Evlilik Terapisine İhtiyacınız Olduğunu Gösteren İşaretler

Eğer evliliğinizde sorunlar varsa tam olarak hangi noktada yardım almanız gerektiğini bilemeyebilirsiniz. Aşağıdaki yazımız size bu konuda yardımcı olacaktır.

İletişiminiz kötüyse

Eğer eşinizle konuşmakta zorluk çekiyorsanız (konu ister günlük olaylar, ister ilişkiniz olsun) ve durum git gide kötüleşiyorsa birinden yardım almanızın vakti gelmiş demektir.

Birbirinizden sır saklıyorsunuz

Herkesin kendi özel bir alanı tabii ki olur ama sır saklamak uzun vadede evliliği yıpratan bir şeydir. Sır saklamak, çiftlerin arasındaki güveni de sarsar. Eğer eşinizden sürekli bir şeyler saklama ihtiyacı duyuyorsanız ve o da sizden sır saklıyorsa bir terapisti görmenizin zamanı gelmiş demektir.

Duygusal olarak ihmal edildiğinizi düşünüyorsanız

Eğer sık sık kendinizi duygusal olarak ihmal edilmiş hissediyorsanız bir sorun var demektir. Evlilik eğlenceli, tutkulu ve heyecanlı olmalıdır.

İlgi ceza olarak geri çekiliyorsa

Eğer eşiniz küçük şeylerden bile mutsuz oluyor ve böyle durumlarda ceza olarak sizinle ilgilenmeyi bırakıyorsa bu terapiye ihtiyacınız var demektir.

İlişki yaşamayı düşünüyorsanız

Eğer kendinizi sık sık başkasıyla hayal ederken, başka erkeklere bakarken yakalıyorsanız ve ilişki yaşamayı düşünüyorsanız ilişkinizde bir sorun var demektir. Mutsuzluğunuz, umutsuz bir duruma dönmüş olabilir.

Şiddet yaşıyorsanız

Bu, ilişkinizin terapiye ihtiyacı olduğunun en kesin kanıtıdır. Eğer çiftler, birbirlerine fiziksel şiddet içeren hareketlerde bulunuyorsa bu, göz ardı edilmeyecek bir işarettir. Unutmayın şiddet asla çözüm olamaz.

Sürekli aynı kavgaları ediyorsanız

Eğer eşinizle sürekli aynı konulardan kavga ediyor ve bir anlaşmaya varamıyorsanız evlilik terapisi size iyi gelebilir.

 

Bu durumlardan biri veya birkaçını yaşıyorsanız mutlaka bir terapiste başvurmanızı tavsiye ederiz!

Size Evlenme Teklif Etmemesinin Nedenleri

Mükemmel biriyle birliktesiniz ama bir türlü ilişkinizde istediğiniz bağlılık düzeyine erişemediniz mi? Bu durumun nedenlerini bilmek, bir sonraki adımı nasıl atmanız gerektiği hakkında yardımcı olacaktır.

Bu adımı atmaya hazır değil

Size bağlanmamasının nedeni henüz kendini böyle bir adıma hazır hissetmiyor olması olabilir. İlişkinizden keyif alıyor ve sizinle vakit geçirmeyi istiyor olabilir ama hayata bakışı sizden farklıdır. Durum buysa onun hazır olmasını beklemek isteyip istemediğinize karar vermeniz gerekiyor demektir.

İlişkinizi olduğu haliyle seviyor

Bazen erkekler için ilişkinin şu anki hali yeterlidir. Bu, bağlanmamak için kötü bir neden değil. Eğer ilişkiniz henüz yeniyse ona biraz zaman tanıyabilirsiniz, belki ileride fikri değişecektir.

Önünde kötü örnekler var

Bazen erkekler evlenmekten korkarlar çünkü önlerindeki evlilik örnekleri hiç de iç açıcı olmaz. Boşanmış bir ailenin çocuğu olmak, ilgisiz bir babaya sahip olmak onda evlilik korkuları oluşmasına neden olmuş olabilir. Bu, onun kendi başına atlatması gereken bir problemdir. Bu süreçte ona destek olabilir, yanında olabilirsiniz ama daha fazlası sizin elinizden gelmez.

Yavaş hareket eden bir yapısı var

Sevgiliniz ilişkinizin evliliğe doğru gittiğini düşünüyor ama yavaş hareket ediyor olabilir. Eğer doğru yoldaysa sabırlı olmak gerekiyor demektir.

