Auranız Ne Renk?

Canlıların bedenlerinden yayıldığı varsayılan ışınımla oluşan ve gitgide yayılan tesir kuşakları tarzında kendini gösterdiği iddia edilen elektromanyetik alana aura denir.

Peki sizin auranız ne renk?

Pozitif

Eğer aura renginiz sarıysa tıpkı güneş gibi parlıyorsunuz demektir. Küçük şeyler bile size ilham verir ve her şeyin konuşmaya değer olduğunu düşünürsünüz çünkü her şeyin içinde bir güzellik olduğuna inanırsınız. Takdir etmenin önemini bilirsiniz.

Sakin ve huzurlu

Böyle kişilerin auraları tıpkı gökyüzü gibi mavi renktedir. Doğal bir iletişim yetenekleri vardır ve genellikle insanları barıştırma görevini üstlenirler.

Rekabetçi

Böyle kişilerin auraları kırmızı renktedir. Güç, liderlik onların sevdiği şeylerdir.

 

Peki, sizin auranız ne renk?

Geçmişi Geride Bırakmanın Yolları

Affedin ve unutun

Geçmişi arkanızda bırakmanın en doğru yolu geçmişte olanları ve geçmişinizdeki kişileri affetmek ve mutsuz anları unutmaktır. Kendinize biraz zaman tanıyın ve hazır olduğunuzda geçmişi arkanızda bırakın. Bu, bir arkadaşınızı ya da işinizi kaybetmenize neden olan hatalarınız için kendinizi affetmek, ailenizi sizi anlamadıkları için affetmek, eski arkadaşlarınızı size geçmişte yaptıkları kötülükler için affetmek ya da kalbinizi kıran eski sevgilinizi affetmek demektir. Konu ne olursa olsun kendinizi iyileştirmenin ve geleceğe mutlu şekilde adım atmanın tek yolu geçmişi unutmak ve affetmektir.

Kendinize karşı nazik olun

Bazen kendimizin en kötü düşmanı yine kendimizizdir. Geçmişte yaptığınız bir hatayı geride bırakmak zor olabilir ama şunu unutmayın, kimse bilerek ya da isteyerek hata yapmaz. Geçmişte ne yapmış olursanız olun kendinizi affedin.

Şimdiki zamana odaklanın

Bugün bize verilen en değerli hediyedir, bunu asla unutmayın. Bunun farkında olursanız gününüzde hakettiği değeri verir ve daha mutlu bir insan olursunuz. Değişimlerin aniden gerçekleşmediklerini unutmayın, gününüzde ve gelecekte daha mutlu olmak için kendinize zaman tanıyın.

Hayatınızdaki güzellikleri takdir edin

Tabii ki zor dönemler geçirebilirsiniz, uzun süreli bir probleminiz olabilir ama ne olursa olsun geçmişi unutmak ve anın tadını çıkartmak hayatınızdaki iyilikleri de takdir etmenizi sağlar. Hayatınızda yolunda giden tek şey evdeki evcil hayvanınızın size gösterdiği sevgi bile olsa bundan mutlu olun. Bu, sizin geleceğe umutla bakabilmenize yardım etsin.

Yalanlara kanmayın

Geçmişinizde sizi üzen, size kendinizi değersiz hissettiren biri olduysa ve siz hala bunun güvensizliklerini yaşıyorsanız buna bir an önce son verin. Siz, değerli, güzel, akıllı ve sevilmeyi hakeden birisiniz. Bunu bilin ve buna inanın. O zaman geleceğe umutla bakmak daha kolay olacak.

Baştan başlayabileceğinizi bilin

Çocukken, bisiklete binmeyi öğrenirken, defalarca düşüp tekrar ayağa kalkmadınız mı? Tabii ki kalktınız! Geçmişteki negatiflikleri gününüze taşımayın, tıpkı çocukken olduğu gibi geleceğe bakın ve ilerlemeye devam edin. Hayatta moralinizi bozabilecek pek çok şey var ama istediğiniz her an yeni bir sayfa da açabilirsiniz. Her zaman negatife odaklanarak kendinize eziyet etmeyin.

Her şeyin bir nedeni olduğunu kabullenin

Geçmişi fiziksel olarak değiştiremesek de zihinsel olarak değiştirebiliriz. Geçmişinizin şimdiki zamanınızı yaşamanızı engellemesine izin vermeyin. Başınıza gelen her şeyin bir nedeni olduğunu bilin ve kabullenin. Bu, geçmişin yaralarının iyileşmelerini kolaylaştırır.

 

Unutmayın, yarın yeni bir gün. Her ne olursa olsun, yaşamın tadını çıkarın!

