğal seyrinde tutacaktır.

Egzersiz stilinizi bulun

Herkes spor salonundan, yogadan ya da ağır egzersizlerden hoşlanmayabilir. Sevdiğiniz sporu bulun ve egzersizinizden keyif alın. Sağlıklı olmak adına kendinizi her gün hiç sevmediğiniz bir şeyi yapmaya zorlamanızın gereği yok.

Bağımlılık yapıcı gıdalardan kurtulun

Fazla kafein almak, işlenmiş şeker, işlenmiş tahıllar, süt ürünlerinin çoğu şekli, şekerli atıştırmalıklar, fast food ve işlenmiş gıdalar bağımlılık yapıcı olabilirler. Vücudunuz bu gıdalardan yoksun kalınca doğru düzgün düşünemez ve odaklanamazsınız. Bu, hayatınızda yapacağınız en zor şey olsa da bağımlılık yapıcı gıdalardan kurtulun ve kendinize en değerli hediyeyi verin.

Daha çok uyuyun

Uyumak önemlidir ve pek çoğumuz ona yeterince önem vermemekteyiz. Uyumak, hormonları düzenler, sindirim sistemini düzenler, beyindeki nöronları aktive eder, vücudunuzu toksinlerden arındırır, daha iyi yaşlanmanızı sağlar ve iştahınızı dengeler. Üstelik stresle baş etmenizi de sağlar. Günde 7-9 saat arasından uyuduğunuzdan emin olun. Uyku probleminiz varsa yatmadan 30 dakika önce magnezyum takviyesi almak işinize yarayacaktır.

Durun

Eğer endişeli bir yapınız varsa yerinizde oturmak sizin için zor olabilir. Bu alışkanlığınızdan bir an önce kurtulun ve rahatlamaya çalışın. Derin nefesler alın, esneme hareketleri yapın, yoga yapın, bir şekilde gerginliğinizi atın.

Daha az şey yapın

Uygulaması zor olsa da, gün içinde daha az şey yapmaya alışın. Hayattan keyif almak için sürekli bir şey yapıyor olmanız gerekmez. Arada bir durup dinlenmek size ve vücudunuza iyi gelir, bunu kendiniz için yapın.

Geçmişi geride bırakın

Kendinizle gerçekten barışmak için geçmişi arkanızda bırakmayı öğrenmelisiniz. Geçmişte yaşadığınız her negatif şey geride kaldı ama siz bunları unutmamaya devam ettikçe şimdiki zamanınızı etkilemeye devam edecekler. Geçmişi kabullenmeyi, unutmayı ve affetmeyi öğrenin. 

Kendinize karşı dürüst olun

Bağımlılık, zararlı alışkanlıklar, kötü ilişkiler… Her şey hakkında kendinize dürüst olun ve kendi iyiliğiniz için bunların farkına varıp kötü alışkanlıklarınızı yok etmeye çalışın. 

 

Keyifli günler dileriz!

İyi Alışkanlıklar Kazanmanın 6 Önemli Adımı

Ne istediğinizi bilin

İyi bir alışkanlık edinmeden önce yapmanız gereken ilk şey gerçekten ne başarmak istediğinizi bilmektir. Hedefinizi belirleyin ve başardığınızda bunun sizi nereye taşıyacağını bilin. Böylece daha motive ve kararlı olursunuz.

Yeni alışkanlığınızın iyi yönlerinin bir listesini çıkartın

Yeni alışkanlığınızı kazanmaya karar verdikten sonra size ne faydalar sağlayacağının bir listesini çıkartın. Mesela sigarayı bırakmak size nasıl faydalar sağlar bunları yazın.

Kendinizi ödüllendirin

Hedefinize yaklaştığınız her adımda kendinizi ödüllendirin ve hevesinizi ayakta tutun.

Tutarlı olun

Yeni alışkanlığı edinme yönündeki adımlarınızı tutarlı atın. Böylece bu yeni alışkanlığa daha kolay adapte olursunuz.

Sizi neyin engellediğini bilin

Yeni alışkanlığınızı kazanmaya çalışıken planınıza sadık kalamıyorsanız bunun nedeninin ne olduğunu bulun. Probleminizi bulduktan sonra bunu çözün ve ilerlemeye devam edin.

Gelişmenizi yazın

Ne kadar ilerlediğinizi bir yerlere yazarak hedefinize odaklanın. Böylece daha disiplinli ve kararlı bir şekilde ilerleyebilirsiniz.

 

En önemlisi kendinize güvenin. Bir süre sonra yeni alışkanlığınız farkında bile olmadan hayatınızın bir parçası olacaktır.

Her Gün Kendinize Söylemeniz Gereken 11 Güzel Şey

Mükemmel şeyler başarabilirim

Bu, kendinize söyleyebileceğiniz en ilham verici şeylerden biridir. Hedefinize veya hayalinize odaklanın ve bu görüntüye mutluluk/gurur/neşe/başarı ekleyin. Mükemmel şeyler başaracağınıza inanmak, ona sahip olmanızı sağlar.