Bekar olmayı seviyor

Eğer erkek arkadaşınız bekar olmaktan keyif alıyorsa ileride size evlilik yolu görünmüyor demektir. Evlenmek istiyorsanız bu ilişkiden vazgeçmeniz en hayırlısı olacaktır.

Sizden o kadar da hoşlanmıyor

Bu, kabullenmesi biraz zor bir durum ama belki de erkek arkadaşınız size, evlenmek isteyecek kadar aşık olmayabilir. İlişkilerdeki hisler her zaman karşılıklı olmaz.

Daha öne kötü bir deneyim yaşamış

Bazen bir erkek kötü bir ilişkiden çıkar ve sonrasında kadınlar konusunda daha dikkatli davranır. Eğer durum buysa iki seçeneğiniz var demektir; beklemek ve korkusunun azalmasını ummak ya da hayatınıza devam etmek.

 

Kendinizi yolunda gitmeyen bir ilişki için üzmeyin. Size hak ettiğiniz değeri verecek ve sizinle evlenmek isteyecek doğru insan mutlaka karşınıza çıkacaktır.

Uymanız Gerekmeyen 9 Eski Moda Evlilik Kuralı

Aşağıda size eski moda 9 evlilik kuralından bahsedeceğiz, merak etmeyin, bunları uygulamadan da mutlu olabilirsiniz.

Kavganın sonu boşanmadır

Boşanmanın sebebi, çözümlenemeyen sorunlardır, kavga değil. İlişkinizde aynı fikirde olmamak son derece sağlıklıdır. Her kavganın sonunun boşanma getirdiği düşüncesi de son derece eski kafalı bir düşüncedir. Kavga etmekten korkmayın.

Bütün hobileri paylaşmalısınız

Bir ilişki yaşıyor olmanız, her şeyinizin aynı olması gerektiği anlamına gelmiyor. Hobiler kişilere özeldir ve bu hobiler sayesinde kendinize vakit ayırmanız da size iyi gelecektir.

Aranızdaki heyecanı ayakta tutun

Beraber geçirdiğiniz vakitlerden keyif alıyorsanız bir sorun yok demektir. Arada yeni şeyler denemek iyi olsa da, rutinin keyfini çıkartmakta bir sorun yoktur.

Dürüstlük politikası

Sevgilinize/eşinize yalan söyleyin demiyoruz ama her an dürüst olmanız ne kadar gerekli? Mesela, saç kesimini çok beğendi ama siz pek de beğenmediniz, onu üzmemek için ‘’Çok güzel olmuş.’’ diyebilirsiniz. Böylece her iki taraf da mutlu olur.

Asla ayrı uyumayın

Zaman zaman en ideal çiftler bile ayrı yatma ihtiyacı hissedebilirler. Bu, birbirinizi daha az sevdiğiniz anlamına gelmez, arada, rahat uyumak için, böyle bir şeye ihtiyacınız olması son derece doğaldır.

Karşı cinsten arkadaş edinemezsiniz

Çiftlerin karşı cinsten arkadaşları olması son derece normaldir. Eğer aranızda bu konuda kıskançlıklar oluyorsa öncelikle birbirinizin arkadaşlarıyla tanışmalı ve karşılıklı güven ortamı sağladıktan sonra onlarla görüşmelisiniz. Bu şekilde davrandığınızda bir sorun yaşanmayacaktır.

Yatağa öfkeli gidilmez

İnsan sihirli bir şekilde öfkesinden kurtulamaz. Sırf yatağa gireceksiniz diye sakinleşmenize gerek yok. Üzerinizde böyle baskılar kurmayın ve sinirinizin yatışması için kendinize zaman tanıyın.

Sadece birlikte tatile çıkın

Çoğu tatile zaten bir çift olarak gideceksiniz, arada ayrı ayrı bir yerlere gitmekten de zarar gelmez. Belki bir hafta sonu kız kıza bir yerlere gitmek istiyorsunuz ya da o, erkek erkeğe zaman geçirmek istiyor. Çift olduğunuz için bu özgürlükten vazgeçmeniz gerekmez. Ayrı tatillere gidince kendinizi ihanete uğramış ya da istenmeyen ilan etmeyin. Ayrı tatillerinizi aynı tarihe ayarlamak bu hissi ortadan kaldıracaktır.