Mutlu Olmak İstiyorsanız Kendinize Bu Soruları Sorun

Şu an neredeyim ve aslında nerede olmak istiyorum?

Eğer mutlu olmayı öğrenmek istiyorsanız kendinize mutlaka bu soruyu sormalısınız. Hayatınızda önemli hedeflerin olması çok önemlidir, çünkü onlar hayatınıza anlam katarlar. Eğer bir hedefiniz olur ve ona ulaşmak için çabalarsanız kendinizi çok daha mutlu ve başarılı hissedersiniz.

Bugün sevdiklerimi nasıl daha da çok sevebilirim?

Kendinize her sabah uyandığınızda bu soruyu sorun. Böylece sevdiklerinize onların kusurlarını görmek yerine, sevdiğinizi ve takdir ettiğinizi göstermenin yollarına odaklanırsınız. Kimsenin mükemmel olmadığını unutmayın ve sevdiğiniz insanları oldukları gibi sevmeyi, geçmişteki hatalarını affetmeyi öğrenin.

Kendimi nasıl eğlendirebilirim?

Kendinizi mutlu hissetmeyi öğrenmek için, kendinizi eğlendirmenin farklı yollarını bulmalısınız. Sabaha dertler ve sorumluluklara odaklanarak başlamayın, kendinizi, mutlu hissetmeseniz bile, gülümsemek için zorlayın ve devamının nasıl da kolay geliştiğini görün. Kendinizden ve hayatınızdan keyif alın! Mutlu ve neşeli bir tavıra sahip olarak da problemlerinizin üstesinden gelebilirsiniz.

Hayatımı değiştirmek için neye ihtiyacım var?

Daha mutlu ve rahat olmak için hayatımı nasıl değiştirmeliyim? Kendimi daha başarılı hissetmek için ne yapabilirim? Hayatımdan elemem gereken (yanlış arkadaşlar, herkesi mutlu etme isteği) neler var? Her sabah uyandığınızda bunları gözden geçirin ve kendinizi daha iyi hissetmek için neyi değiştirmeniz gerekiyorsa onu değiştirin.

Zamanımı nasıl geçiriyorum?

Her gününüz nasıl geçiyor? Hayallerinize ulaşmak için yeterince çalışıyor musunuz? Sevdiklerinize yeterince vakit ayırabiliyor musunuz? Hayatınızı erteliyor musunuz? Mutluluğunuza odaklanın ve sizi mutlu eden şeyleri ertelemeyin.

Hayatımda neler yolunda gidiyor?

Bu soruyu yanıtlamak, hayatınızdaki pozitifliklere odaklanmanıza yardımcı olur.

En sık neleri düşünüyorum?

Bütün gün en çok ne düşünüyorsunuz? Bu düşünceler pozitif mi yoksa negatifler mi? Her gün neleri düşündüğünüzün farkında olun ve gerekiyorsa bu düşünceleri zihninizden uzaklaştırın.

 

Unutmayın, yarın yeni bir gün!

Stresi Yenmenin ve İç Huzuru Bulmanın Yolları

Aile sorumluluklarınız, ekonomik durumunuz ve iş hayatınız yüzünden kendinizi yıpranmış ve yorulmuş mu hissediyorsunuz? Son zamanlarda çok mu streslisiniz? Yoğun geçen günlerde kendinize nefes alacak, rahatlayacak vakit bulmakta zorlanıyor musunuz?

Kronik stresin zihinsel ve fiziksel sağlığınız açısından iyi olmadığını söylersek eminiz ki şaşırmayacaksınız. Fakat, nefes almak kadar basit bir şeyin stres seviyenizi düşüreceğini ve içsel huzurunuzu bulmanızı sağlayacağını söylersek şaşırabilirsiniz.

İçsel huzur satın alınamaz

Faturalarınızı rahatça ödeyebilmek ve bankada paranızı biriktirebilmek tabii ki güzel ama para yönetimi ne şekilde olursa olsun stresli bir süreçtir.

Haftada bir spaya, haftada birkaç gün spora ya da tatillere çıkacak vaktiniz veya maddi imkanlarınız yoksa, stresinizden kurtulmanız çok daha zor olacaktır. Bu nedenle iç huzurunuzu bulmanız çok önemlidir.

Kendinizi yenilemek için zaman ayırmazsanız ne gibi tehlikelerle yüzleşirsiniz?

Kendinize yenilenmek için zaman ayırmamanız fiziksel ve ruhsal hayatınızda, uzun dönemde, hasarlar oluşturacaktır. Kendinizi bıkmış hissetmeniz, mutsuz olmanız, fiziksel yorgunluk çekmeniz bunlardan sadece birkaçı.

