Kızınızın Ergenlikle Başa Çıkmasına Yardımcı Olun

Sorularını anlayışla karşılayın

Kızınızın size soru sormaktan çekinmemesi ve rahatça soru sorabilmesi önemlidir. Ona, sormak istediği sorular varsa memnuniyetle cevaplayacağınızı söyleyin. Sorunları için size gelmesini bekleyin, siz onu sizinle bir şeyler paylaşsın diye zorlamayın.

Kendi yöntemiyle halletmesine izin verin

Kızınız sizden farklı, kendine has bir insan. Çözüm yolları ve yöntemleri sizinkinden farklı olacaktır ve bu çok doğaldır. Ergenlikle kendi bildiği yöntemle başa çıkmasına izin verin. Bu dönemde kendi kabuğuna çekilmek de isteyebilir.

Tercihlerine saygı gösterin

Kızınızın kendi düşüneleri ve tercihleri olacak. Sizden farklı yöntemleri tercih edebilir. Sağlıksız bir şey yapmadığı sürece onun tercihlerine saygı gösterin.

Eğlenceli yanlarını kaçırmayın

Ergenlik, genç kızlar için büyük değişiklikler olan bir dönemdir. Her anı onun için keyifli olmayacaktır ama bu, hiç eğlenceli yanları olmadığı anlamına da gelmez. Bu dönemde, kızınızın kadınlığa geçmesini eğleneli şeyler yaparak kutlayın. Alışverişe çıkın, pediküre gidin, beraber vakit geçirin.

Bunun hakkında konuşun

Kızınızın ergenlikle başa çıkmasına yardımcı olmak için yapabileceğiniz en iyi şey, onunla bu dönem hakkında konuşmaktır. Böylece, bu süreçte nelerle karşılaşacağı hakkında bilgi sahibi olur ve değişimler onu şok etmez. Bu konuları konuşmanın en iyi yolu açık ve net olmak, lafı dolandırmamaktır.

Beraber kitap okuyun

Beraber ergenlikle ilgili kitaplar okuyun. Kızınız bunu tercih etmiyorsa ona ergenlik hakkında kitaplar alabilir ve sormak istediği bir soru olursa size çekinmeden gelebileceğini söyleyebilirsiniz.

Açıksözlü olun

Ergenlik dönemiyle ilgili tavrınız, kızınızın da bu dönemdeki tavrını etkileyecektir. Ergenliğin getirdiği değişimleri birer tabu yapmayı, hayatının bu evresinin de doğal bir evre olduğunu ona hissettirin ve istediği zaman sizinle rahatça konuşabileceğini bilmesini sağlayın.

 

Unutmayın, ergenlik her insanın mutlaka yaşaması gereken bir dönemdir. Bu dönemde insanların isyankar olması, içine kapanması, yalan söylemesi normaldir. Ergenlik ne kadar iyi yaşanırsa, olgunluğa geçiş o kadar çabuk olacaktır. Kızınıza bu dönemde destek olun!

Gençlerin Dikkat Etmeleri Gereken Sağlık Problemleri

Yeme bozuklukları

Son zamanlarda gençler arasında git gide daha yaygın hale gelen yeme bozuklukları pek çok kişinin sağlığını tehdit etmekte. Gençler, ergenliğe girdiklerinde vücutlarına daha çok dikkat etmeye başlıyor ve televizyonlarda gördükleri gibi olmak istiyorlar. Bu süreç, yeme bozukluklarının ortaya çıkmasına neden olabiliyor. Üstelik yeme bozuklukları sadece bir diyetle bile başlayabilen hastalıklardır. Eğer gençseniz kendinize, ergenlikte bir çocuğunuz varsa çocuğunuza dikkat edin ve sağlıklı olmanın zayıf olmaktan daha önemli olduğunu unutmayın.

Uyuşturucu kullanımı

Gençler arasında uyuşturucu kullanımı maalesef ”havalı olmak’’ olarak nitelendirilmeye başlandı. En sık kullanılan uyuşturucular marijuana, kokain ve çeşitli haplar olarak bilinmekte ve bu uyuşturucular her gün pek çok gencin sağlığını tehdit etmekteler.  Çocuğunuzun tavırlarına dikkat edin ve normal olmayan bir şey farkettiğinizde derhal gereken önlemleri alın.

İçki içmek

Gençlerin arasıda yaygın olan bir diğer alışkanlık aşırı alkol tüketimi. Alkol nedeniyle doğru kararlar verememek, istenmeyen cinsel ilişkide bulunmak gibi pek çok tehlikeye açık olan gençler, alkollü araba kullanarak da yaşamlarını riske atmaktalar. Alkol zehirlenmesinin de ölüm riski olduğunu göz önüne alırsak bu alışkanlığın gençler için ne kadar tehlikeli olduğunu farkedebiliriz. Asla kontrolünüzü kaybedecek kadar çok alkol tüketmeyin ve eğer ergen bir çocuğunuz varsa yaptıkları hakkında bilgi sahibi olmaya çalışın. Alkol tüketmesini ise asla normal olarak değerlendirmeyin.

Depresyon

Pek çok gencin karşılaştığı bir diğer sağlık sorunu depresyondur. Gençlik yıllarında depresyona girmek hem ağır bir süreçtir hem de kafa karışıklıklarına neden olabilir. Üstelik depresyon, intihar etmek isteğine, yeme bozukluklarına, riskli davranışlara, uyuşturucu ve alkol kullanımına da neden olabilir. Eğer siz ya da çocuğunuz depresyondan muzdaripseniz mutlaka profesyonel yardım almalısınız.

Cinsel yolla bulaşan hastalıklar

Pek çok genç cinsel ilişki sırasında korunmanın öneminin farkında değil ve bu da onları yüksek risk grubunda kılıyor. Ergen çocuğunuzla cinselliği ve korunmanın önemini mutlaka konuşun, eğer siz bir ergenseniz cinsel partnerinizi dikkatli seçin.  Tek bir gece yüzünden geleceğinizi riske atmayın.

Genç yaşta hamilelik

Genç yaşta hamile kalmak da bir sağlık sorunudur çünkü hamilelik hem gençliğinizi yaşayamamanıza neden olur hem de pek çok sağlık riskini beraberinde getirir. Depresyon, yalnız kalmak, erken yaştaki hamilelik riskleri, cinsel yolla bulaşan hastalıklar bunlardan sadece birkaçıdır. Eğer cinsel yönden aktif bir hayatınız varsa, fiziksel ve ruhsal sağlığınız için, mutlaka korunun.

Sigara içmek

Genç yaşta başlanılan sigara tüketimi ciğerlerinize, kalbinize zarar verir. Üstelik kansere yakalanma riskinizi de arttırır. Çocuğunuz sigara içiyorsa onunla konuşun ve bırakmasına yardımcı olun. Eğer siz sigara içiyorsanız, siz de bir an önce bu kötü alışkanlığınızı bırakın.

 

Eğer çocuğunuzun psikolojik sorunlar yaşadığını düşünüyorsanız mutlaka bir uzmandan yardım almanızı tavsiye ederiz.

Ergenlik Dönemi ve Özgüven

Özgüvenin gelişimi

Çocuklarda özgüvenin oluşumu bebeklik döneminden itibaren başlar. Bebeklik çağından itibaren öncelikle sevgi, şefkat ve ilgi gören, ihtiyaçları yeterince karşılanan, koşulsuz sevildiklerini ve koşulsuz kabul ve destek gördüklerini hisseden çocuklar kendilerine güvenirler ve yaşamda karşılaştıkları güçlüklerin üstesinden gelmek konusunda daha etkili olabilirler. Çocuklar gelişen her yeni becerilerini kullanmak isterler. Denedikleri ve başardıkları her becerinin ardından kendilerine güven duyarlar ve denemeleri konusunda çevrelerinden gördükleri destek onları yeniden denemek konusunda motive eder. Öğrenme isteğinin temelinde de bu yatar. Çocuğun öğrenmeye istek duyabilmesi için öncelikle gelişen becerilerini kullanma alanı bulması gereklidir. Anne-babalar çocuklarına yemek yemeleri, giyinmeleri gibi konularda fazla yardımda bulunduklarında onlara “yardımsız bir şey yapamazsın” mesajı verirler ve bu tavır da genellikle çocukların özgüvenlerini etkiler. Her konuda destek almaya, yardım görmeye alışmış, daima ne yapması gerektiği söylenmiş ve kendi kendine yeterince iyi yapamayacağı vurgulanmış bir çocuğun ve gencin öğrenme ve deneme isteği de kırılacaktır. Sürekli denetlenen ve yaptığı hatalar gösterilen çocuklar mükemmeliyetçi olmaya başlarlar ve kendilerini yetişkinlerle karşılaştırarak sürekli yetersizlik duygusu hissederler. Bu da hata yapmak korkusuyla yeni bir şey denemekten çekinmeye dönüşebilir. Böyle bir durumda çocukları ve gençleri zorlamak yerine hata yapmanın doğal olduğunu, ancak denemek yoluyla daha iyiyi başarabileceklerini vurgulamak gerekmektedir. Öğrenme isteğinin artması çocuğun başarabildiğini görmesiyle mümkün olabilir. Bu nedenle çocuğun öğrenebilme ve yapabilme potansiyeli göz önünde bulundurulmalıdır. Çocuklar genellikle yapamama ve başarısız olma kaygısıyla birçok şeyi denemekten kaçınırlar. “Bunda yapamayacak ne var?” demek yerine “istersen bir deneyelim, ne kadarını yapabildiğini görelim!” demek daha etkili olacaktır. Öğrenme deneyimlerinde çocuklara yetersiz oldukları, beceremedikleri yönleri ve hataları yerine yapabildiklerini göstermek daha motive edici olacaktır.