Aranızdaki sihir gidince evlilik biter

Uzun süre birlikte olan çiftler için her an ayrı bir heyecan olmaktan (doğal olarak) çıkar. Eğer yine de bu insanla birlikte olmak istiyor ve onun yanında kendinizi mutlu hissediyorsanız ona gerçekten aşıksınız demektir. Her ilişki sihirli başlar ve zamanla heyecanlar azalır ve bir süre sonra siz, zaten o heyecana ihtiyaç duymazsınız. İlişki oturdukça sizin için daha özel bir hal alacaktır.

 

Bu güzel günlerin ve evliliğinizin değerini bilin. Gereksiz kavgalar ve mutsuzluklarla kendinizi ve eşinizi yıpratmayın!

Mutlu Evliliğin Sırları

Dinleyin

Duymak ve dinlemek tamamen farklı şeylerdir. Eşinizi gerçekten dinleyin. Duygularınızı, dertlerinizi, mutluluklarınızı paylaşın.

Daha çok dinleyin

Dinlemek mutlu evliliğin anahtarıdır. Birbirinizi sinirliyken de dinleyin, mutsuzken de… Birbirinizi anlayın, ilişkinize özen gösterin ve her zaman eşiniz için vaktiniz olsun.

Romantizm

Çift olarak romantik zamanlar geçirmeyi ertelemeyin. Çocuklar uyuduğuda ya da haftada 1 gün kendinize zaman ayırın ve romantik anlar yaşayın.

Dans edin

Müzik eşliğinde beraber dans etmek, vücutlarınızın birbirine dokuması aranızdaki bağı canlı tutar. Evde ya da sokakta, beraber dans etmeyi unutmayın.

Seyahat edin

Beraber yeni yerler, yeni kültürler keşfedin. Birlikte güzel anılar biriktirin ve bundan asla vazgeçmeyin.

Gülün

Zor zamanları beraberce atlatabilmenin yolu birlikte gülümseyebilmektir. Eğer bir çift birlikte gülümseyebiliyorsa bağ da kurabilirler. Birbiriyle bağ kurabilen çiftlerse her zaman mutlu olurlar.

 

Unutmayın eşinizi bir nedenden dolayı seçtiniz. Bu nedeni asla unutmayın. Zor zamanlar olacakır. Birbirinizi severek bütün zorlukların üstesinden gelebilirsiniz.

Evlilikte Yaşanan Küskünlüklerin Sebepleri

İşte çiftlerin uğruna en sık kavga ettikleri konular ve çözümleri:

Eşinize çocuk gibi davranmanız

Çiftlerin en sık karşılaştığı sorunlardan biri, kadının erkeğe çocuk gibi davranmasıdır. Bu durumda erkek kendini aşağılanmış ve değersiz hisseder. Bir sorun olduğunda oturup konuşun ve eşinizi yönetmeye çalışmayın.

Evliliğinize başka insanları dahil etmek

Arkadaşlarınıza ya da ailenize evliliğinizden ya da eşinizden dert yanmanızın çok da önemli olmadığını mı düşünüyorsunuz? Bu yaptığınız kocanızın size olan güvenini yerle bir edebilecek bir harekettir. Eşiniz, bunu keşfettiği zaman kendini ihanete uğramış ve aşağılanmış hissedecektir. Birilerine gerçekten de dert yanmak istediğinizde bir psikologla görüşmeyi tercih edin. Böylece konuştuklarınızın aranızda kalacağından emin olabilirsiniz.

Eşinizin yaptığı şeylere olan takdirinizi göstermemeniz

Erkekler sizden takdir beklediklerini asla sözlü olarak söylemezler. Fakat yaptıkları şeyler için eşinizi arada bir de olsa takdir etmeniz ve müteşekkir olduğunuzu göstermeniz gerekir. Eşiniz, onunla gurur duyduğunuzu bilmeye ihtiyaç duyar. Eşiniz, size sözlü olarak seni seviyorum demektense, bulaşık makinasını sizin yerinize boşaltmaya karar verebilir. Böyle anlarda size, sizi ne kadar önemsediğini gösteriyordur, siz de onun yaptıklarının farkında olun ve bunları fark ettiğinizi de ona hissettirin.