Yenilenmek için ihtiyacınız olan zamana saygı gösterin

Kendinize düzenli aralıklarla zaman ayırın ve bu zamanınızı asla başka bir ‘’görev’’ için geri plana atmayın.

Stresinizi atıp, kendinizi yeniden şarj etmenizin 4 yolu:

Aktif olun

Ter atmak stresi yenmenize yardımcı olur. Bazen, öfke ve bıkkınlık vücudumuzda fiziksel bir gerginliğe neden olur ve hareket ederek bunu atmak kendimizi iyi hissetmemizi sağlar. İster sahilde koşun, ister yürüyün, ister yoga yapın, isterseniz de pilates önemli olan tek şey kendinize zaman ayırmanız ve stresinizi atmanız.

Şarkı söyleyin, bağırın

Derin bir nefes alın ve stresinizi yüksek seste şarkı söyleyerek atın, salonunuzda çılgınlar gibi dans edin, günün stresinden neşeli bir şekilde kurtulun.

Stresinizi vücudunuzdan atın

Negatif düşünceler aklınıza üşüştüklerinde onları vücudunuzdan atmanız gerekir. Küvetinize uzanın ya da duşunuza, sıcak suyun altına girin ve endişelerinizin suyla beraber vücudunuzdan akıp gittiklerini hayal edin.

Sabit durmayı deneyin

Kendinize sessiz bir yer bulun ve aklınızdan her şeyi çıkatarak, nefes alıp vermeye odaklanın. Derin nefes alın ve temiz havanın başınızın tepesine kadar çıktığını, sonra ayak parmaklarınıza indiğini ve buradan stresinizi dışarı attığınızı hissedin.

Kendinize en iyi nasıl vakit ayırırsınız?

Öncelikle kendinize vakit ayırmayı hak ettiğinizi aklınızdan çıkartmayın ve kendinizi en iyi nerede hissediyorsanız, stresinizi atmak için orada bulunun. Bazı insanlar bunu kendi kıyafet dolaplarında bile yapıyorlar!

Günde 10 dakika ile başlayın ve ne zaman sakinliğe ve sessizliğe ihtiyacınız varsa, o zaman kendi alanınıza çekilin ve kendinizi yeniden iyi hissedin!

Değerli Taşların Anlamları ve Faydaları

Akik


Genel koruma ve iyileşme taşıdır. Cesaret, özgüven ve enerji verir.

Yeşim taşı


Bilgelik, merhamet, insaniyetlik, cömertlik, huzur ve uyum taşıdır. Mücevher olarak takıldığı zaman koruyucu ve şans getirici özelliğe sahiptir.

Turkuaz


İyileşme taşıdır. Arkadaşlıkları, şansı ve mutluluğu çeker. Utanç ve suçluluk duygusunu bünyeden atar.

Aleksandrit

Yenilenme ve düzelme taşıdır. Kişinin daha iyi olmaya kendini açmasını sağlar. Aşk, neşe ve şans getirir.

Ametist

Gerçekçi rüya görümünü arttırır. Depresyonu atmanıza yardımcı olur, sakin, dingin ve ruhani olmanızı sağlar. Bağımlılık ve strese karşı savaşmanıza yardımcı olur.

Apatit

Hipertansiyon ve kekemelik gibi sıkıntılara iyi gelir. Suçluluk duygusundan ve yas halinden kurtulmanızı sağlar.

Aquamarine

Görüş yeteneğinizi keskinleştirir, zekayı açar, sakinleştirir ve duygularınızı netleştirmenizi sağlar.

Aragonit

Ayaklarınızın yere basmasını ve gerçeklerle yüzleşmenizi sağlar.

Yıldıztaşı

İyi şans taşıdır. Özellikle de maddi konularda. Yaratıcılığı hareketlendirir, zekayı açar ve bakış açınızı genişletir. Gerçekten faydalı bir iyileştirme taşıdır ve zihinsel ve duygusal iyiliği sağlar.

Amazon taşı

Daha iyi ve net düşünmenizi sağlar.

Kan taşı

Özellikle kan ile ilgili durumlarda iyileşmeyi sağlar. Cesareti ve cömertliği arttırır.

Amber

Negatifliğe karşı koruma, iyileşme, çekicilik ve enerji taşıdır.

Azurit

Psişik kabiliyeti arttırır ve meditasyona yardımcı olur. Eklem ağrılarına ve romatizma ağrılarına iyi gelir.

Krizokol

Gerginliği alır.

