Çocuklarda İnatlaşma İle Başa Çıkmanın Yolları

Çocuk gelişiminin belli bir evresinde görülmesi gereken özelliklerin biri de; her olumsuz talebe olumsuz karşılık verme, yani inatlaşma dönemidir. Psikolojik gelişim döneminde bağımsızlaşma ve kendine güven kazanma duygusuyla çocuk varlığını kabul ettirmek için çevreden gelen uyaranlara karşı direnir. Bu, gelişiminin en doğal parçasıdır. Çocuk, bu dönemde kendi varlığını hissettirmeye, kabul ettirmeye çabalar.

Bağımsız birer birey olduklarının farkına varmaya başlamaları ve dünyayı keşfetme merakları bu inatlaşma sürecini tetikler. Çocuklar anne-babaları ve çevresindekiler ile ayırım yapmaksızın her zaman ve her konuda çatışmaya girebilirler. Çocukların bir inatlaşma nöbeti süresince fikir değiştirdiğine tanık olabilirsiniz. Bazen, neyi isteyip neyi istemediğini bile anlayamazsınız. Örneğin, acıkmıştır ama evdeki yemeği yememekte direnir, istediği yemeği yaparsınız yemek istemez. Alışverişe çıkarsınız istediği ve aldığı çikolata ya da cips… gibi şeyler için bile ben bundan istememiştim ötekinden al diye tutturur, siz daha başka şeyler alırsınız başka bir bahane bulur vs. İnatlaşma karşılıklıdır, çocuk inatlaşırken bunu tek taraflı yapıyor olamaz. Birinizden biri yenik düşene kadar inatlaşma devam eder başka bir deyişle; siz pes edene kadar sizinle çatışmaya devam edecektir.                                      

İnatlaşma sürecinde; size kendisinin bağımsız bir birey olduğunu, kendi tercihlerini kendisinin yapabildiğini kanıtlamak istemektedir. Pek çok anne-baba bunun farkında olmadığı için çocuklarıyla gereksiz yere çatışmaya girer ve kendilerini de çocuklarını da yıpratırlar. Yaşanan inatlaşma süreci, anne-baba ve çocuk arasındaki bir iletişimsizliğin başlangıç noktası olabilir ve bir kısır döngüyle son bulabilir. Hatta bazı çocuklar bunu bir alışkanlık haline getirirler, daha ileriki yaşlara da taşırlar.

Bu dönemi atlatmanın temel yolu; çocuğunuzun neler yapabildiğini – yapmadığını bilmek ve bu becerilerini kullanması için sürekli onu yönlendirmektir. Bu yolla kendi becerilerini fark eden çocuk, özgüven kazanacak ve aileye karşı da güven duygusu artacaktır.

Çocuğunuzla çatışmaya girdiğinizde yapmanız gerekenler şöyle sıralanabilir;

1. İnatlaşma sürecinde; ağladığında ya da öfkesini kontrol edemediği durumlarda çok ilgilenmiyormuş gibi görünün ve ona “Sen sakin olunca konuşalım, sen böyle ağlarken – bağırırken seni anlamıyorum” diyerek hem kendinize hem de çocuğunuza düşünmek için zaman tanıyın. Bir süre sonra yeniden istediğini elde etmek konusunda sizinle inatlaşmaya başlarsa hiç tepki vermeyin. Birkaç denemeden sonra vazgeçecektir.

2. Her şeyden önce bu durumda soğukkanlılığınızı korumaya çalışın. Derin bir nefes alın ve içinizden “O sadece bir çocuk” deyin. Öfkeli bir tavır takınmayın, yumuşak ve uzlaşmacı bir ses tonuyla konuşmaya özen gösterin.

3. İstediği şeyi neden yapamayacağınızı basit bir şekilde açıklayın ve bu açıklamayı yaparken mutlaka bu durumdan dolayı ne kadar üzgün olduğunuzu belirtin. Onun istediği şeyi sizin de istediğinizi ama koşulların buna izin vermediğini söyleyin. Duygularını paylaştığınızı bilmek onu hem rahatlatacak, hem de sizi ona karşı sürekli engeller koyan bir yetişkin olarak görmesini engelleyecektir.

4. Ona kararlı ve tutarlı, fakat mutlaka sevecen bir tavırla yaklaşın. Önce “Hayır” dediğiniz bir şeye sonradan “Evet” derseniz çocuğunuz bunu size karşı sürekli kullanmaya başlayacaktır. Çocuğunuzun her şeyine “Evet” dememeyi ve her istediğini yapmamayı öğrendiğinizde çocuğun inatlaşmaları daha az görülecek ve yaşanan çatışma kısa bir sürede çözülecektir.