Adil dövüşmemek

Mutlu çiftler, daha az kavga eden değil, daha doğru şekilde kavga eden kişilerdir. Mutlu çiftler, birbirlerini etiketlemek yerine kendi hislerini anlatırlar. Araştırmalar, bir sorun olduğunda kadınların konuşmayı tercih ettiklerini, erkeklerinse konuyu görmezden gelmeyi tercih ettiklerini gösteriyor. Bu nedenle de kadınlar, konuya iğneleyici bir şekilde girmeyi tercih ediyorlar. Ona kişisel olarak saldırmak yerine, duygularınızı anlatmaya çalışın.

Önemli kararları ona danışmadan vermek

Araştırmalar, paranın, evliliklerde en sık kavga edilen konu olduğunu gösteriyor. Pek çok anlamda, para güç demektir ve bu gücü dengelemek ahenkli bir evlilik için çok önemlidir. Konu ister tatile çıkmak, ister yeni bir bulaşık makinası olsun, partnerinizin de söz hakkı olmalı. Aynı şekilde, çocukların programları ve beraber geçireceğiniz zamanları da birbirinize danışmalısınız.

Özür diledikten hemen sonra onun sizi affetmesini beklemeniz

Yaşanan tatsız bir durumdan sonra söylenilen ”özür dilerim” lafı her zaman yeterli olmaz. Affedilmeniz için öncelikle eşinizin neden kızdığını anlamanız gerekir. Özür dilediğiniz konuyu belirttiğiniz zaman bu, ne yaptığınızın farkında olduğunuzu gösterir ve bunu affettirmek için ne yapmanız gerektiğini sormuş olursunuz. Eğer bu adımları dikkatli ve doğru bir şekilde atarsanız, çoğu erkek size ‘’Unut gitsin.’’ diyecek ve konuyu kapatacaktır.

Ceza olarak seks yapmamayı kullanmak

Kadınlar sevişmek için önce duygusal bir yakınlığa sahip olmak istiyorlar ama erkekler duygusal yakınlıklarını seks yoluyla belirtmeyi tercih ediyorlar. Bir eş, kocasıyla seks yapmayı reddettiği zaman eşinin aklında ”Beni beğenmediği için reddediyor.’’ cevabı kalıyor. Seksi bi cezalandırma yöntemi olarak kullanmak, karşınızdakine şantaj yapmak demek ve partneriniz sizin onu daha az sevdiğinizi hissettikçe size daha az sevgi ile yaklaşacak demektir.

İstediği gibi bir baba olmasına izin vermemek

Anneler, ebeveynliği genellikle erkeklerden farklı yaparlar ama bu illa daha iyi yaptıkları anlamına gelmez. Mesela, bazı araştırmalar, babaların genellikle tercih ettikleri ”sert, yuvarlanarak oyun oynama” şeklinin, çocuklara önemli faydaları olduğunu göstermiştir. Erkeklerin gücendikleri şey, çocuklarının onlardan farklı ve bağımsız bir şekilde yetiştirilmeleridir. Bir eş, kocasına güvenmediği zaman kocasına, onun yanlış, kendisinin doğru şeyler yaptığının mesajını verir. Bunu yapmak yerine, eşinizin, çocuğunuzun pozitif gelişimi konusunda güvenin ve onu çocuğunuzun hayatına elinizden geldiğince dahil edin.

Onu değiştirmeye çalışmak

Her insan değişebilir, ama doğrusu, başkasının değil kendi değişimlerimize odaklanmaktır. Maalesef bazı kadınlar, evliliği, hayatlarındaki erkeği değiştirme yöntemi olarak görürler. Her ne kadar araştırmalar, evli erkeklerin, daha sağlıklı beslendiklerini, alkol ve uyuşturucu konusunda bekar erkeklerden daha az sorunlar yaşadıklarını gösterse de eşinizi, kendisi gibi davranamayacağı bir hayatın içine sokmamalısınız. Bir erkek, evini kalesi olarak hissedemezse kendisini bir kafese konmuş gibi hisseder ve bu da evliliğe mutsuzluk olarak yansır.

 

Her evlilikte sorunlar olabilir, önemli olan birbirinizi anlamak, iletişim kurmak ve karşılıklı sevgi, saygıyı her zaman sürdürebilmektir.

En Sık Rastlanan Evlilik Sorunlarının Gizli Nedenleri

Evli bir çift arasındaki gerginliğin asıl nedeni çok daha farklı olabilir. Klasik nedenleri ortaya atmadan önce, siz farkında olmadan evliliğinizi tehdit eden şeyleri öğrenin. İşte en sık yaşanan evlilik sorunlarının gizli nedenleri:

Çok fazla özür dilemek

Bir kavganın ardından eşinizin duymak istediği şey ”özür dilerim’’ olmayabilir. Özür dilemenin yerine, uzlaşmaya varmayı deneyin. Böylelikle iki taraf ta kendisi için sorun oluşturan şeyleri göz ardı etmek zorunda kalmaz ve problem gerçekten çözümlenir.