Kendimi seviyor ve kabul ediyorum

Kendimizi sevmemiz mutlaka önemlidir. Kişinin kendinsine saygı duyması, kendisiyle barışık olması ve kendisiyle gurur duyması çok önemlidir. Bu sayede kendinize inanır ve büyük şeyler başarırsınız.

Mükemmel bir hayatım var

Bunu yüksek sesle söylemek biraz zor olabilir, özellikle de zor bir dönemden geçiyorsanız. Fakat, negatif şeyler düşünmek hayatınızı daha kolay hale getirmeyecektir. Buna gerçekten inanmıyor olsanız da kendinize sık sık hayatınızın ne kadar mükemmel olduğunu tekrarlayın, zamanla bu gerçeğiniz olacak.

Başarılı bir ilişkim var

Mükemmel bir ilişkiyi, erkek arkadaşı/eşi hakediyorsunuz. Size prenses gibi davranacak, ihtiyacınız olduğu her an yanınızda olacak bir erkekten daha azıyla yetinmeyin ve kendinizi sevin.

Her şeyi başarabilirim

Bunu gün içinde kendinize söyleyin. Kendinizi teşvik etmeniz önemlidir. Çıtayı yükseltmekten korkmayın, büyük hayaller kurmaktan korkmayın ve her şeyi yapabileceğinize inanın.

Mükemmel bir kariyerim olacak

Eğer iş hayatınız iyi gitmiyorsa, kendinize olan inancınızı kaybetmek üzereyseniz, kariyeriniz sizi mutlu etmiyorsa kendinize durumunuzu değerlendirmek için zaman tanıyın ve tavrınızı mı, kariyerinizi mi değiştirmeniz gerektiğine kadar verin. Bazen kendimizi, negatif düşüncelerimiz yüzünden, derin bir kuyuya atarız ve sonra da içinden çıkamayız. Tavrınızı ve işinizle ilgili düşüncenizi değiştirmeye çalışın. Şu anki durumunuzu gözetmeksizin, başarılı bir kariyeri kendinize çektiğinizi söyleyin ve olayları nasıl pozitif yönde değiştirdiğinizi izleyin.

Her şeyin bir nedeni vardır

Bu lafı hepimiz duymuşuzdur. Bu söze inanın. Başınıza gelenler ya da gelmeyenlerin hepsinin bir nedeni mutlaka vardır. İsteseniz de başınıza gelen her şeyi kontrol edemezsiniz. Bu sene kendinize bir iyilik yapın ve her şeyin bir nedeni olduğuna inanın.

Başkaları tarafından seviliyorum

Başkaları tarafından sevilmeye açık olun. Biri size iltifat ettiğinde ona inanın.

Doğru kararlar veriyorum

İçgüdülerinize güvenin. Her gün kendinize güvendiğinizi ve doğru seçimler yaptığınızı yüksek sesle tekrarlayın.

Güzelim ve özel bir insanım

Gerçekten de öylesiniz. Buna inanın ve bunu özümseyin. Kendinize her gün tekrarlayın, hatta bazen günde birkaç kez tekrarlayın. Kendinize pozitif inanç aşılamanız mutlu olmanızı sağlar, kırılan kalbinizi onarır. Kendinizdeki sihiri görmeniz zordur ama bunu başardığınızda çok daha mutlu ve başarılı olursunuz.

Bugün mükemmel geçecek

Bunu sabah uyanır uyanmaz kendinize söyleyin. Her gün yeni bir başlangıçtır. Kendinizi kötü hissediyor olsanız bile aynaya bakın ve gülümseyin. Kendinize olan inancınız artacak ve mutlu olacaksınız. Ne kadar pozitif düşüncelere kendinizi odaklarsanız o kadar üretken ve güzel bir gün geçirirsiniz.

 

Harika bir gün dileriz!

Kendinize Güveninizi Arttıracak 10 Şey

Güzel giyinin

Kendinize olan güveninizi en çok arttıran şeylerden biri şık giyinmektir. Kendinizi güzel hissetmeniz sizi daha mutlu ve güvenli kılar.

Günde en az 15 dakika meditasyon yapın

Kaslarınızı ve beyninizi gevşetmek size iyi gelir. Sakinleştirici bir müzik koyun, bacaklarınızı çapraz yapın, derin bir nefes alın ve gözlerinizi kapatın. 15 dakika boyunca hiçbir şey düşünmeyin.

Beslenmenize özen gösterin

Sağlıklı beslenmek hem kendinizi iyi hissetmenizi hem de formunuzu korumanızı sağlar. Daha çok yeşillik, sebze, yağsız et ve meyve tüketerek kendinize iyi bakın.