Anne-baba tavrının önemi

Çocuklar büyüdükçe becerilerinin gelişimiyle ve sosyalleşmeleriyle birlikte kendilerinin ve birey olduklarının da farkına varmaya başlarlar. Yetenekleri konusunda desteklenen bireyselliği önemsenen, bağımsızlaşmasına fırsat verilen, önemli ve değerli olduğu hissettirilen her çocuk özgüven geliştirebilir. Bazen anne-babaların sevgi, ilgi ve kontrol kaygısı çocuğun kendini ortaya koyamamasına, yeteneklerini geliştirmeye fırsat bulamamasına, kendini ifade edememesine ve yetersiz hissetmesine neden olabilmekte ve özgüven gelişimini olumsuz etkileyebilmektedir. Tam tersi olarak ihmal edilen, hor görülen, aşağılanan, utandırılan, eleştirilen ve kendisinden yapabileceğinin çok üzerinde performans ve başarı beklenen çocukların da özgüveninin gelişemediği ve hep bir yetişkinin onayına, desteğine ve kontrolüne bağımlı kaldığı bilinmektedir. Kendini ortaya koyma, becerilerini geliştirme konusunda girişken olma, karar alabilme, aldığı kararları uygulama cesaretini kazanma gibi konular ancak özgüvenin varlığıyla gerçekleşebilir. Ve hem akademik yaşantının hem de sağlıklı ve uzun süreli sosyal, duygusal ilişkiler kurabilmenin önkoşuludur. Bu nedenle çocuğun özgüveninin oluşması büyük ölçüde anne-baba tavrı ile ilgilidir.

Ergenlik döneminin temel özellikleri ve özgüven sorunu

Ergenlik insanda bedence, boyca büyümenin, hormonal, cinsel, sosyal, duygusal, kişisel ve zihinsel değişme ve gelişmelerin olduğu buluğ ile başlayan ve bedence büyümenin sona ermesi ile sonlandığı düşünülen özel bir evredir. Bu dönem bir nevi yetişkinlik provasıdır. Bu nedenle de özellikle sosyal ilişkiler çok önem kazanır. Ancak bu dönemin en önemli karakteristiklerinden biri de çabuk kurulan ama bir yandan da çabuk bozulan ilişkilerdir. Çevreden kolay etkilenme, toplumda sivrilme isteği, rol sahibi olma ve saygınlık kazanma çabası çok belirgindir. Arkadaşlık, arkadaşların ergenin kendisi hakkındaki düşünceleri çok önemlidir. Ait olmanın önemi çok artmıştır. Bu nedenle dahil olduğu gruplara ait olan yazısız kurallara uyulur.

Ergenlik döneminde benlik duygusunun kazanılma çabası çok belirgindir. Bu dönemde ergen toplumdaki rolünün, statüsünün ne olduğuyla ve ne olacağıyla yoğun bir şekilde ilgilenmeye başlar. Başkalarından aldığı geri bildirimle benlik yapılanmasını etkiler. Bu benlik yapılanması sırasında toplum içinde kendisine model olabilecek kişilerle özdeşleşir. Hem kendi görüşlerine, beğenilerine uygun kişileri model alır hem de akran gruplarıyla etkileşim içine girmeye başlar. Bu özdeşleşme ihtiyacı genci aile dışında yeni arayışlara sürükler. Arkadaşların ve toplumun söyledikleri çeliştiğinde çatışma yaşanır. Birey olarak görülme ihtiyacı ve özgürlüğünü hissetme ihtiyacı belirginleşir. Ergenin bu dönemde çevresiyle sağlıklı ilişkiler kurması benlik gelişiminde oldukça belirleyicidir. Özellikle de akranları tarafından kabul görmek, onaylanmak önemli bir ihtiyaç olur. Bu dönemde bazı sosyal uyumsuzluklara hatta bazı davranış bozukluklarına da rastlanabilir. Anlaşılmak ve çevresi ile iyi bir iletişim içinde olmak bu dönemdeki sorunların en aza inmesini sağlamaktadır. Ancak bunun tersi olarak gencin içinde yaşadığı toplumun, okulun, ailenin empatiden uzak, baskıcı yaklaşımı gencin hem psikolojik hem de davranışsal sorunlarının zeminini oluşturur. Anlaşılmamış ve yalnız hissetmek güven kaybını, içe kapanmayı ve birçok depresif özelliği beraberinde getirir. Bazen bu süreç genci intihara kadar sürükleyebilir. Bu yalnızlık ve çökkünlük hissi bir çok uç gruplara dahil olma isteğini, suça eğilimi de beraberinde getirebilir. Ergenlikte duygularda farklı ve değişkendir. Kaygı artar, duyguların tümünde yoğunlaşmalar, duygu istikrarsızlıkları, çabuk demoralize olma, karamsarlık, zor memnuniyet, sıkıntı bu dönemdeki duyguların karakteristikleridir. Ayrıca aşırı hayal kurma isteği, yalnız olma isteği, zaman zaman sosyal ilişkilerden çekinme, (çekingenlik şeklinde de ortaya çıkabilir) koşulsuz kabul ihtiyacı, tedirginlik, huzursuzluk, dalgınlık, çabuk heyecanlanma bu tabloya eşlik eden durumlardır.

Bu dönemin doğal yapısı gereği, aileye bağımlılık azalır. Dolayısıyla sınırdan hoşlanmama, eleştiriyi kabul etmeme, kurallardan şikayetçi olma, boş vermişlik ve anne-babanın beğenileriyle alay etme görülebilir. Aileyle sık sık fikir bazında çatışmalar olabilir. Otoriteye direnme ve toplumsal zıtlaşma eğilimleri nedeniyle okulda, evde ve başka sosyal çevrelerde sorunlar yaşanabilir.

Ergen anne-babası olmak

Ergenlik döneminde çocukları olan anne-babaların öncelikle bu dönem boyunca sabırlı olmaları, değişime açık ve istekli olmaları önemlidir. Çünkü bu dönem belki de bugüne dek uyguladıkları disiplinin eksik yönlerini, hatalarını fark edecekleri ve telafi etmek için belki de son şanslarının olduğu bir dönemdir. Öncesinde yapılan hatalarla bu dönemde bazen oldukça sert bir şekilde yüzleşilebilir. İletişimdeki sorunları fark etmek ve uygun çözüm yolları aramak, gerekirse bir profesyonel yardım aramak bu dönemde çok önemlidir. Gencin bu dönemdeki tepkileri tamamen kendi içinde bulunduğu değişim süreciyle ilgili olabilir. Bu tepkilerin tümünü kişiselleştirmemek önemlidir. Bu sorunların geçici olabileceğini düşünüp, kararlı ve dengeli davranabilmek gerekmektedir. Zaman zaman çatışmalar yaşanmasından korkmamak gerekir. Çünkü çatışma da bir iletişimdir. Önemli olan çatışmaları uygun ve karşılıklı çıkarları koruyacak şekilde çözümleyebilmektir. Gençlerin duygularını rahatça ifade edebilmelerini desteklemek, buna fırsat vermek çok önemlidir. Onları dinlerken, yargılamamak, fazla öğüt verici olmamak, bireysel özelliklerinden ötürü eleştirmemek, suçlayıcı olmamak önemlidir. Genç sorunlar yaşanabileceğini ama bu sorunların, gerek çatışma ile gerek daha sakin bir şekilde anne-babasıyla çözülebileceği inancını geliştirebilmelidir. Yani birlikte sorun çözmeyi öğrenmelidir. Disiplin bu yaşlarda da çok önemlidir. Çünkü bir arada huzurlu yaşamanın şartı disiplindir. Gençlerin bireyselliklerine özen gösterirken, onların seçme özgürlüklerine saygı gösterirken, bir yandan da yönetimin anne-babada olduğunun bilinmesi önemlidir. Her iki tavrın dengesi gencin özgüvenini belirleyecektir. Bu sonsuz özgürlük isteğinin arkasında bir yandan da bir kontrol edilme arzusu vardır. Çok büyük değişiklikler yaşandığı için aslında genç kendini tam olarak kontrol edemediğinin farkındadır ve bu da güven sorunu yaşamasına neden olur. Bu aşamada anne-babanın sınırsız özgürlük yerine, onun arkasında, belli bir mesafede; koruyucu, kural koyucu olarak durması aslında bir yandan da gence güven verir. Bireyselliğin desteklenmesi de elbette çok önemlidir. Sorumluluk vermek, desteklemek önemli kavramlardır. Onun yerine düşünmemek, onun yerine sorumluluk almamak bireyselliğin desteklenmesinde çok önemlidir. Gencin dengesizlikleri ve duygusal gel-gitleri sırasında ona iyi model olmak çok etkilidir. Sizin de ona ondan beklediğiniz gibi saygılı olmanız, tutarlı olmanız, açık ve kabul edici olmanız, bunları ondan sözel olarak istemenizden daha etkili olacaktır. Koşulsuz sevgi ve koşulsuz kabul bu dönemde belki de en önemli destektir. Genç birçok konuda dengesizliğinin farkındadır ve buna rağmen anne-babanın sevgisini ve ilgisini hissedebilmek onu rahatlatır ve başka arayışlara sürüklenmesine engel olur. Ortaya çıkan sorunları konuşmaya zaman ayırmaya özen gösterilmelidir. Çünkü ertelenen problemler iyice çözümsüz bir hal alabilir ve ne olduğunu anlamadan çocuğunuzu ve kendinizi kocaman ve çözülemez bir sorunun içinde bulabilirsiniz. Onun için koyduğunuz kuralları mümkün olduğunca birlikte belirlemeniz gerekmektedir. Çünkü kendisinin kabul ettiği kurallara uyma olasılığı da artacaktır. Bu ihtiyaçların gencin ihtiyacına göre güncellenmesi de önemlidir. Buradaki yaptırımların ve kısıtlamaların adil olması, tek tarafın çıkar ve isteğine göre belirlenmemiş olması önemlidir. Bu dönemdeki en büyük problemler dengesiz, huzursuz aile ortamlarından kaynaklanmaktadır. Aile içinde sorunlar yaşandığında genç ihtiyaç duyduğu tutarlılık ve güven ortamını bulamamakta ve kendi dengesizliği içinde kaybolmaktadır. Böyle bir aile ortamı gencin de dengesizliğinin, kararsızlığının, güvensizliğinin artmasına neden olmaktadır. Bu nedenle anne-babaların bu dönemde çocukları için huzurlu ve dengeli bir aile ortamı yaratmaya çaba göstermeleri gerekmektedir.