Televizyon aşkları

Televizyon ve filmlerde gördüğünüz hayali çiftlerden vazgeçemiyor musunuz? Araştırmalar, televizyon romansına ciddi ölçüde kapılan ve inanan insanların eşleriyle olan ilişkilerine kendilerini daha az adadıklarını göstermekte. Dizi ve filmlere kendini kaptıran kişiler, gerçek, inişli çıkışlı ilişkiler yerine çiçekler almayı ve heyecanlar yaşamayı bekliyorlar ve ne yazık ki gerçek hayatta ilişkiler o şekilde yürümüyor. Bu da çiftlerin mutsuz olmalarına sebep oluyor.

Dijital iletişim

Birbirinize SMS, e-posta ya da Facebook’tan mesajlar göndermek yüz yüze iletişim içinde olmaktan çok daha kolay ve hızlı gelebilir ama Oxford Üniversitesi’nde yapılan bir araştırma, dijital yollardan birbirleriyle iletişime geçmeyi tercih eden çiftlerin ilişkilerinde daha doyumsuz olduklarını gösteriyor.

Rüyalarınız

Rüyanızda kocanızın size kötü davrandığını ya da sizi aldattığını görmeniz gerçek hayatta da kavga etmenize neden olabilir. Bu, araştırmalarca da kanıtlanmış bir gerçektir. Rüyanızda sinirlendiğiniz bir konu için eşinizle kavga etmek yerine, neden canınız sıkıldığı hakkında onunla konuşun.

Başbaşa randevuya çıkmak

Normalde romantik ve rahatlatıcı olması gereken bu aktivite iki tarafın farklı istekleri nedeniyle bir kabusa dönebilir. Kadınlar, planlı aktiviteleri tercih ederken, erkekler, daha spontan aktivitelerden hoşlanırlar. Bu nedenle, iki taraftan birinin mutsuz olmaması için, randevunuzda ne yapmak istediğinizi karşılıklı konuşmak ve ortak bir karara bağlamak evliliğiniz için daha doğru olacaktır.

Az uyku

İhtiyacınız olan uykuyu almazsanız sinirli ve gergin olursunuz. Bu da ilişkinize sinir ve kavga olarak yansır.

Boşanan arkadaşlar

Araştırmalar, boşanmanın bulaşıcı olduğunu göstermekte. Mesela, arkadaşınızın kocası onu aldattığında siz de ister istemez kendi kocanızın sadakatini sorgulamaya başlarsınız ve bu durum, ortada bir şey yoksa dahi, evliliğinizi kötü yönde etkiler.

Hiç kavga etmemek

Kavga etmiyor olmanız birbirinize sinirlenmediğiniz anlamına gelmez. Kavga etmek, tartışmak sağlığınız için iyidir ve birbirinize karşı dürüst olmanızı sağlar. Kavgadan kaçınmak ise stres hormonlarınızı arttırır. Kavgadan kaçınmak yerine sakin bir şekilde sizi sıkan durumları konuşmayı deneyin.

 

Evlilikte her zaman iniş çıkışlar olabilir. Önemli olan karşılıklı olarak birbirinizi anlamaya çalışmak, orta yol bulmak ve bu güzel günlerin keyfini çıkarmaktır.

Erken Yaşta Evlenmemeniz İçin Geçerli Nedenler

Genellikle biz kızlar küçük yaşlardan itibaren düğün günümüzün hayalini kurmaya başlarız. Fakat bu, büyüdüğümüz zaman evlenmek için acele etmemize neden olabilir. Bu yazıyı da erken yaşta evlenme hatasını yapmamanız için yazıyoruz.

Okuyun ve aşağıdakileri gerçekleştirdikten sonra evlenme kararı aldığınıza emin olun.

Kendinizi bulun

20’li yaşların başı, kişinin kendini bulmaya başladığı yaşlardır. Kendinizi keşfeder ve nelerden hoşlandığınızı öğrenirsiniz. 20’li yaşlarınızın başlarındaysanız kendinize kariyer edinmek, yeni hobiler edinmek ve hayattan ne beklediğinizi bulmak için biraz zaman ayırın.