Sitrin

Sindirime ve zihinsel fonksiyonlara yardımcı olur. Özgüveni arttırır.

Mercan

Çocuk doğurmaya ve benimsemeye yardımcı olur. Kötü düşünceleri zihninizden uzaklaştırır ve genel iyiliği sağlar.

Florit

Spiritüel enerjiyi arttırır, ruhu dengeler ve iyiliğe odaklanır.

Garnet

Natürel enerjinizi dengeler. Yüksek derecede koruyuculuğu olan bir taştır.

Altın renkli yıldıztaşı

Gerginliği ve mide problemlerini azaltır.

Hematit

Kişinin ayaklarının yere basmasını sağlar. Sakinleştirir ve stresi alır. Kan basıncını düşürür.

Labradorit


İçsel kuvveti sağlar ve bağımlılıkla mücadeleye yardımcı olur.

Lacivert taşı


Duygusal iyileşme ve denge sağlar. İçsel huzur ve dürüstlüğü ortaya çıkartabilmeniz için ruhunuzu temizler.

Krisopraz

Kalp kırıklığına iyi gelir ve depresyonu atlatmanıza yardımcı olur. Duygusal dengeyi, bilgeliği ve huzuru sağlar.

Bakırtaşı


Negatif duygulardan kurtulmanızı ve ruhani ataklardan kurtulmanızı sağlar.

Aytaşı


Parapsikolojik işlere yardımcı olur. Aşkı içine çekerek, kişilerarası ilişkilere yardımcı olur.

Morganit


Aşk, empati, sabır ve şefkati sağlar. Duygusal kişiliği iyileştirir.

Oniks


Koruyucu bir taştır. Eski ilişkilerden kurtulmanıza ve negatifliği atmanıza yardımcı olur.

Rodokrozit


Aşk çeken taştır. Eski psikolojik sorunlardan kurtulmanızı sağlar. Görüşünüzü iyileştirir.

Peridot


Sinir, korku ve gerginliği azaltır. Sindirimi düzenler ve uykusuzluğa karşı savaşmanızı sağlar. Psişik güçlerinizi arttırır.

Kuartz


İyileştirici taşların en güçlüsüdür. Psişik güçleri arttırır ve meditasyona yardımcı olur.

Obsidyan


Kabuslara ve duygusal çöküşlere karşı kişiyi korur.

Topaz


Psikolojik acıyı azaltır. Huzur ve sakinliği sağlar. Affediciliği arttırır.

Hayatınızı Değiştirecek Pozitif Düşünceler

Düşüncelerimiz, içinde yaşadığımız dünyayı şekillendirirler. Bu nedenle de, hayatınızda değiştirmeyi istediğiniz bir şeyler varsa, bunlar için öncelikle düşüncelerinizi değiştirmeniz gerekir. Eğer negatif bir insansanız, bugün size önereceğimiz pozitif düşünceleri hayatınıza katmalı ve bunlara inanmalısınız. Bu sözcükleri, kendinizi kötü hissettiğiniz anlarda, günde 3 kere, 5’er dakika boyunca inanarak kendi kendinize söyleyin ve bir ay içinde hayatınızda ne gibi pozitif değişiklikler olduğunu kendi gözlerinizle görün!

Her gün, her konuda daha da iyiye doğru gidiyorum

Birçok insan, pozitif düşüncelerin işe yaradığına inanmakta güçlük çeker çünkü aslında bu düşüncelerin tamamen zıttına inanmaktadır. Her adımda nefes nefese kalan bir kişinin, ”Ben son derece fit ve sağlıklıyım.’’ deyip buna inanması zor olacaktır ama burada asıl söylemek istediğiniz şey; her gün daha da iyiye gittiğinizi aklınızdan çıkartmazsanız, bunları söylemek ve inanmak çok daha kolay olacaktır.

Kendimi olduğum gibi, tamamen, seviyor ve kabul ediyorum

Bu, aynaya bakıp kendine, ”Ne kadar da şişmanım!’’ ya da ”Asla onun kadar zeki olamayacağım.’’ diyenler için. Bu negatif düşünceleri bir an önce aklınızdan çıkartmanızı öneririz. Siz, sadece inandığınız kişi olabilirsiniz. Bu nedenle de ilerlemek için öncelikle bu düşünceyi değiştirmeniz gerekiyor. Kendiniz hakkında her negatif düşünce aklınıza geldiğinde, bunun yerine pozitif bir özelliğinizi kendinize söyleyin. Güne başlarken ve günü bitirirken tekrar tekrar kendinizi olduğunuz gibi sevdiğinizi ve kabul ettiğinizi söyleyin ve zamanla bu kişisel sevginizin gelişmesini izleyin.