Uzman yardımı:

Kişiliklerinin gelişim sürecinde olan ergenler, dışarıdan gelen yorumlara karşı çok hassastırlar. Ayna karşısında, başkalarından gelecek yorumları düşünerek saatlerini geçirebilirler. Eleştirilmek, yanlış ya da gülünç bulunmak konusunda çok kırılgandırlar. Bu yüzden kendilerine dışarıdan bakma ve beğenmeme eğiliminde olabilirler. Çocuklukta bazı temel sosyal becerileri edinememiş ergenler için bu durum çok zorlayıcı olabilir. Gülünç bulunmamak, reddedilmemek için topluluk içinde konuşmaktan, başkalarının dikkatini çekecek şeyler yapmaktan kaçınırlar. Bu durum onları iyice pasifize ederek, sosyalleşmelerine ve bu tip beceriler kazanmalarına sekte vurur. Arkadaş edinmekte, yeni insanlarla tanışmakta zorlanırlar. Eğer ergen bu konularda zorluk yaşıyorsa ve bu zorluk nedeni ile özdeğerini küçümseyip, akademik ve sosyal alanlarda başarısız hissediyorsa, bir uzmana yönlendirmek faydalı olacaktır. Çünkü ergenlik döneminde gözden kaçan bu tip problemler, yetişkinlikte daha ciddi boyutlu psikolojik problemlere yol açabilir.

Ergenlik dönemindeki her genç zaman zaman özgüven sorunları yaşayabilir. Bu dönemin temel özelliklerinden olan, yetersizlik hissi, duygusal git-geller, depresif özellikler, kendinden memnuniyetsizlik gibi birçok özellik gençlerin zaman zaman zorlanmasına, uyumlarının bozulmasına, kendilerine ve topluma yabancılaşmalarına, intihar düşüncelerinin gelişmesine, kendisine zarar verici davranışların ortaya çıkmasına,  benlik algılarının zarar görmesine neden olabilir. Bu sıkıntıları yaşayan genç kuralları tümden reddetme eğiliminde olabilir; madde/alkol kullanımına yönelebilir; sosyal yaşamı tüm bu değişimlerden ciddi şekilde etkilenebilir. Tüm bu özellikler gencin ve ailenin profesyonel bir yardım almasını gerektirecek niteliktedirler. Ergenlik döneminin en önemli riskinin depresyon ve buna bağlı intihar riski olduğu unutulmamalıdır. Özgüven kaybı ve buna bağlı diğer sorunların varlığı her zaman dikkatli bir takibi gerektirir.

Ergenlere Yeni Görevler ve Sorumluluklar Öğretmek

Ergenlere sorumluluk nasıl öğretilir?

Çocuklarınızın daha önceleri kendilerine verilen her görevi siz daha onlara söylemeden yaptıkları zamanları hatırlıyor musunuz? Tabii ki hatılamazsınız çünkü böyle bir şey asla olmadı!

Öncelikle ”Sana kaç kere……..  söyledim?” lafını sözlüğünüzden çıkarın. Bu sözü söylerken siz kendi sesinizi ne kadar duyarsanız duyun, ergen çocuğunuz bunları asla duymayacaktır.

Ama bu sizin kurallardan vazgeçmeniz gerektiği anlamına gelmez. Tam tersi, asıl çocuğunuza bu dönemlerinde bazı kurallar koymalısınızdır. Ama bunları uygulamasını çocuğunuzdan beklemeyin. Peki, madem uygulamayacak, bu kuralları neden koyuyoruz dediğinizi duyar gibiyiz. Çok basit, bu kuralları çocuğunuz için koyduğunuzu düşünseniz de, bu kurallar aslında sizin yararınızadırlar. Kurallar, anne babalara bu kontrol edilemez yıllarda düzen kurma ilüzyonu sağlar, kendinizi daha güçlü ve kontorllü hissedersiniz. Bu son derece sağlıklı bir inkar yöntemidir ve size bunu yapmanızı şiddetle tavsiye ederiz.

Kendi ergenliğinizi nasıl atlattığınızı hatırlıyor musunuz? Aklınız o kadar havadaydı, kendinizi o kadar her şeyi bilir görüyordunuz ki, başkalarının yaşadığını zar zor fark ediyordunuz. Her şey sizinle ilgiliydi. Siz bu günlerinizi tekrar hatırlayın ve içinizdeki genci tekrar harekete geçirin.

Bunu yapabilirsiniz! Gözlerinizi devirme hareketine çalışın ve başaracaksınız!

Görev ve sorumluluklar

Siz, ergen çocuğunuzun odasını temizlemesini, çöpleri çıkarmasını, köpeği gezdirmesini ve masayı toplamasını istiyorsunuz, o ise uzanmak, müzik dinlemek, dışarı çıkmak, uyumak ve yine uzanmak istiyor. Bu noktada ikinizin ortak düşündüğü tek bir şey vardır; biri diğerinin hayatını cehenneme çeviriyor.

Siz, kendi üzerine düşen görevleri yapsa onu rahat bırakacaksınız. O ise şöyle düşünüyor; onun ne yapması gerektiğini bir kenara bırakıp, onu rahat bıraksanız, ne kadar güzel olacak!

Araştırmalar şunu gösteriyor; evdeki görevlerini düzenli yapan çocuklar ve gençler evde ve kendi içlerinde daha mutlu bireyler oluyorlar, kendilerine güvenleri daha yüksek oluyor ve topluma daha faydalı bireyler olarak yetişiyorlar. Eğer anne ve babalar çocuklarının görevlerini yapmamalarına dair sürekli bahaneler bulurlarsa (çok ödevi var, zamanı yok … vb.) elbette ki çocukları bundan son derece mutlu olurlar ama hayat hakkında ne öğrenirler? Nasıl tembel ve işe yaramaz olunacağını mı? Tamam, belki bu biraz fazla ağır bir tanım oldu ama siz ne demek istediğimizi anladınız. Ergen çocuğunuza bir iyilik yapın ve yapması gerekenleri ona öğretin. Bulaşıkları lavaboda bırakın, köpeğinizin eve tuvaletini yapmasına izin verin ve bankamatik kartını iptal edin. Ne yapın edin, çocuğunuzun bir görev edinmesini ve bunu yapmasını sağlayın.

Çocuğunuzun evde  bazı işleri yapması gerektiğine ikna oldunuz, peki bunları ona nasıl yaptırmalı?

Tabii ki onlara, ”Bu evde yaşıyorsan, bazı görevleri yerine getirmelisin’’ diyebilirsiniz ama bu pek işe yaramayacaktır. Onun yerine işleri şu şekilde bölebilirsiniz;

  • Evin ergeni kendi dağınıklığını toplamalıdır.
  • Düzenli yapacağı görevlere sahip olmalıdır (karşılık beklemeden)

Kendi dağınıklığını toplamak

Bu oldukça basit bir olaydır. Öncelikle alanı kendi odaları olarak belirleyin. Gerçek şu ki ergen çocuğunuzun odası çok ender temiz ve düzenli olacaktır. Ama siz odasındaki bir önceki günden kalan yiyecekler ve taşan çöp kovalarının onun sorumluluğunda olduklarını ve temizlenmelerinin gerektiğini inatla ona söylemelisiniz. Odası dağınık olabilir ama siz onun anne ya da babası olarak odasının temiz olmasını isteme hakkında sahipsiniz.

Ayrıca bütün evdense, sadece kendi odasını dağıtması çok daha iyidir. Bu da kıyafet, kitap, sırt çantası, spor eşyaları gibi eşyalarının evin sağında solunda olmasına izin verilmediği anlamına gelir.

İkinci olarak, çocuğunuzdan, kendi odası dışındaki, evin diğer odalarında arkasında bir şey bırakmamasını isteyebilirsiniz. Mesela, eşyalarını toplayabilir, yemek yediği tabağı mutfağa götürebilir.

