20. Hafta Hamilelik (Gebelik)

0
189

Artık hamileliğinizin ve ikinci üç aylık döneminizin yarısına geldiniz. Tebrikler! Sabah bulantılarınız, yorgunluğunuz ve ilk yarıda yaşadığınız problemlerin neredeyse hepsi sona erdi. Muhtemelen, bu haftayla birlikte kendinizi çok daha iyi hissetmeye başlayacaksınız. Ama siz yine de kendinizi dikensiz bir gül bahçesine hazırlamayın, içinizde büyüyen küçük insan her hafta yeni belirtiler ve biraz da sıkıntılarla gelebilir.

Sizin Vücudunuz

Minyon kadınların büyük bir kısmı, bu haftayla birlikte nefes alıp vermekte biraz sıkıntı yaşayabilir. Bebeğiniz artık iç organlarınıza baskı yapacak kadar büyüdü ve bu da soluk alıp verişinizi zorlaştırabilir. Rahminizin tepe noktası da artık göbek deliğinizin hizasına kadar yükseldi.

Hamile kadınların büyük bir kısmı, gebeliklerinin ilk yarısını 7 kiloya yakın kilo alarak tamamlıyor. Bundan sonrasında da her hafta yarım kilo alacağınızı hesaplayabilirsiniz. Bir anda söyleyince korkutucu gibi gözükse de, aşırıya kaçmadığınız sürece hamileliğinizde kilo almaktan çekinmeyin. İçinizdeki ufaklığı kucağınıza aldığınızda yaşayacağınız koşturma ve düzenli spor sayesinde, aldığınız kiloları vermenin o kadar da zor olmayacağını göreceksiniz.

Bebeğiniz Ne Durumda?

Bu haftayla birlikte bebeğiniz neredeyse bir havuç uzunluğunda. Ciğerleri tam olarak gelişmemiş olsa da nefes alıp vermeye başlayan bebeğiniz, yaklaşık olarak 17 cm uzunluğunda. 300 gram civarında bir ağırlığa sahip olan bebeğinizin vücudu, verniks kazeoza denen bir sıvıyla kaplı.

Yutkunma hareketini sıklıkla yapan bebeğinizin sindirim sistemi de gelişmeye devam ediyor. Bebeğinizin sindirim sisteminin ürettiği mekonyum (ilk dışkı) denen siyah madde, bu dönemde bağırsaklarında tutulacak ve dışarı atılmayacak, ancak doğumundan sonra bu maddeye bebeğinizin bezinde rastlamanız mümkün.

Ev Hazırlıkları

Bebeğinizin hareketlerinin artmasıyla birlikte siz de bebek odası için hareketlenmeye başlayabilirsiniz. Hamileliğinizin görece rahat geçen bu döneminde mağazaları dolaşmak ve sürekli değişen bebek modasını yakalamak yerinde bir davranış olabilir. Mobilya mağazalarını dolaşabilir ya da ufak kıyafetler içinde kendinizi kaybedebilirsiniz. Yine de bebeğinizin doğumdan sonra da çok çabuk büyüyeceğini aklınızdan çıkarmayın. Küçük ayakkabılar, ufacık elbiseler birçok anne adayını yoldan çıkarsa da, bebeğinizin sadece birkaç hafta giyeceği kıyafetlere çok para harcamak, daha sonrasında pişman olmanıza sebep olabilir

Çevrenizde yakın zamanda doğum yapmış birileri varsa, uygun markalarla ilgili onlara danışabilirsiniz. Onlar da yakın dönemde sizin yaşadıklarınızı atlattıkları için bebeğinizin sağlığını tehdit etmeyecek ve bütçenizi zorlamayacak ürünler bulmanız konusunda size yol gösterebilirler. Çevrenizdeki bebeklerin küçülen eşyalarına bir gözatmanızda da fayda var.

Aklınıza Takılabilecekler

Daha önce doğum yapmış anne adayları hareketleri daha önce hissetmeye başlamış olsa da, ilk hamileliğini yaşayan birçok kadın bebeğinin hareketlerini bu hafta hissetmeye başlar. Bebeğinizin uyku düzeni de yine bu haftalarda oluşmaya başlar. 20 dakika ila 2 saat arasında değişen periyotlarla uyuyan bebeğiniz, uykudan geri kalan zamanlarında ise saatte 10’dan fazla kez pozisyon değiştirir ya da hareket eder. Ancak bu hareketlerin sadece yeterince güçlü olanlarının anneler tarafından hissedildiğini unutmayın. Nadiren de olsa bebeğinizin hareketlerini hissetmeye başlamanız 22. haftayı bulabilir. Panik yapacak bir şey yok, içinizdeki ufaklık biraz tembel yaratılışlı olabilir.

Bu haftayla birlikte diyetinizdeki demir miktarını artırmak isteyebilirsiniz. Bebeğiniz vücudunuzdaki demirin büyük bir kısmını kullanıyor. Koyu renkli meyve ve sebzeler, yumurta, tavuk, kuru yemişler ve lifli yiyecekler demir yönünden zengindir.

Şimdiye kadar başlamadıysanız bebeğinizle konuşmaya, ona kitap okumaya ya da müzik dinletmeye başlayabilirsiniz. Bebeğinizle iletişime girmek, ona olduğu kadar size de iyi gelecektir. İlerleyen zamanlarda bebeğinizin farklı seslere farklı tepkiler verdiğini fark edeceksiniz ancak bunun için biraz erken. Yine de denemekten vazgeçmeyin.

CEVAP VER