Finansal varlığım ve rahatlığım için müteşekkirim

Bir dükkanda görüp beğendiğiniz bir şey için ‘’Asla bunun için yeterli param olmayacak.’’ derseniz, olacağı da tam olarak budur. Bir dahaki sefere para hakkında bir şey düşündüğünüzde yukarıdaki başlığı kendi kendinize tekrarlayın ve her neyi istiyorsanız alabilecek kadar paranız olduğunu hayal edin. Siz, düşüncelerinizi değiştirince, içinde bulunduğunuz durum da değişecektir.

Zayıf ve fitim. Sadece acıkınca yemek yiyorum

Eğer aşırı yemek yeme alışkanlığı ile savaşmaya çalışıyorsanız ve beslenmeniz hakkında daha kontrollü olmayı diliyorsanız, bu pozitif düşünceyi kendinize aşılamalısınız. Ne zaman bu konu hakkında negatif bir şeyler düşünüyor gibi olursanız, o zaman hemen bunu durdurun ve bunun yerine başlıkta yazanı tekrarlayın. Canınız fazla yemek yemek istediği zaman da bu sözcükleri kendinize tekrarlayabilirsiniz. Zamanla alışkanlıkarınız bu pozitif düşünceye göre şekillenecektir.

Her şey benim için her zaman yolunda gidiyor

Bu sizce de çok güzel bir düşünce değil mi? Bunu söylediğiniz an kendinizi mükemmel hissedeceksiniz ve rahatlayacaksınız. Eğer bir konu hakkında endişeli, stresli ya da kaygılıysanız, bu sözcükleri kendi kendinize tekrarlayın.

Hayatımın her alanında mutluluğu ve barışı kabul ediyorum

Kendinizi fazla duygusal, sinirli ya da mutsuz hissettiğiniz anlarda bu sözcüklerden yardım alın.

Başarı

Son derece basit ve etkili. Bazen olaylar konusunda o kadar endişeli oluruz ki, işler yolunda gitmez ve kendimize başarı şansı tanımayız. Eğer hedefinizden çok uzaktaysanız, başarıya konsantre olmak, başarısızlığa konsantre olmaktan daha akıllıca olacaktır. Böyle anlarsa kendinize ‘’başarı’’ sözcüğünü söyleyin ve negatif düşünceleri zihninizden uzaklaştırın.

Bütün negatif düşüncelerimi bırakıyorum, kendime güveniyorum

Eğer sosyal endişeden muzdaripseniz, bir dahaki stresli anınızda derin bir nefes alın ve bu sözcükleri kendinize söyleyin. Odak noktanızı endişenizden uzaklaştırın ve pozitif, rahatlatıcı düşüncelere yönlendirin.

Hayatım beni seven, beni destekleyen ve beni takdir eden insanlarla çevrili

Eğer arkadaşlık konusunda sorunlar yaşıyorsanız, daha fazla arkadaşa sahip olmak istiyorsanız ya da ailenizle daha iyi geçinmeyi hayal ediyorsanız, başlıktaki sözcüğü içindeki sevgi ve desteği hissederek, kendi kendinize tekrarlayın. Yeni birisiyle tanışırsanız da hiç şaşırmayın!

Hayatımı seviyorum

Çok çılgın ya da sosyal bir hayatınız olmasa bile, bunu kendinize sık sık tekrarlayın ve zamanla hayatınıza daha çok takdir edeceğiniz ve sizi mutlu edecek olayların girmesine hazır olun.

Başkalarının başarılarını, mutluluklarını kutluyor ve herkes için en iyisi olmasını diliyorum

Her ne kadar son derece düşünceli bir başlık gibi görünse de, bu aslında son derece bencil bir hatırlatma! Birini kıskandığınız her an aslında negatifliği kendinize yönlendiriyorsunuz. Başkaları için mutlu olmanız işte bu nedenle bu kadar önemli. Başkaları adına mutlu olarak ve onları takdir ederek, aslında bu güzellikleri ve güzel düşünceleri kendinize döndürüyorsunuz.

 

Hayatımızdan mutsuz olmak dünyanın en kolay işidir. Asıl önemli olan elimizdekinden mutlu olmak ve hep daha fazlasının geleceğine inanmaktır. Pozitif düşüncelere ne anlam yüklerseniz, onlar sizin için onu ifade edeceklerdir ve hayatınızı o yöne doğru çevireceklerdir.

Size zarar veren düşüncelerden kurtulmak ve mutlu olmak yalnızca sizin elinizde!

Reiki Nedir? Nasıl Uygulanır?