Eğer çocuğunuz görevlerini yerine getirmezse o, bunları yapmayı öğrenene kadar onun işlerini yapmayı reddetmelisiniz. ”Bir dahaki sefere yapar.’’ diyerek arkadasından topladığınız zaman, o bir dahaki sefer asla gelmeyecektir.

Karşılıksız yapılan işler

Düzenli bir şekilde yapacağı ve karşılığında bir şey kazanmayacağı işler, ergen çocuğunuzun aklını başına getirmek ve dünya üzerinde yaşayan tek canlının kendisi olmadığını hatırlatmak için iyi bir yöntemdir. Bu karşılıksız yapacağı görevi basit ve az sayıda tutmanızda fayda var. Onlardan ellerinden gelenden daha fazla bir şey beklememelisiniz.

 

Ergen çocuğunuzun zor bir dönem geçirdiğini unutmayın, ona destek olun ve onu sevdiğinizi her fırsatta gösterin. İnanın, bu şekilde hem aranızdaki bağ kuvvetlenecek, hem de onun bu dönemi atlatması kolaylaşacaktır.

Gençler İçin Sosyal Ağları Güvenli Hale Getirmek

Bundan 10 yıl önce, sosyal ağların hayatımızın bu kadar içinde olacağını söyleseler inanmazdık. Siz, ister kişisel olarak sosyal ağları hayatınıza dahil etmiş olun, ister olmayın şöyle bir gerçek var; çocuklarınız, sosyal ağların olmadığı bir yaşamı hiç görmediler ve muhtemelen de asla görmeyecekler. Bu durumda sosyal ağlar, çocuklarınız için yararlı olabileceği gibi, bazı zamanlar zararlı da olabiliyorlar. Ama korkmayın, aşağıdaki önerilere uyarak çocuğunuzun arkadaşlarıyla güvenli bir şekilde sosyalleşmesini sağlayabilirsiniz.

Perspektif oluşturun

Facebook’u en doğru kullanma şekli sadece gerçek hayatınızda tanıdığınız insanlarla iletişim kurmaktır. Kullanıcılar bu sosyal ağı, sanal ortamda arkadaşlıklar kurmak amaçlı kullanırlarsa, durum tehlikeli bir hal alabilir. Çocuğunuzla Facebook’ta ne kadar zaman geçireceğini konuşun ve sayfasında bir şey yayınlamadan önce (resim, yorum ya da bilgi) iki kere düşünmesi gerektiğini ona anlatın. Gerçek hayatta söylemeyeceği sözleri, yapmayacağı yorumları burada da yapmaması gerektiğini açıklayın. Diğer bir deyişle ona, bu sanal dünyanın, gerçek dünyasının bir yansıması olması gerektiğini söyleyin, bir alternatifi değil.

Facebook’un güvenlik özellikleri

Facebook’un sözcüsü Nicky Jackson Colaco’ya göre Facebook ekibi için, onu kullanan insanların güvenliğinden daha önemli bir şey yok. Özellikle de genç olan kullanıcılarının. Bu site her ne kadar 13 yaş altı kullanıcılara açık olmasa da, aileler Facebook’a üye olan çocuklarının hareketlerinden ve siteyi nasıl kullandıklarından sorumlu olmalı ve çocuklarını bu konuda eğitmelilerdir.

Facebook, kullanıcılarının hesaplarının ulaşılabilirliğini, istedikleri gibi kontrol etmelerini sağlayan gizlilik özelliklerini bünyesinde bulundurmakta. Ailelerin çocuklarıyla bu gizlilik özellikleri hakkında konuşmaları, beraber bir karar alarak, hesaplarının gizlilik özelliklerini limitlemeleri ve zaman zaman güvenlik ayarlarını tekrar kontrol etmeleri önemlidir.

Sanal zorbalık günümüzün önemli sorunlarındandır. Birçok genç bu duruma maruz kalabiliyor. Böyle istenmeyen durumlar ve rahatsız edilmeleri engellemek için Facebook’un rahatsız olduğumuz durumları rapor etme seçeneği mevcuttur ve şikayet edilen üyelerin hesapları eğer geçerli bir sebepten dolay rapor edilmişse silinmektedir.

Facebook’ta gizlilik ayarları nasıl yapılır?

Gizlilik ayarları, kullanıcıların hesaplarını kimin görüp, kimin göremeyeceğini, kimlerin mesaj atıp, kimlerin atamayacağını, kimlerin arkadaşlık talebi gönderip, kimlerin gönderemeyeceği gibi ayarların yapılmasını sağlar. Küçük yaşta olan kişilerin profilleri Facebook tarafından dışarıdan aramalara otomatik olarak kapatılır.

  • Gizlilik ayarlarına ulaşmak için
  • Facebook sayfanızın sağ üst köşesindeki ‘Hesaplar’ yazısına tıklayın.
  • Gizlilik ayarlarını seçin
  • Buradan istediğiniz gizlilik özelliklerini ayarlayın

Gerçek

Facebook genel olarak güvenli bir sanal ortamsa da bu siteyi yanlış amaçlarla kullanan insanlar da mevcuttur. Bu sebeple, çocuklarınıza şifrelerini daima gizli tutmalarını ve Facebook arkadaşlarını dikkatli seçmeleri gerektiğini mutlaka söylenmelisiniz. Doğru kural; ”Gerçek hayatta tanımadığınız kişilerin arkadaşlık tekliflerini kabul etmeyin” ‘dir.  

Anne babalar çocuklarına paylaştıkları bilgiler ve resimler konusunda dikkatli olmaları gerektiğini anlatmalıdırlar. Adreslerini, telefon numaralarını ve yerlerinin kolayca belli olacağı bilgileri paylaşmamalarının önemi çocuklara anlatılmalıdır.

Birçok çocuk internete koydukları bir bilginin her zaman orada kalacağını kavrayamaz. Bunu, çocuğunuza birinin ismini Google’dan aratarak göstermeli ve bilgilerin orada kaldıklarını görsel olarak anlatmalısınız. Bu, çocuklarınızın kendileri hakkında bir şey paylaşmadan önce iki kere düşünmeleri gerektiğini anlamalarını sağlayacaktır.

Ergen Çocuğunuz İçin Nasıl Pozitif Bir Rol Model Olursunuz?

Ergenler, hayatlarındaki yetişkinleri örnek alırlar. Kafalarındaki sorular için, onlara yol göstermeniz için ve onları korumanız için size güvenirler. Peki, ergenlikteki çocuğunuza nasıl iyi bir örnek teşkil edersiniz?

Sağlıklı olun

Ergen çocuğunuz sizin kendinize zihinsel ve fiziksel olarak iyi baktığınızı bilmeli. Doğru yemek seçimleri ve düzenli egzersiz rutininizle ona iyi bir örnek olun. Vücudunuz hakkında negatif yorumlarda bulunmayın. Buna dikkat etmeniz, çocuğunuzun da kendi vücudu ile ilgili bir güvene sahip olmasını sağlayacaktır.

Konuşmalarınıza dikkat edin

Çocuğunuzun, sizi, alkol, sigara ya da uyuşturucu deneyimleriniz hakkında konuşurken duymasına izin vermeyin.

Çocuğunuza yeni şeyler öğrenme sevgisi aşılayın

Eğitim ve öğrenme konusundaki pozitif yaklaşımlarınız çocuğunuzun da bu konuda pozitif olmasını sağlayacaktır. Sizin eğitimin yararları ve ne kadar önemli olduğu ile ilgili düşüncelerinizi bildiğinden emin olun ve ona her zaman öğrenmeye devam ettiğinize dair somut örnekler verin.

Pozitif bir tavrınız olsun

Negatiflik son derece bulaşıcıdır. Kendinizin zor zamanlarda bile her şeyi yapabileceğinize inandığınızı gösteren bir tavır içinde olursanız, çocuğunuza da pozitif düşünmeyi aşılayabilirsiniz.

Tüm suçu üzerinize alın

Problemler için başkalarını suçlamayın. Basit bir hata ya da birçok hata yaptığınız zaman bunları kabul edin ve düzeltin. Ergen çocuğunuza daha iyi örnekler sunun.

Problemleri olgunlukla halledin

Ergen çocuğunuz gördüklerinden ilham ve ipuçları alır. Aynı şekilde sizin duygusal durumuzu da örnek alırlar. Bu sebeple stres düzeyinizi elinizden geldiğince kontrol altında tutmaya çalışmalısınız.

Her zaman kibar ve saygılı olun

Ergen çocuğunuz başka insanlara nasıl davrandığınızı görecektir. Bu sebeple diğer insanlara karşı her zaman örnek teşkil edici bir şekilde kibar davranmalı ve yardımcı olmalısınız. Özellikle de yaşlı ve engelli insanlara. Eğlence niyetiyle bile olsa insanlara kötü isim takmamalısınız çünkü buna şahit olan ergen çocuğunuz, insanlara saygısızlık yapmanın normal bir şey olduğunu düşünebilir.

Çocuğunuzun stres atması için yöntemler keşfetmesini sağlayın

Bu, hızlı yürüyüşler yapmak ya da dans etmek olabilir. Çocuğunuza stres atması için kullanabileceği yöntemleri öğretin.

Etik davranın

Siz ebeveyn olarak çocuklarınızın davranışları ile ilgili daima bir beklenti içinde olacaksınızdır. Kendinizin de, çocuğunuzdan beklediğiniz standartlarda olduğunuzdan emin olun. Siz dürüst, adil, toleranslı ve şefkatli bir insan mısınız? Eğer cevap hayırsa daha iyi bir insan olmak için çabalayın ve böylece çocuğunuza daha iyi bir rol model olun.