Seyahat edin

Eğer seyahat edip, yeni yerler keşfetmeyi seviyorsanız, bunları yapmadan evlenmeyin. Evlenmek, seyahat etmeyeceğiniz anlamına tabii ki gelmiyor ama bir ev aldığınızda, araba aldığınızda ya da aile kurmaya başladığınızda, bunu hep arka plana atarsınız. Sevgilinizle mümkün olduğunca çok seyahat edin ve eğlenin.

Kendinize güvenmeyi öğrenin

Birinin sizin arkanızı kolladığı hissi gerçekten de çok güzel ama bundan faydalanmayın. Hayatınızın kontrolünü elinizde tutun ve kendi kendinize yetmeyi öğrenin. Duvara çivi çakmayı, akan musluğu tamir etmeyi bilmek daima işinize yarar!

Yalnız olmayı dert etmemeyi öğrenin

Bir ilişki biter bitmez yenisine başlayanlardan mısınız? Eğer yalnız kalmaktan nefret ediyor ve sırf yanınızda biri olsun diye yeni ilişkilere başlıyorsanız, sakın evlenmeyin. Kendinize güvenmeyi öğrenmekle beraber, yalnız başınıza kalabilmeyi de öğrenmeniz gerekir. İçinizde yalnız kalma korkusuna neden olan sorunu evlilik çözemez. Bu konuyla ilgili gerekirse yardım alın.

Kendi kariyeriniz olsun

Doktor, avukat, öğretmen, ne olmak istiyorsanız bunu evlenmeden önce yapın. Evlendiğiniz zaman uzun çalışma saatlerine sahip olmanız, gerçekten de çift için zorlayıcı olur.

Kız kıza gecelerin keyfini çıkartın

Tabii ki evli kadınlar da kız kıza gecelerin keyfini çıkartabilirler ama bazen genç yaştaki erkekler kıskanç olurlar ve buna izin vermeyebilirler. Evlendikten sonra eskisi kadar özgürce hareket edemezsiniz. Bundan dolayı kız kıza eğlencenin keyfini sonuna kadar çıkarın!

 

Evlilik gerçekten de güzel ama doğru yaşta, doğru zamanda ve doğru kişiyle!

Evlenmeden Önce Sormanız Gereken En Önemli 10 Soru

Bazen, bir aile kurabilmek için, sadece sevgi yeterli olmaz.

Evlilik bir takım işidir ve bazı konular birbirlerini çok seven çiftlerin bile ayrılmasına neden olabilmektedir.

Siz bu hataya düşmeyin! Sonuçta hepimiz bir defa evlenmeyi arzuluyoruz. Evlenmeye karar vermeden önce mutlaka aşağıdaki konuları karşılıklı olarak konuşun.

1. Çocuk sahibi olmak istiyor musun?

Bu, evliliğe giden bir ilişkinin belki de en önemli sorusudur. Eğer siz, bir çift olarak, çocuk sahibi olmak ya da olmamak konusunda ortak bir karar veremiyorsanız, evlenmeyi hiç düşünmemelisiniz. Pek çok kadın ya da erkek, karşısında çocuk istemeyen biri olduğunda, bu fikrin ileride değişebileceğine inanırlar. Bu hatayı yapmayın. Bir çocuğu çiftlerden biri istiyor diye dünyaya getirmek, hem çocuğa, hem de çocuk istemeyen ebeveyne haksızlık olacaktır.

2. Para konuları hakkında konuşabilir miyiz?

Evlenmeyi düşünen iki kişinin para idaresinin nasıl olacağı, yine o iki kişinin kararıdır ve açıkçası çok da önemli bir mesele değildir. Uzun yıllardır evli olan ve para idarelerini ayrı ayrı götüren çok mutlu çiftler bile vardır.

Burada asıl sormak istediğimiz, para söz konusu olduğunda karşılıklı olarak, sakin bir şekilde konuşup konuşamadığınız.

Eğer nasıl para harcadığınız evlenmeden önce bile bir sorunduysa bu, evlendikten sonra daha da büyük bir soruna dönecek demektir.

Eğer gelecekteki eşiniz para hakkında konuşmak istemiyorsa ya da para hakkında konuşma yapmanın önemli olduğunu düşünmüyorsa, evlenme planlarınızı bu sorunu halledene kadar erteleyin deriz.