Reiki, Evrensel Hayat Enerjisi anlamına gelen, Japonca bir sözcüktür. Burada bahsedilen enerji, etrafımızdaki enerjidir.

Doğal iyileşme

Reiki, doğal yolla iyileşmeye verilen isimdir ve Japonya’da, Dr. Mikao Usui (1926 yılında hayatını kaybetmiştir) tarafından bulunmuştur. Bir yanık durumundan sonra, Dr. Usui’nin, yıllar süren çalışmaları, meditasyonları ve araştırmaları sonucunda, eski yöntemleri kullanarak iyileşme sağlamasıyla ortaya çıkmıştır. Bundan sonra Dr. Usui, hayatının geri kalanını Reiki çalışarak ve başkalarına öğreterek geçirmiştir. Günümüzde Reiki, Reiki ustaları tarafından öğretilmektedir.

Reiki’nin alakalı olduğu belirli bir dini inanç yoktur ve bu da her inanışa sahip kişinin bu yöntemi uygulatmasını ve öğrenmesini sağlamaktadır. Reiki’de tek ihtiyaç duyulan inanç, iyileşmeye olan inanç ve istektir.

Reiki tedavisi nasıl yapılır?

Reiki tedavisinin yöntemi çok basit bir işlemdir. Reiki tedavisini alacak kişi bir koltuğa uzanır ve rahatlar. Eğer hasta uzanamıyorsa, tedavi otururken de uygulanabilmektedir. Asıl amaç, hastanın, mümkün olduğunca rahat olmasını sağlamaktır. Kıyafetlerinizi çıkartmanıza gerek yoktur çünkü Reiki her şeyin içinden geçebilir, alçının bile. Reiki’yi uygulayan kişi, ellerini, nazikçe ve kesintisiz bir şekilde, ard arda, değişik pozisyonlarda hastanın üzerine yerleştirir. Tam vücuda uygulanan bir tedavi seansı 1 ila 1 buçuk saat arasında sürer. Eller, her farklı pozisyonda, birkaç dakika boyunca tutulur ve Reiki ustasından gelen enerji ile hasta tedavi edilir.

Reiki ne gibi hastalıklarda işe yarar?

Fiziksel, mental, duygusal ya da ruhsal her durumda iyileşme elde edilebilmektedir. Akut yaralanmalar hızlıca iyileştirilebilirken, daha kronik hastalıkların iyileştirilmesi daha çok zaman alır. Bazı durumlarda (ölümcül hastalıklar gibi) hastalığın seyrinin geri döndürülmesi için yeterli zaman olmaz ama bu durumlarda, hastanın yaşam kalitesinde büyük değişimler sağlanabilmektedir. Hasta, huzur ve kabullenmeye sahip olur.

Reiki tedavisi her yerde ve her an uygulanabilmektedir ve bunun için özel bir ekipmana ihtiyaç yoktur. Uygulayıcı, bir enerji kanalıdır ve enerjiyi ihtiyacı olan bölgelere ve hastaya aktarır. Hasta, bir efor sarf etmek ya da konsantre olmaya çalışmak zorunda değildir.

Tıpkı bir suyun zamanla kayaların üzerinden akarak onların keskin hatlarını yumuşatması gibi, Reiki de ihtiyacı olan bölgelere doğru ilerler, ağrıları dindirir ve vücudun doğal kendi kendini iyileştirme halini destekler. Aynı zamanda Reiki, kişinin hayatındaki dengeyi de düzenler.

Reiki, aşağıdaki durumlarda, hasta için son derece faydalı bir tedavi ve hastalıkla başa çıkmaya yardımcı bir yöntemdir;

  • Kanser
  • Kalp hastalıkları
  • Endişe
  • Depresyon
  • Kronik ağrılar
  • Kısırlık
  • Nörodejeneratif hareket bozukluğu
  • Otizm ve gelişme bozuklukları
  • HIV ve AIDS
  • Crohn hastalığı
  • Huzursuz bağırsak sendromu
  • Travmatik beyin yaralanmaları
  • Duygusal hastalıklar (hatta hafif psikozlar)
  • Yorgunluk sendromları
  • Hayat sonu bakımı ve yas süreci

Ayrıca aşağıdaki belirtilerin de Reiki’nin faydaları oldukları bilinmektedir;

  • Rahatlama
  • Ağrı yönetimi
  • Endişe azalması
  • Depresyonun azalması
  • Uyku düzeninde gelişme
  • Sindirimde gelişme
  • Daha iyi hissetmek
  • Kendine güvenin artması
  • Uyuşturucu bağımlılığından kurtulmaya çalışan hastayı desteklemesi
  • Ameliyat sonrası iyileşme sürecinin hızlanması
  • Radyasyon, kemoterapi gibi tedavilerin yan etkilerinde azalma
  • Farkındalığın artması
  • İlişkilerde daha çok tatmin ve rahatlama
  • Önsezgilerde artma

 

 

Unutmayın, bütün bu faydalardan yararlanmak için mutlaka işinin uzmanı birini bulun ve ortalıkta fazla sayıda olan dolandırıcılardan uzak durun. Araştırmanızı iyi yapın ve Reiki’den doğru ve maksimum düzeyde faydalanın.