Çocuğunuza inandığı bir değer için harekete geçmesini öğretin

Eğer siz daha önce bir hayır işinde ya da hayır amaçlı bir eylemde bulunduysanız, bu konudaki deneyiminizi çocuğunuzla paylaşın ve bu yaptığınızın neden önemli olduğunu ona açıklayın.

 

En önemlisi, bu zor döneminde her zaman çocuğunuzun yanında olun, ona anlayışlı olmaya çalışın ve onu sevdiğinizi her fırsatta gösterin.

Ergenlik ve Aşk Hayatına Giriş

Gençlerin sevgili olmayı merak etmesi son derece normaldir

Bazı gençler sevgili olmayı diğerlerinden daha erken istemeye başlarlar ve bu son derece normaldir. Kimisi daha erken hazırdır, kimisi değil. Özellikle kızlar, erkeklere göre, bu konuda daha meraklı ve konuşkandırlar ve erkeklerden daha erken olgunlaşmaya başlarlar.

Bundan kaçış yok, ergen çocuğunuz eninde sonunda sevgili olmayı merak edecek ve isteyecek. O gün geldiği zaman bir ebeveyn olarak size de çok iş düşecek, hazırlı olmanızda fayda var!

Gençler nasıl sevgili olunur bilmezler

Bir genç, biriyle flört etmenin kurallarını sınıfta öğrenemez. Evde ise öğrendikleri temel bilgilerdir; birinin kişisel alanına saygı göstermek gibi… Ama asıl bir ilişki için ne gibi fedakarlıklar ve anlayışlar göstermek gerektiğini bilemezler. Bunları zamanla birileriyle çıktıkça ve düzenli bir ilişki esnasında, pratikte yaşayarak öğrenebilir. Siz, ilişkinin gerekliliklerini çocuğunuzla konuşarak, konu üzerinde tartışarak, birlikte olduğunuz kişi ve kendinizi örnek göstererek öğretebilirsiniz. Bu tip konuları açmaktan korkmayın, önemsiz olduklarını düşünmeyin. Böyle şeylerin evde konuşulup öğretildiği bir genç insan ileride kuracağı ilişkilerde daha saygılı olur ve kendi hayatını yine kendi gibi; saygılı insanlarla kurar. Siz de bir ebeveyn olarak bunu istemez misiniz? 

Aileleri, sevgili olmak konusunda konuşan gençler, bu duruma daha hazırlıklı ve daha mutlu bireyler olurlar

Siz, çocuğunuzun mutlu olmasını istersiniz ve unutmayın ki; hayattaki mutluluk, zamanla bulunan bir şeydir. Biliyoruz ki gençler ve onların aşk hayatları ebeveynleri strese sokan bir konu ama siz bu konudaki gerginliğinizi çocuğunuza yansıtmamalı ve sevgili olması ile ilgili limitleri ve kuralları onunla rahatça konuşabilmelisiniz. Rahatlayın ve çocuğunuzla bilgi verici bir konuşma yapın, sonra da hayatının bu evresinin tadını birlikte çıkarın. Bu, aranızdaki ilişkiyi de kuvvetlendirecektir.

Çocuğunuzun da mahremiyete ihtiyacı vardır

Ebeveynler için çocuğunuzun hayatında neler olup bittiğini bilmemek rahatsız edici bir durumdur ama çocuğunuz ergen olup da artık birileriyle çıkmaya başladığında, bir adım geri atmalı ve her şeyi bilmeye çalışmaktan vazgeçmelisiniz. İlk başlarda zorlanmanız çok normal çünkü şimdiye kadar ki ebeveynlik durumunuz değişiyor, artık çocuğunuz büyüyor ve değişim ilk başta insana huzursuzluk verir. Bir diğer yandan da, çocuğunuz sizinle yaşadıklarını paylaşmayı tercih edebilir. Sormak istediği sorular olabilir. Eğer böyle bir durum olursa siz kendinizi onun için her zaman müsait tutun ama bir yandan da her sorusunu kurcalamamanız gerektiğini unutmayın, onun hayatına burnunuzu sokmaya çalışmayın. 

Çocuğunuz hala onun etrafında olmanızı isteyebilir

Gençler ilişki sırasında kendilerini içinden çıkması güç durumlara sokabilirler. Bu sevgili olup, bir yerlere giderken çok sık rastlanan bir durumdur. Böyle durumlar için, çocuğunuz sizi her zaman arayabileceğini bilmeli. Herhangi bir zaman (saat sabahın 5’i bile olsa) herhangi bir yerden onu gidip alacağınızı, herkesin hata yapabileceğini ve onu asla yargılamayacağınızı bilmesi önemlidir. Eminiz ki siz de çocuğunuzun güvende olmasını her şeyden çok istersiniz. Kavga, alkol… vb. bunların hepsi kötü bir randevu deneyimi olabilir.

 

Kısacası; en iyisini umun ama en kötüsüne de daima hazırlıklı olun ve daima genç kızınızın / oğlunuzun yanında olun!

 

Çocuklara Sorumluluk Almayı Öğretmek

Evin yeni kuralları

Çocuğunuza sorumluluk alması ve evde size yardımcı olması gerektiğini nasıl öğretirsiniz? Kendi içinizdeki genci ortaya çıkararak elbette! Evden çıkma yasaklarının kırılması, sürekli mesajlaşmalar ve ”anne, arabanın anahtarını alabilir miyim?” gibi istekler sizi çıldırtmaya başladığında ihtiyaç duyduğunuz cevaplar bu makalede.

Gençlere sorumluluğu öğretmek

Çocuklarınızın yapmaları gereken şeyleri siz söylemeden, yapmaları gerektiği zamanlarda yaptıklarını hatırlıyor musunuz? Elbette hatırlamıyorsunuz, çünkü böyle bir şey hiçbir zaman olmadı!

Kelime dağarcığınızdan “Sana bunu kaç kere söylemem gerekiyor” cümlesini çıkarın gitsin. Şüphesiz siz bu cümleyi yeniden kuracaksınız ancak bu cümlenin yine duyulmayacağından emin olun. Bu yüzden bu tür cümlelerinizi bir kenara koyun. Onlara bir süre için ihtiyacınız olmayacak. İşin üzücü kısmı, kurallar koymak ebeveynliğin dipsiz kuyusu gibidir. Hele ki çocuğunuzun ergenlik dönemindeyse…

Elbette bu, kurallardan tamamen vaz geçmeniz gerektiği anlamına gelmiyor. İşin gerçeği kurallara daha önce olduğundan çok daha fazla ihtiyacınız var. Yalnızca çocuğunuzun, koyduğunuz kurallara uymasını beklemeyin ya da uysa bile çocuğunuzun en yakın arkadaşlarıyla bir kez daha karşı karşıya gelmeye hazır olun: ters cevaplar, kaş çatmalar ve gözlerini devirmeler! Öyleyse, neden zaten uyulmayacak kurallar koyalım? Bunun nedeni basit: evinizde koyduğunuz kuralların çocuğunuz için olduğunu zannedebilirsiniz, ancak bu kurallar aslında sizin yararınızadır. Bu yıllarda, kurallar ebeveynlere yetki, güç ve kontrol yanılsaması verir. Ve bu da en sağlıklı ve faydalı biçimiyle bir inkardır. Bu yüzden devam edin!

Kendi ergenliğinizi nasıl atlattığınızı hatırlıyor musunuz? Kafanız o kadar dikti ki dünya üzerinde başka insanların olduğunu bile fark etmiyordunuz. Her şey sizinle ilgiliydi. Ve işte yine aynı yerdesiniz! Ergenlik döneminde çocuğunuza göre her şey onunla ilgili! Ve bu dönemi yine her şeyi kendinizle ilgili yaparak atlatabilirsiniz. Kendi gençliğinizi dışarıya çıkarma zamanı geldi! Bunu yapabilirsiniz! Gözlerinizi devirme egzersizleriyle başlayın!

Ev işleri ve sorumluluklar

İlk bakışta bu, mükemmel evlilik gibi görünüyor değil mi? Siz çocuğunuzdan bir şeyler yapmasını istiyorsunuz ve o da yapmasını istediğiniz işleri yapmak istiyor. Mükemmel! Ancak yakından bakınca işler hiç de öyle yürümüyor. Siz çocuğunuzun odasını derli toplu, temiz, tutmasını, çöpü çıkarmasını, köpeği gezdirmesini, yemek masasını toplamasını ve çimleri biçmesini istiyorsunuz. Çocuğunuz ise takılmak, dışarıya çıkmak, takılmak, uyumak ve takılmak istiyor. Bu noktada, anlaştığınız tek bir şey var: birisi birisinin hayatını cehenneme çeviriyor.

Şöyle düşünüyorsunuz, yalnızca ondan istediğiniz şeyleri yerine getirse, onu rahat bırakırdınız. O da şöyle düşünüyor, sadece şu “yapman gerekenler” meselesini unutup, onu yalnız bıraksanız ne güzel olurdu!