3. Seks hakkında konuşabilir miyiz?

Eğer siz bir çift olarak, evlenmeden öncesinde bile cinsel sorunlar yaşıyorsanız, bunları çözmeden evlenmemelisiniz.

Cinsel frekanslardaki farklılıklar, istekler, tercihler, fantaziler… vb. kişileri ayırabilecek durumlardırlar. Eğer bu konular hakkında karşılıklı konulamıyorsanız ya da gelecekteki eşiniz bu konuyu konuşmanızı gerektirecek sorunu göremiyorsa, bunları çözene kadar düğünü erteleyin.

4. Kayınvalide ve kayınpederlerle ne kadar zaman geçirmeliyiz?

Erkek arkadaşınızın ailesini çok seviyor olabilirsiniz ama bu onların evliliğinize karışma hakkına sahip olduğu anlamına gelmez.

Eğer çiftlerden biri, ziyaretler, telefon açmalar, çocuklar… vb. hakkında, aileler ile arada bir sınır belirlemezse, problemler ortaya çıkabilir.

5. Tuvaleti temizleyecek misin?

Eğer buna cevabı ‘’hayır’’, ”bu senin görevin değil mi?’’ ya da ”neden temizleyeyim ki?’’ ise birkaç seçeneğiniz var demektir;

  • Bu işi yapması için birini tutabilirsiniz.
  • Bu görevin ve diğer ev işlerinin %90 sizin olduğunu kabullenebilirsiniz.
  • Ev işlerini bölüşmenin önemi hakkında tartışabilirsiniz.

Eğer bu seçeneklerden hiçbiri işe yaramazsa, düğünü iptal edin. Bu, evlendikten sonra düzelmeyecek konulardan biridir.

6. Tatil günlerimizi nasıl geçirmek istiyorsun?

Bu soru, birkaç şeyin cevabını birden verir;

  • Gelecekteki eşinizin boş zamanlarını nasıl değerlendirmeyi sevdiğini,
  • Gelecekteki eşinizin sizinle zaman geçirmeye ne kadar önem verdiğini,
  • Onun için işten önce gelip gelmediğinizi.

Kişisel zamanınızda aile, iş ve eğlenceyi bir araya sığdırmak kolay değildir.

Beraber dengeli bir zaman düzeni oturtmak, ikinizin de ihtiyacı olanları karşılayacaktır.

7. Ne sıklıkta alkol alırsın?

Bu soruyu sigara için de sorabilirsiniz. Böylece, gelecekteki eşinizin bağımlılıklarının ne derecede olduğunu ve bunun sizi nasıl etkileyeceğini görebilirsiniz.

8. Daha önce birine hiç vurdun mu?

Eğer gelecekteki eşinizin sinirine sahip çıkmak konusunda problemleri varsa ve bu sizi gerginliğe itiyor, kendi güvenliğiniz hakkında kafanızda soru işaretleri oluşmasına neden oluyorsa, düğünü hemen iptal etmelisiniz.

Şiddete eğilimli insanlar, önceden bazı işaretlerle kendilerini belli ederler. Asla bunu düzeltebileceğinizi sanmak hatasına düşmeyin.

9. Karşındakine sadık kalmak sence önemli mi?

Aldatmak, bazı çiftler için sorun teşkil etmeyebilir ama çoğu insan tek eşli bir evliliği tercih eder. Eğer gelecekteki eşiniz bu konuda sizden farklı düşünüyorsa, bu sorunu çözmeden evlenmemelisiniz.

10. Önümüzdeki 30-40 yıl içinde sence biz ne yapıyor oluruz?

Eğer eş adayınız bu soruya cevap vermiyor ya da veremiyorsa, ikinizin oturup, uzun dönemde evlilikten neler beklediğinizi konuşmanız gerekiyor demektir.

 

Evliliğinizin süreceğini düşünmüyorsanız neden evlenesiniz ki?

Evlendikten Sonra Soyadı Değiştirilmeli mi?

Konu, kocanızın soyadını almak olunca bunun anlamlarını tartışmakla başlamak gerekir. Kocasının soyadını almak bazı kadınlar için, evliliklerini, daha birlikte, daha yakın ve daha birleşmiş kılarken, bazıları içinse konu, ”Soyadını kaybeden neden ben olmak zorundayım?’’ ‘dır.

Bazı kadınlar da kocalarının soyadlarını almalarının sebebinin çocukları ile farklı soyadına sahip olmak istememeleri olduğunu söylüyorlar.