Kalp Nedir?

Kalpte yaşamak, kalbi hissetmek, kalpten konuşmak… Belki bu sözcükleri okuyorsunuz ve hatta bu ara çok duyuyorsunuz. Kelime olarak hoşunuza gidiyor veya artık yeter, her yerde de bunlar var diyorsunuz. Peki, size ciddi ciddi soruyorum siz hiç kalbinizin içine girdiniz mi? Bu da şimdi ne demek diyebilirsiniz. Geçen gün eşim Oğuz bir kitap almış. Serdar Özkan’ın “Ölümsüz Kalp” isimli romanı. Merak ettim. Okumaya başladım ve kitabı elimden bırakamadım. Anlatımı çok basit, kolay okunan ve hatta sanki bir çocuk kitabı okuyorsunuz hissi veren bu kitabı okumanızı tavsiye ederim. Herkese tanıdık gelecek bu hikayenin bir anda içinde buluyorsunuz kendinizi.

Romandan bir alıntıyı sizlerle paylaşmak istiyorum.

Diana aptal bir kız çünkü o kalbinin sesini dinledi. Diana aptal bir kız çünkü kalbinden bir ses geldiğini düşündü. İşte en büyük aptallığı da bu zaten! Kalbin ağzı var mı ki ses çıkarsın? Ya da içinde konuşacak biri mi var?! Kalp konuşmaz, kan pompalar, bunu aklı olan ya da birazcık fen bilgisi olan herkes bilir. Kalbin içinde kas vardır, damar vardır, kan vardır, başka da bir şey yok! …

Bunun üzerine sevgili eşim Oğuz’la sohbet etmeye başladım. Oğuz kalp cerrahı. Kalbi ondan iyi tanıyan biri olabilir miydi? Bu sırada Oğuz henüz kitabı okumadı.

Kalp sence nedir? Sen nasıl tanımlarsın kalbi? Diye sordum Oğuz’a. “Kalp hayatın merkezi. Ana enerji kaynağı. Motoru.”

Peki, bir insan kalbini yakından görünce ne hissediyorsun? “Görünce aslında o kalbi bir insanın parçası olarak düşünmüyorum. Bir organizma olarak görüyorum. Ayrı bir canlı gibi. Kendi otonom sistemi var. Vücut olmasa da kalp dışarıda kasılabiliyor. Dokunmak esasında farklı. O insanın hayatına dokunduğumu hissediyorum. Dokunduğum kalbi iyileştirebildiğim zaman o kalbin ne kadar daha çok insanla ve doğayla iletişim kuracağını, etkileşeceğini düşünüyorum. Buna vesile olabilmek beni mutlu ediyor. Ancak olur da o kalp ameliyattan sonra sonsuza dek durur ise, o zaman bütün yaşanmış anıları, etrafındaki insanlar ve bağlı olduğu tüm kalpler aklımdan geçiyor. Ve benim kalbimde de bir yara oluşuyor.”

Sence bu kadar kalp neden hastalanıyor? Sadece yanlış beslenme, sigara vs mi? Var mıdır acaba başka bir sebebi? “Tabii ki bizim bilimsel olarak gösterdiğimiz belli bağlantılar var. Ancak biliyoruz ki birçok insan var, günde bir paket sigara içiyor veya çok kötü besleniyor olmasına rağmen damarları temiz. Diğer yandan kendisine çok iyi bakan, düzenli spor yapan birçok insan da kalp krizi gelişebiliyor. İşte burada işi genetik faktörlere ve strese bağlıyoruz. Stres esasında etrafını saran negatif enerji. Kendine ne kadar dikkat edersen et, etrafındaki bu negatif enerji vücudumuzu henüz çözemediğimiz yollarla hasta etmeye yetiyor.”

Eşime hep söylediğim bir şey var. Keşke insanlar kalplerini içerden iyileştirseler. Vücutlarındaki o bölgenin Oğuz’un deyimiyle “hayatlarının merkezinin” yara aldığını fark edip onun üzerine çalışsalar.