Ebeveynler çocuklarının ev işlerine yardım etmemelerine mazeret bulma konusunda çok iyidirler. “Bizim kızın ilk önceliği okuluna odaklanmak”, “ah, tabi ki hatırlatmam gerekiyor ama masayı her zaman toplar.” Araştırmalar ve istatistikler gösteriyor ki, ev işlerine yardımcı olan ve ailevi ya da toplulukta sorumluluk alan çocuklar, kendileri ve aileleri konusunda daha mutlu yaşıyor, aile değerlerine karşı daha sağduyulu oluyorlar, özgüvenleri daha yüksek oluyor ve toplum için daha faydalı bireyler oluyorlar. Ebeveynler, bu tür mazeretler bulmaya ve çocuklarının harçlık istemekten başka hiçbir şey yapmadan bütün gün oturmalarına izin vermeye devam ederlerse, çocukları da bu konuda hiçbir çaba göstermeyeceklerdir. Peki, sorumluluğun ne olduğunu bilmedikleri durumda hayatla ilgili ne öğrenecekler? Nankör ve tembel olmayı mı? Bu yüzden çocuğunuza bir iyilik yapın ve onu harekete geçmeye zorlayın. Bahçıvanı gönderin, köpek pisliklerinin birikmesine göz yumun, bulaşıklar lavaboda yığılsın, çocuk bakıcısı ve temizlikçi kadından vazgeçin. Sonra çocuğunuza bu işleri yaptırın. Üstelik hiçbir karşılığı olmadan!

Tamam. Çocuğunuzun ev işlerine yardım etmesi gerektiği konusunda hem fikiriz, peki bunu nasıl başaracaksınız?

Sözlükler “ufak ev işleri” sözcüğüne iki açıklama getirerek, ebeveynlerin ve gençlerin bu konudaki görüş farklılıklarını gözler önüne seriyor. Ebeveynlerin çoğu ufak ev işlerini “rutin işler” olarak tanımlarken, gençler “hoş olmayan zor görevler olarak” görüyorlar. İşte gençler ve ev işleri konusundaki asıl mesele bu: ev işlerini yapmak onlara bir şey kazandırmıyor. Tabi ki “sen de bu evde yaşıyorsan, katkıda bulunacaksın” cümlesini istediğiniz zaman kurabilirsiniz ama emin olun onlar bunu duymayacaklardır. Yapacağınız en iyi şey, işleri kategorilere ayırmak:

  • Çocuklar kendi dağınıklarını toplamak zorundalar.
  • Herhangi bir karşılık olmadan düzenli ev işlerine katkıda bulunmak zorundalar.
  • Bunlardan başka özel işler için ödüllendirilecekler.

Kendi dağınıklığını toplamak

Bu aslında oldukça basit bir kavram. Yine de sorumluluklar verme işinde yeni olan ebeveynler için bunun ilk anlamı odalarından kendilerinin sorumlu olduğudur. Gerçek şu ki çocuğunuz odasının temiz ve düzenli olduğunuz zamanlar çok enderdir. Ancak siz yine de kirli eşyalar, yiyecek artıkları ya da dolmuş çöp kutusu konusunda onunla tekrar tekrar konuşmaktan çekinmeyin. Odaları kirli olabilir ancak ebeveyn olan sizsiniz ve çocuğunuza odasını temiz tutma konusunda ısrar etme hakkına tamamen sahipsiniz.

Ancak tüm evdense yalnızca kendi odasının dağınık olması daha iyi. Bunun anlamı çocuğunuzun kıyafetlerini, kitaplarını, çantasını ve her türlü eşyasını kendi odasından başka bir yerde bırakmasına izin vermemenizdir. Eğer sizin de evinizdeki sorun buysa, çocuğunuz bu programa ayak uydurduktan sonra evinizin ne kadar iyi göründüğünü fark edeceksiniz.

Ortak kullanım alanları ve ev işleri

İkinci olarak, çocuğunuzdan ortak kullanım alanlarınızda kendine ait olan dağınıklıkları da toplamasını istemek geliyor. Örneğin mutfakta, yemek yedikleri tabakları bulaşık makinesine yerleştirebilir, yiyecek atıklarını çöpe atabilirler. Bunu gerçekten yapabilirler! Ve elbette kirli çamaşır meselesi… Çocuğunuza beyazlar-renkliler, yünlüler, narinler konusunda küçük bir ders verebilirsiniz. Yoksa gardıroplarını yenilemek için çokça para harcamanız gerekebilir.

Bu noktada kötü haber adil olmanız ve kendinize düşeni yapmanız gerektiği. İyi haberse, eğer çocuğunuza bu tür sorumlulukları öğretirseniz size çok fazla bir şey düşmeyeceği. En azından meseleyi tamamen kavradıklarında, onların arkasını toplamak zorunda kalmayacaksınız! Eğer sürekli onların dağınıklıklarını toplayıp, bir dahaki sefere kendilerinin bunu yapmasını söylerseniz ne olur biliyorsunuz. Bir dahaki sefer asla gelmez. Eşyalarını oraya buraya dağıtmalarını sizin söylediğinizi ima etmiyoruz, ancak “kendim yaparım daha iyi” fikrinden vaz geçip bir dahaki sefere kendi işlerini kendilerinin yapmalarını sağlamanız herkes için en iyisi olacaktır. Örneğin, çocuğunuzun eşyaları olmaları gerektiği yerde, yani dolabında değilse ona “kıyafetlerini satışa çıkardın sanırım, çünkü eşofmanlarını ön bahçede gördüm” ya da “oturma odasında birkaç parça eşya gördüm, yoksa onları hayır kuruluşuna vermek için mi ayırdın?” diyebilirsiniz. Bu arada gözlerinizi yuvarlamayı sakın unutmayın. Muhtemelen o da gözlerini yuvarlayacaktır, ancak en azından eşyalar olmaları gerektiği yere geri dönecektir. Ve dönmezse, işte o zaman çocuğunuz eski kıyafetlerini satışa çıkarabilir ya da bir hayır kurumuna bağışlayabilirsiniz.

Karşılıksız işler

Karşılıksız düzenli işler genç çocukların kendilerinden daha büyük bir şeyin, bu noktada en azından bir ailenin parçaları olduklarını fark etmeleri açısından oldukça iyi bir yoldur. Bu tür işleri basit ve sayıca az tutun. Onları sıkmak istemezsiniz, fakat yine de küçücük işlerle bile başa çıkamadıklarında şaşırmayın. Bunu bir tartışma konusuna çevirmeyin, ancak öylece sıyrılmalarına izin de vermeyin. Çocuğunuz bunu “dırdır etmek” gibi görebilir, yine de siz bunun yalnızca “hatırlatmak” olduğunu unutmayın.

Ufak ev işleri ve çocuk sayınıza göre yazılı bir liste yapmayı, hatta işleri her hafta dönüşümlü hale getirmeyi tercih edebilirsiniz. “Geçen sefer de ben yapmıştım” ya da “biz değiş tokuş ettik” gibi mazeretlere kanmayın. Karşılıksız ev işleri devredilmez ve ebeveyn olarak kimin ne yapması gerektiğine karar verme gücü elinizde. Bu, abla ya da ağabeyinin yapması gereken işleri, en küçük çocuğunuzun yaptığını görmek istemiyorsanız özellikle önemli bir noktadır.

Gençler için özel işler

Bu vazife aşkı işler için çocuklarınıza bir karşılık vermeli ve kendi dağınıklıklarını topladıkları ya da düzenli ev işlerine katkıda bulundukları zaman, bu işleri ödül olarak idareli vermelisiniz. Bu durum bir süre sonra olağan bir hal bile alabilir. Ancak eğer çocuğunuza verdiğiniz iş için başka birine zaten para ödeyecektiyseniz (arabayı yıkatmak, kar küremek, olukların temizlenmesi gibi) ondan profesyonel bir iş çıkarmasını beklediğinizi hatırlatmanız yerinde olacaktır. İş bittiğinde bu çifte kazanç anlamına gelecektir; çocuğunuzun cebine biraz harçlık girecek ve ‘’günlük işe, günlük kazanç’’ konusunda güzel bir ders öğrenmesini sağlayacaktır. Ah sizi de hesaba katarsak, bu aslında üçlü kazanç demek!

Ergen Çocuğunuzla İyi İlişkiler Kurmanın Yolları

İşte size ergenlik çağındaki çocuğunuzla başa çıkabilmeniz ve onunla iyi ilişkiler kurabilmeniz için birkaç tavsiye:

Beklentilerinizi değişirin

Araştırmalar, beynin frontal corteksinin, insanlar yirmili yaşlarının sonuna ya da otuzlarının başına gelene kadar tam olarak gelişmediğini göstermektedir. Yani ergen çocuğunuzun beyni henüz yapım aşamasındadır. Beynin frontal lobu araştırmacıların ”idari işlevler” adı verdiği şeyin bulunduğu yerdir. Bu bölüm, bizim planlar yapmamıza, dürtülerimizi ve mantığımızı kontrol etmemize yardımcı olur. Gençlere, sanki mantık yürütme, iyi düşünülmüş kararlar verme ve dürtülerini kontrol altına alma konularında yeteneklilermiş gibi davranmak size cazip gelebilir. Ancak işin aslı, onlar henüz bu yetiyi geliştirmemişlerdir. Gençlerin beyinleri, bu dönemde çok önemli bir aşamadadırlar ve çocuğunuz, hayatının bu dönemini atlatma konusunda sizin yardımınıza ihtiyaç duymaktadırlar. Onun, bir yetişkin gibi düşünmesini ve davrasını beklemek yerine, biraz kontrol dışı olabileceğini anlayın ve elinizden geldiğince ona yardımcı olmaya çalışın.