Neden kocanızın soyadını almamalısınız?

Kocasının soyadını almayı istemeyen kadınlar, karşı görüş olarak, neden erkeklerin, karılarının soyadını almadıklarını sorarlar. Başkasının soyadını almak kişiliğinizi kaybetmek anlamına mı gelir? Peki, ailenizde bu soyadını taşıyan son insan sizseniz? Veya evlenmeden önceki soyadınızı gerçekten de çok seviyorsanız, ne yapmalısınız?

Çözüm

Gördüğünüz gibi, soyadını isteyen ve istemeyen taraflar olarak ikisinin de son derece anlamlı ve başarılı argümanları bulunmakta. Bazıları, bunun çözümünü, iki soyadını da kullanamakta buluyor. Bir diğer seçenek olarak ise, erkek, karısının soyadını alıyor. Bir de, İspanyollar’dan gelme bir gelenek kullanılıyor; Çocuklar, anne ve babalarının soyadlarının birer kısmını alıyorlar.

Tamamen kişisel tercihe kalmış bir karar

Belki bundan seneler sonra kadınlar, geçmişe bakacak ve erkeklerin soyadını aldıkları günlere gülecekler. Kim bilir? Burada en önemli olan, biz kadınların, seçme şansına sahip olması.

Size tavsiyemiz, bu önemli kararı verirken kimsenin düşüncesinden etkilenmemeniz ve yüreğinizden geçeni yapmanızdır.

Bekarlığa Veda Partisi Önerileri

Bekarlığa veda partisinde önemli olan gelinin arkadaşlarıyla vakit geçirmesi ve eğlenmesidir. Fakat her gelin aynı tip eğlencelerden hoşlanmaz. Peki, böyle bir durumda, klasik bir bekarlığa veda istemeyen bir geline nasıl bir parti düzenlemeli? İşte size birkaç fikir.

Çay günü

Gelin adayınız dışarı çıkıp içki içmekten hoşlanmıyor mu? Bunun yerine elinde çayı pencere kenarında takılmayı mı tercih ediyor? O zaman ona bekarlığa veda için bir çay partisi hazırlayabilirsiniz! Çay partisinden kastımız elbetteki pastaneden alınan bisküviler ve demleme çay değil!

17.00 çayı düzenleyen şık bir otel bulun ve şık bir ortama, sizin de otelin klasik menüsüne eklediğiniz küçük şık değişikliklerle çay partisinin keyfini çıkarın.

Festivale gidin

Gelininiz eğlenmeyi ve festivallere gitmeyi seviyor tam da festival sezonunda evleniyorsa bu fikir tam size göre! Şehrinizin en çılgın festivalini seçin, yanınıza istediğiniz ve gereken malzemeleri alın ve eğlencenin tadını çıkarın!

Bakım günü

Arada bir kendinizi şımartmanız gerekir ve bekarlığa veda da bunun için ideal bir zamandır. Herkes için bir spadan randevu alın ve günü masaj yaptırarak, havuz kenarında uzanarak, jakuzide keyif yaparak geçirin.

Yemek pişirmece

Eğer gelininiz mutfak işlerini seviyorsa, bu hoş bir değişiklik olacaktır.

Tercih edebileceğiniz pek çok dünya mutfağı var ama bizce böyle bir gün için tatlı yapmayı öğrenmek çok daha uygun olacaktır.

Mutfak eğitimi veren bir yeri arayın ve o gün için bekarlığa veda grubunuza eğlenceli bir ders ayırttırın.

Alkol severler

Gelininiz bir şeyler yaratma fikrini seviyor ama yemek yapmakla uğraşmak istemiyor mu? O zaman kokteyl hazırlama kursları iyi bir seçenek olacaktır.

Kokteyl hazırlarken hem eğlenecek, hem en sevdiğiniz kokteylleri istediğiniz zaman yapabilecek, hem de içip sarhoş olabileceksiniz!

Dans dersi

Dans etmeyi seven gelinler için gerçekten de eğlenceli bir alternatif olan dans dersinde, ister direk dansı, ister burlesque, ister seksi danslar öğrenip, eğlenebilirsiniz. Ne de olsa yakında evli bir hanım olacak, öğrendikleri oldukça işine yarayabilir.

 

Bunların hiçbiri ilgisini çekmez diyorsanız, her zaman alkol, striptizci ve dans üçlüsünü kullanabilirsiniz. Belki klasik ama daima eğlenceli!