Minnettar olun

Her gün kendinize aileniz olduğu için, arkadaşlarınız için, işiniz için, elinizdeki fırsatlar için ne kadar şanslı olduğunuzu hatırlatın. Kendinizi öyle hissetmeseniz de hissediyormuş gibi yapın, bir süre sonra kendinizi gerçekten de minnettar hissedeceksiniz.

Hergün yeni bir şey öğrenin

Bilgi güçtür. Bir şeyleri bilmek kendinize olan güveninizi arttırır ve etrafınızda olanların farkına varmanızı sağlar. Her gün kendinize yeni bir şeyler öğrenmek için vakit ayırın.

Nefes alın

Nefes almayı unutmayın! Derin nefes almak biraz olsun rahatlamanıza yardımcı olur.

İltifatlara açık olun

Size iltifat edildiği zaman bunu kabul edin. Kendinizle ilgili iyi yönlerinizi bir kağıda yazın ve duvarınıza asın. Kendinize inanın ve birileri size güzel göründüğünüzü söylediğinde öyle olduğunuza inanın!

Odanızı ve masanızı düzenleyin

Etrafınızı düzgün ve temiz görmek size kendinizi iyi hissettirir.

Etrafınızı pozitiflikle doldurun

Buna izlediğiniz filmler, dinlediğiniz müzikler, arkadaşlarınız ve durumlar da dahil. Her zaman yanında olacağınızı düşünen arkadaşlarınızın sizi ihmal etmelerine izin vermeyin. Negatif bir şarkının sizi üzmesine izin vermeyin, kendinizi depresif hissetmeyin.

Kendinizi şımartmanız gerektiğini unutmayın

Kendinize zaman ayırmayı ihmal etmeyin. Bu, kendinizi iyi hissetmenizi sağlar ve kendinize olan güveninizi arttırır.

 

Unutmayın, yarın yeni bir gün! Bunun değerini bilin!

Potansiyelinizi Maksimumda Kullanmanızın Yolları

Tam potansiyelinizin ne kadar olduğunu bulun

Potansiyelinizin tümünü kullanabilmeniz için önce potansiyelinizin ne olduğunu bilmelisiniz. En büyük hayalinizin ve arzunuzun ne olduğunu bulduktan sonra onları başarmak için gerçekten çok çalışmaya başlayın ve gerekirse kendinizi zorlayın.

Kendinizi başarmaya adayın

Hedefinizi belirledikten sonra kendinizi bu hedefe adayın. Bir plan yapın ve sonuca ulaşmak için gereken bütün adımları hesaplayın. Hiçbir şeyin sizi yıldırmasına izin vermeyin ve bazen başarısızlık yaşamaktan da korkmayın. Bazen başarısızlık en iyi öğretmendir, başarısızlıklarınızı öğrenme fırsatı olarak görün ve hayalinize ulaşmak için çok çalışın.

Küçük adımlar atın

Hedefinizi belirledikten sonra küçük adımlarla hedefinize ilerleyin. Bir anda alelacele hedefinize ulaşmak için çabalamayın. Sabrılı olun, bazı şeylerin gerçekleşmesi zaman alır. Hedefinize ulaşmanız ne kadar zaman alırsa alsın umudunuzu kaybetmeyin.

Örnek aldığınız kişileri bulun

Kendinize örnek alacağınız kişileri bulun ama bu kişileri akıllıca seçin. Onlardan alabildiğiniz kadar çok şey öğrenin ve kötü yanlarını almamaya dikkat edin.

Hayat boyu öğrenmeye açık olun

Hedeflerinize ulaşmak için hayat boyu yeni şeyler öğrenmeye kendinizi adayın. Bu şekilde hayat boyu problemlerinizi çözmek için gereken bilgilere sahip olacaksınız. Tıpkı bir sünger gibi bilgileri emin ve hayatınız boyunca ihtiyacınız olacak her bilgiye sahip olun.

Kendinize güvenin

Kendinize inandıktan sonra, hayallerinize ulaşmanız için, önünüzde hiçbir engel kalmaz. Kendinize olan güveniniz üzerinde çalışın ama kendine güvenle kibirli olmak arasındaki ince çizgiye dikkat edin. Başkalarına karşı saygılı olun ve alçakgönüllülüğünüzü elden bırakmayın. Sabırlı olun ve çok çalışın.

Değişimi kucaklayın

Eğer siz değişmek istemezseniz hedefinize ulaşmanız imkansızdır. Kimi zaman korkutucu da olsa değişim, korkmanız gerek bir şey değil, sizin gelişmenizi sağlayan bir şeydir. İleride yaşadıklarınızdan değil yaşamadıklarınızdan dolayı pişmanlık duyacaksınız bunu unutmayın. Keşfetmekten ve denemekten korkmayın.

 

Unutmayın gerçekten istediğinizde ve çabaladığınızda başaramayacağınız şey yoktur!