Ona şüpheyle yaklaşmaktan vazgeçin

Gençler korkuyla tıpkı istenmeyen bir arkadaş gibi sürekli başa çıkmak durumundadırlar. Diğer çocuklardan dolayı duydukları korku, ortama uymak korkusu, öğretmenlerin korkusu, alay edilecekleri ya da rezil olacakları korkusu… Tüm bunlara ebeveyn korkusunun da eklenmesini istemezler.

Çocuğunuz, eve geldiğinde, evi tüm bu korkulardan kurtulabileceği bir sığınak olmalıdır. Eviniz kendisini güvende ve korunmuş hissettiği, sevgi ve onay bulabildiği bir yer olmalıdır. Çocuğunuz odaya girdiğinde surat ifadeniz onu görmekten dolayı duyduğunuz mutluluğu ona göstermelidir. Onu, yorgun gözler ve nerede olduğu ya da neler yaptığı konusundaki sorularla karşılamamalısınız. Bu tavrınız, onun yeni bir günle daha mücadele etmek için kendine olan güvenini arttırmakla kalmayacak, aranızdaki ilişkinin olumlu bir tarafa yönelmesini sağlayacaktır.

Empati kurun

Ergenlik çağındayken sizin nasıl hissettiğinizi düşünün, bunu 10’la çarpın ve çocuğunuzun üzerine gitmeyin. Yaşamındaki bu önemli dönemde, neler yaşadığını anlayabilecek birinin ihtiyacını fazlasıyla duyduğunu unutmayın. Herkes anlayışa ihtiyaç duyar, fakat onun buna sizden çok daha fazla ihtiyacı var ve bunu başkasından değil, sizden bekliyor. Eve geldiğinde, ne kadar önemli olursa olsun yaptığınız işi bırakın ve tüm dikkatinizi ona verin. Gözlerinin içine bakın, vereceğiniz cevaba değil, ona ve söylediklerine odaklanın. İnsanların, yalnızca başkalarının kendisini dinlemesine ihtiyaçları olduğunu sık sık duyarız. Gençlerin sorunlarını sizin çözmemize ihtiyaçları yoktur, bunları genellikle kendileri hallederler. Yalnızca ebeveynlerinin, onları dinlemesine ve anlamaya çalışmasına ihtiyaçları vardır. Ergen çocukların genellikle bekledikleri budur ve bunu siz ona vermezseniz, inanın bunun için başkalarını arayacaktır.

Onunla tartışmaktan vazgeçin

Gençler genellikle kendilerini kanıtlama ihtiyacı hissederler. Kendilerini akranlarına, öğretmenlerine ve otomatik olarak size kanıtlama ihtiyacı duyarlar. Bunun sizi üzmesine izin vermeyin ve çocuğunuzla sürekli tartışmaktan vazgeçin. Empati kuran bir ses tonuyla “eminim şöyle hissediyorsun.”, “sence ben olsam ne yapardım?”, “bilmiyorum, sen ne düşünüyorsun?” gibi tek cümleler kullanın. Daha da aksileşip, neden onunla tartışmadığınızı öğrenmek isteyebilir. Çocuğunuza, onu, küçük şeyler konusunda tartışmayacak kadar çok sevdiğinizi söyleyin. Eğer size sunduğu yemi reddederseniz, hem kendinizi hem de onu alakasız şeyler yüzünden tartışmaktan kurtarmış olursunuz.

Sınırları belirleyin ve bunlara uyun

Evinizde yaşayan herkesin, evin işletilmesinin bir parçası olması gerekir. Kimsenin sorumluk almaktan kaçmaya hakkı yoktur. Gençler de buna dahildir. Aile olarak kimin ne yapacağına karar verin. Makul olun! Herkese bir ya da iki gündelik iş verin ve buna odalarını her zaman temiz tutmayı ekleyin.

Çocuğunuz, yapması beklenen şeyleri yerine getirmediğinde, bu konuda onunla tartışmak yerine sonuçlarına katlanmasına izin verin. Görevlerini yapmadığı halde arkadaşlarıyla dışarıya çıkmak istediğinde empati sesinizi bularak “evet, bu kulağa çok eğlenceli geliyor. Ancak bu hafta sana düşen görevlerin hiçbirini yapmadın ve odan darmadağınık. Korkarım, arkadaşlarınla gidemezsin.” deyin. Hemen sizinle bir anlaşma yapmaya girişecektir. Bu durumda da ona “bak ne diyeceğim, görevlerini hallet ve odanı temizle, o zaman onlarla dışarıya çıkabilirsin.” diyebilirsiniz. Bu düzene uyun. Aile planınıza bağlı kalıp, kendine düşen sorumlulukları yerine getirmediğinde hemen kızıp öfkelenmeyin. Sabırlı olun. Durumu kontrol altına almanız için bir fırsat mutlaka doğacaktır. Empati kurarak ve “… yapar yapmaz” yaklaşımıyla durumu etkili bir biçimde, iki taraf için de kazançlı bir konuma sokabilirsiniz. Böylece kimsenin kızgın olmasına gerek kalmaz.

Ayrıca çocuğunuza sınırlar içinde seçenekler sunun. Bu ona hayatının kontrolünün kendisinde olduğunu hissettirecektir. “Önce ödevlerini mi bitireceksin yoksa ev işlerini mi?”, “Eve 10:30’da mı döneceksin yoksa 11:00’de mi?”. Bu sınırlar, kendi kararlarını alması açısından yeterli güveni verecektir. Dışarıya çıkma gibi bir yasağı kırdığında yine anlayışlı bir şekilde duruma uygun sonuçlara başvurun.

Onu onurlandırın ve ona saygı duyun

Çocuğunuza karşı her zaman onurlu ve saygılı bir biçimde davranın. Çocuğunuza sürekli bağırmanız, onun duygularını incitir ve yetişkin olduğunda kendine karşı güvensiz olmasına neden olur. Hiç kimse (siz de dahil) küçümsenmek istemez. Kendinizi onu asla küçümsememe, hafife alma ya da onunla alay etmeme konusunda eğitin. Onun düşüncelerine saygı duyun ve bunları öğrenmeye çalışın. Arabada yalnızca ikiniz varken, onun en sevdiği radyo kanalını açın. Spordan hoşlanıyorsa, maçlarına siz de gidin. Müziği seviyorsa, kursa gitmesi için onu teşvik edip kurs parasını ödeyin. Herhangi bir başarı kazandığında kutlamak için tüm aileyi yemeğe çıkarın. Bunlar çocuğunuzla aranızda uzun süreli ve sağlıklı bir ilişki kurabilmeniz için kolay ve eğlenceli şeylerdir.

Evinizi onun arkadaşlarına açın

Çocuğunuz, takılmak ve zaman geçirmek için yer arayabilir. Bu konuda ona destek olun. Ona, sağlıklı atıştırmalıklar hazırlayın, müziği açmasına izin verin ve ihtiyaç duyduğunda yanında olduğunuzu hissettirin. Eğer, çocuğunuz, kızlı erkekli bir grupla gelip, odasında vakit geçirmek isterse, endişelenmeyin. Gençler bu dönemlerde genellikle anlam yüklü platonik ilişkiler kurarlar. Bu onların seks yaptığı anlamına gelmez. Aslında kafanızı bir anlığına çevirdiğinizde çocuğunuzun (özellikle de grup arasında) seks yapacağını düşünmek oldukça haksız bir şey olur, sizce de öyle değil mi? Bu tür konularda çocuğunuzla açık bir iletişiminizin olması, sorunların üstesinden kolaylıkla gelmenizi sağlayacaktır.

Birkaç tavsiye daha:

  • Unutmayın, çocuğunuz sizden nefret etmiyor. Gençlerin hayatı oldukça meşgul olabilir. Çocuğunuzun yaşamının artık sizin etrafında dönmediğini unutmayın. Bu artık size ihtiyacı olmadığı anlamına gelmiyor. Tam tersine çocuğunuz bu dönemde size hiç olmadığı kadar ihtiyaç duyuyor.
  • Bir ebeveyn olarak çocuğunuzun artık sizin küçük kızınız ya da oğlunuz olmadığını anlamanız gerekir. O artık birilerinin en yakın arkadaşı, aşık olduğu kişi, kız ya da erkek arkadaşı. Onun artık bir itibarı, dostları ve düşmanları var. O bir öğrenci, araba kullanmayı öğreniyor, üniversiteye gitme hayali kuruyor.
  • Sizin ona karşı tutumunuz, her zaman kollarınızın ona karşı açık olduğu bir tutum olmalıdır. Onu evde hoş karşılamanız, arkadaşlarını ağırlamanız, konuşmaya ve yaşam karşısında heyecanlı olmaya teşvik etmeniz gerekiyor.

Ailenize karşı tutumunuz sizin aslında kim olduğunuzu yansıtır

Onunla katı kurallar dışında bir iletişim kurarsanız, olaylara onun açısından bakarsanız, hayatıyla gerçekten samimi bir şekilde ilgilenirseniz, her zaman en kötüsünü düşünmezseniz, gününün nasıl geçtiğini soracak kadar bile ona zaman ayırırsanız, onunla herhangi bir sorunları olduğunda sizinle konuşacak kadar açık ve olumlu bir ilişki kurabilirsiniz. Katı ve sevimsiz olmanız, onları uyuşturucu, alkol ya da seksten uzak tutmayacaktır. Bu sadece hayatlarının bu taraflarını sizden saklamak için çok daha fazla çaba harcayacakları anlamına gelir. İletişim yollarını açık bırakırsanız, olumlu ve düşünülmüş seçimler yapmalarına yardımcı olmak için yanında olabilirsiniz.