Kalbiniz açık ve dengede mi? Bu soruları sorup bu ay kendinizi dinlemeye ne dersiniz?

  • Şükrediyor musunuz?
  • Affedebiliyor musunuz?
  • Karşılık beklemeden ve mecbur hissetmeden sevebiliyor musunuz?
  • Olayları objektif bir bakış açısı ile inceliyor, nötr ve yargısız olabiliyor musunuz?
  • Hayatınızda olan olayları kabul edebiliyor musunuz? Meydana gelen acı olaylar hayatın dersleri, hazırlığı ve ilhamı olabilir mi?
  • Özgür hissediyor musunuz?
  • Uyum içinde misiniz?
  • Sakin misiniz?
  • Hayatınız ile ilgili büyük resmi görebiliyor musunuz?
  • İçinizde derin bir huzur hissedebiliyor musunuz?
  • İçinizde neşe ve sevgiyi hissediyor musunuz?

Vücudu İyileştirmek İçin Zihni Kullanmak

İyileşmiş olmak sizin için ne anlam ifade ediyor? Bir kayıp yaşadıktan, bir ameliyat geçirdikten ya da bir hastalıktan sonra beyniniz, iyileşebilmenizi ciddi anlamda ne kadar etkiliyor? Beyin-vücut bağlantısı yıllarca araştırıldı ve belgelendi. Çalışmalar gösteriyor ki, iyileşme arzusu ve iyileşme arasında bir ilişki gerçekten var ve beyin gücü bu amaca pozitif yönde bağlanırsa, bahsedilen bu ilişki gelişme sağlayabilir. İşte size vücudunuzu iyileştirmeniz için, beyninizi nasıl kullanacağınıza dair ipuçları:

Gülmek en iyi ilaçtır

Hepimiz eski söylemlerden gülmenin en iyi ilaç olduğunu duymuşuzdur. Görünen o ki bu tavsiyeyi haklı çıkaracak bilimsel kanıtlar da mevcut. Amerika Kanser Tedavi Merkezi, kahkahayı tedavi yöntemlerinden biri olarak merkezinde uyguluyor.

Kahkaha terapisinin sağlığa faydaları

Amerika Kanser Tedavileri Merkezi uzmanları, kahkaha terapisinin psikolojik ve fiziksel yararları olduğunu, hep beraber gülmenin, insanlarda birbirine bağlanma ve destek olma hissiyatı yarattığını ve zor durumdayken insanların dikkatlerini dağıttığını belirtiyorlar. Kahkaha Kulübü’nden çıktıktan sonra ”Nerdeyse bir saattir kanserimi düşünmüyordum.’’ diyen hastalar olduğunu da ekliyorlar.

Mizah, mutluluk hormonlarını arttırıp, bağışıklığı güçlendirir

Uzmanlara göre, fiziksel olarak, kahkaha atmak (neşelenmek ve bunu göstermek), daha iyi hissetmeyi sağlayıp, fiziksel acıyı düşüren ve ruh halini düzelten hormonu, endorfini, yükseltiyor. Bundan dolayı, kahkaha terapisi, ağrıları çok fazla olan kanser hastaları için özel bir ilgi alanı. Neşe ve kahkahanın bağışıklık sistemini güçlendirdiğinin de bir ön kanıtı.

Uzun bir ömür için, aşk!

Yabancı kaynaklara göre, aşk ve samimiyetin azlığı bizi hasta eden etkenlerin oluşmasına sebep olabiliyor (aynı şekilde, fazlalığı da bizi iyi hissettirir). Diğer insanlarla olan bağlantılar sadece hayatınızın kalitesini değil, aynı zamanda uzun yaşama ve hayatta kalma süremizi de arttırıyor.

Sağlık bir ruh halidir

Vücutlarımız zihnimizden işaretler alır ve akabinde fiziksel durumumuzu etkileyebilir. İster inanın ister inanmayın! Metafiziği çok dikkate almayanlar için de bu durum geçerlidir: zihin ile vücut daimi olarak birbirine bağlıdır.

İyileşme psikolojisi hayatınızı kurtarabilir

İyileşme psikolojisi, zihninize koyduğunuz sağlık, mutluluk ve başarılı bir onarma fikirlerinin altında yatıyor! Kim bilir? Bu belki de hayatınızı kurtarabilir!

 

Her zaman iyi ve olumlu düşünmeye ve huzurlu olmaya çalışın. Kendinizi mutlu hissettiğiniz sürece, sağlığınızın da iyi gittiğini fark edeceksiniz. Büyüklerimiz ne demiş? İyi düşünün, iyi olsun!