Ergenlik dönemindeki çocuğunuza bağırmamanız çok önemlidir. Bunun kimseye faydası dokunmaz ve sadece aranızdaki iletişimi belki de sonsuza dek kaybetmenize yol açar. Çocuğunuz yapmaması gereken bir şey yaptığında, onunla bir yetişkin gibi konuşmak ve yaptıklarının sizi neden üzdüğünü ve sonuçların neler olacağını sakin ve mantıklı bir şekilde açıklamanız büyük fark yaratacaktır.

Birkaç uyarı:

Sınırları belirleyin; Çocuğunuzun sizi ezip geçmesine izin vermeyin, ancak aşırı korumacı da davranmayın.

Eğer çocuğunuz size “beni hiç dinlemiyorsun.” diyorsa, muhtemelen bunu hissettiği için böyle söylüyordur. Bu konuda onunla oturup ciddi bir şekilde konuşmanız gerekir. Onun bu “beni hiç dinlemiyorsun.” hislerini giderip, size yeniden güvenmesini sağlamalısınız. Ayrıca hem ona hem de kendinize bundan sonra söyleyeceklerini dinleyeceğiniz konusunda söz vermelisiniz.

 

Çocuğunuz zor bir dönemden geçiyor ve size gerçekten ihtiyaç duyuyor. Tek yapmanız gereken, onu anlamaya çalışmak ve onu sevdiğinizi göstermek.

Çocuklarınıza Karşı Yapmamanız Gereken Hatalar

Kötü ebeveynlik nedir?

“Kötü ebeveynlik”, genç çocuklarının mutlu ve başarılı birer yetişkin olmalarına yardımcı olacak biçimde ebeveynlik yapmayan kişileri tanımlamak için kullanılmaktadır. Bu kişiler, diğer sorumluluklarıyla o kadar meşguldürler ki, aktif ve etkili bir ebeveyn olmayı öğrenmek için gerekli zamanı bulamazlar. Ebeveynliğin büyük bir angarya olduğunu düşünüp üzerine düşmezler. Ya da en kötü ihtimalle, iyi ebeveynlik yapmayı umursamayan kişilerdir. Her ne kadar bütün ebeveynlerin çocuklarına karşı en azından iyi niyetli bir çaba gösterdiklerini düşünmek istesek de, durum her zaman böyle değildir.

Ayrıca tanıdıklarınızda bu “kötü ebeveynlik” alışkanlıklarının olmadığını ve kendinizin de bu davranışlarda bulunmadığını düşünmek istersiniz. Ancak hepimiz insanız, hata yapabilirsiniz ve kendinizi bu tür kötü davranışlar sergilerken bulabilirsiniz. Şunu unutmamak gerekir ki; Bu kötü davranışlarınız, iyi bir ebeveyn olma hedefinizde, araya girdiğinde yetişkinliğe geçiş yapan genç çocuğunuza gerçekten zarar verebilir. İyi haberse kendinizi bu kötü davranışları sergilerken bulduğunuzda, bunları değiştirebilirsiniz.  İşte bu, adı “iyi ebeveynlik” olan yeni bir ebeveyn olma biçiminin öğrenilme şeklidir! Aşağıda sizin için en çok yapılan kötü ebeveyn hataları ve bunları düzeltmeniz için tavsiyeler verilmiştir.

Sürekli bağırarak konuşmak

Sabrınızın taşması ve sesinizi yükseltmeniz anlaşılabilir de olsa, sürekli bağıran ve “odana git” cezasını çığlıkla vermeye çalışan bir ebeveyn kötü bir ebeveyndir. Her zaman açık ve etkili olması gereken disiplin şekilleri, çocuklarınız büyüdükçe değişime uğrar. Ergenlik dönemindeki çocuğunuzla konuşurken ya da tartışırken, tepki yerine sorunu çözmeye yönelik cevap vermeye ve onu, sorumluluk ve hatalarını sahiplenmesi için yönlendirmeye çalışın. Yüksek ses dinleyicinin yani çocuğunuzun size karşı tamamen kapanmasına neden olacaktır, bu yüzden gerçekten bağırmanız gerektiğini hissediyorsanız, bir adım geri atıp, konuşmanıza mola vermeye gayret edin.

Ergen çocuğunuzun hayatına dahil olmamak

Ergenlik dönemindeki çocuğunuzun hayatına dahil olmamanız kötü bir ebeveynliktir. Çocuğunuzun hayatına dahil olmak, onun nerede ve kimlerle takıldığını bilmekten fazlasıdır. Bu, çocuğunuz dışarıda zaman geçirirken neler yapmaktan hoşlandığını bilmektir. Ancak, bir ebeveyn, çocuğunun basketbol oynamaktan hoşlandığını ve okullar arası şampiyonluk için spor salonuna gittiğini bilirse, çocuğunun hayatında neler olup bittiğinden haberdar kalabilir. Onunla sohbet ettiğinizde bu onun güveninin pekişmesini ve aranızdaki ilişkinin güçlenmesini sağlayacaktır. Onun basketbol oynamak için başka seçenekler bulmasına yardımcı olduğunuzda, belki de sizin de bir maça gelip onu izlemenizi isteyecektir. Çocuğunuzun, iki taraflı kazanç sağlayan durumlar yarattığını bilmek, ona, başarılı bir hayata gitme konusunda daha da iyi kılavuzluk etmenizi sağlar.

Çocuğunuzun arkadaşı olmaya çalışmak

Gençlerin iyi arkadaşlıklar kurabilecekleri akranları vardır ve hayatlarının o kısmını doldurmak için ebeveynlerine ihtiyaçları yoktur. Onların yalnızca, sizin iyi birer ebeveynler olmanıza ihtiyaçları vardır. Bunun anlamı, onlara karşı sevgi dolu, nazik, adil ve istikrarlı olmanız gerektiğidir. Bir ebeveynin çocuğunun arkadaşı olması ya da olmaya çalışması, iki tarafın arasındaki ilişkiyi zedeleyecektir, bu yüzden bu hatadan kesinlikle kaçınmalısınız.

Genç olmanın nasıl bir şey olduğunu unutmak

Herkesin yaşamında stres var. Gitmesi gereken bir işi, bakması gereken bir evi, yapması gereken günlük ev işleri ve sorumlulukları var. Ebeveynler olarak yerine getirmeniz gereken sorumluluklarınızla fazlasıyla meşgul olup, çocuğumuzun hayatında da ona üzüntü ya da neşe veren şeyler olduğunu unutmamamız gerekir. Siz, çocuğunuzun akşam yemeği için masayı kurmanıza yardım etmesini umarken, onun en yakın arkadaşından gelecek mesajı beklemesi, sizin için önemsiz görünebilir, ancak bu onun için önemlidir. Çocuğunuzun belli bir vakitte yatakta olmasını isteyebilirsiniz, fakat öğretmenlerinin çok fazla ödev vermiş olması onun suçu değildir. Gençlerin de sorumlulukları, stresleri ve halletmeleri gereken işler vardır. Bu onların her konuda haklı oldukları anlamına gelmese de, ebeveynlerin çocuklarına karmaşık ergenlik labirenti yoluyla kılavuzluk etmek zorunda olduklarını unutmamaları gerekir.

Kendi seçimlerini yapmasına izin vermemek

Ebeveynlerin bazen bir adım geri çekilip, çocuklarının hata yapmalarına izin vermeleri gerekir. Eğer durumu önceden kontrol altına alırsanız hatalarından ders çıkaramazlar. 12-17 yaşlarındayken, çocuklarınızın hatalarını düzeltmek yerine, geri çekilip onları izlemek, 19 yaşına geldiğinde yaptığı her yanlış için kumbaraya bir lira atmasını söyleyerek, ona bir şeyler öğretmekten çok daha kolay olacaktır.

Tehlikeli ve zararlı alışkanlıklarına göz yummak

Gençler hata yaparak, başlarını uyuşturucu, alkol, cinsel davranışlar, kavga çıkarmak ve bunun gibi kötü durumlarla belaya sokabilirler. Bu tür riskli davranışlar, çocuğunuzun hayatında gerçek birer sorun haline gelebilir ve onu başarı yolundan alıkoyabilir. Bir ebeveynin çocuğuna ihtiyacı olan mahremiyeti sağlaması her ne kadar önemli olsa da, onları bu tür riskli meselelerden uzak tutmak için gözetmeniz gerekir. Genç çocuğunuzun evin içinde bazı sınırlara ve kurallara ihtiyacı vardır. Onun istediği her şeyi yapmasına izin vermeniz kontrolü kendi ellerine almalarına ve sizin artık hiçbir şekilde ona ebeveynlik yapamamanıza neden olur. Bunun anlamıysa, onun hayatında ulaşabileceği her tür başarıya ulaşması şansının tamamen yok olmasıdır.

 

Ergenlik çağındaki çocuğunuzu anlamaya çalışmak ve iyi bir ebeveyn olmak için elinizden geleni yapmak, onun gelişimi ve mutluluğu açısından çok önemlidir. Sizde sağlıklı ve mutlu bireyler yetiştirmek istiyorsanız, mutlaka bu tavsiyelere uyun ve çocuklarınız için en iyisini yapın.