5. Çocuğunuz her şeye rağmen sizinle inatlaşmaya devam ediyorsa, dikkatini istediği şeyden başka bir noktaya çekmeye çalışın. Bu bir çizgi film, bir kuş, bir kedi, sevdiği bir yiyecek veya oyun vb. herhangi bir şey olabilir.

6. Çocuğunuz sakinleşene kadar ilgisini çekebilecek değişik alternatifler deneyebilir – seçenekler sunabilirsiniz. Ona sadece “Dur – Yapma” demeniz onu daha da gerginleştirecektir. Bunun için alternatiflerden yararlanarak “ Onu yapamazsın ama şunu yapabilirsin” diyebilirsiniz. Çeşitli yönlendirmeler sonucu; bağımsız bir birey olarak tanıdığınızı, onun kararlarına saygı duyduğunuzu düşünecektir. Kendisiyle ilgili kararları verebildiğini ve onun seçimine öncelik tanındığını düşünerek inatlaşmaktan vazgeçecektir.

KAYNAKÇA

Yavuzer, Haluk.(1993). Çocuk Psikolojisi. Remzi. İstanbul.

Oktay, Ayla. (2000). Yaşamın Sihirli Yılları. Epsilon. İstanbul.

Sargın, Nurten. (2001). Çocuklarda Ruh Sağlığı. Nobel. Ankara.

Pantley, Elızabeth. (2004). Çocuğunuzla İşbirliği Yapabilme. HYB Yayıncılık. Ankara.

Ders Çalışmayı Sevmeyen Çocuğunuzu Teşvik Etmenin Yolları

Problemi teşhis edin

Ders çalışmayı sevmeyen çocuklarda ilk yapılacak şey problemin neden kaynaklandığını bulmaktır. Bir şeyleri hatırlamakta mı zorlanıyor yoksa konudan mı keyif almıyor? Sorunu bulduktan sonra çözmesi çok daha kolaydır.

Gerçek hayatla bağlantı kurun

Çoğu zaman çalışılan dersin hayatla pek de bir alakası yoktur. Bu nedenle çocuklar, o dersin neden bu kadar önemli olduğunu anlamazlar. Ona, çalıştığı dersin gerçek hayata olan etkisini göstermeli ve dersin daha mantıklı hale gelmesini sağlamalısınız.

Eğlenceli hale getirin

Ders çalışmak pek de eğlenceli değildir ve bunu daha eğlenceli hale getirmek çocuğunuzun ilgisini arttıracaktır.

Çalışmanın pozitif yanlarını gösterin

Ders çalışmanın çok da belli olmayan, pozitif etkilerini ona gösterin. Çocuğunuz yaptığı dersin hangi yönünü kuvvetlendirdiğini anlarsa daha istekli olur.

Eğlenceli sunum

Bazen, sıkıcı derslerin sebebi sunum şekilleridir. Dersi daha eğlenceli bir sunumLa ilgi çekici hale getirebilirsiniz. Mesela, tarih dersinde onu tarihi bir yapıya götürün.

Etkileşim önemlidir

Etkileşim, çalışılan konuyu hatırada tutar. Müze gezmek, kitaptakini çalışmaktan daha hafızada kalıcıdır.  

 

Sabırlı ve hoşgörülü olun!

Mükemmel Bir Anne Olacağınızı Gösteren İşaretler

Sabırlısınız

Çocukları çok seviyorsunuz ama sizin sabrınızı zaman zaman sınadıkları da bir gerçek. Çocuklar, sabrınıza ve sevginize ihtiyaç duyarlar. Zaman zaman sabırlı olmak çok önemlidir.

Sınırları çizmeyi biliyorsunuz

Çocukların sınırlara ihtiyaçları vardır. Bu, onların güvende olmasını sağlar.

Düzenli ve yerleşiksiniz

Düzenli, yerleşik bir ev, çocukların büyürken en çok ihtiyaç duydukları şeydir. Hayatınızda bir düzen olması çok önemli.

Sorumluluk sahibisiniz

İyi bir anne olmanın ilk şartlarından biri sorumluluk sahibi olmaktır. Çocuğunuz sizin birinci önceliğiniz olmalı.

İnsanlar size çocuklarla ne kadar iyi anlaştığınızı sık sık söylüyorlar

Bu konuda iltifat alıyorsanız bunun kesinlikle doğru olduğunu bilmelisiniz.

Çocuklarla deneyimleriniz oldu

Eğer daha önce hiç çocuk ve bebeklerin etrafında olmadıysanız üzülmeyin, bu kötü bir anne olacağınız anlamına gelmez ama çocuklarla önceden tecrübe sahibi olmak size yardımcı olacaktır. Yeğenlerinizle ya da arkadaşlarınızın çocuklarıyla daha sık vakit geçirmeye özen gösterin.

 

Unutmayın anne olmak dünyadaki en güzel duygudur!

Kızınızın Ergenlikle Başa Çıkmasına Yardımcı Olun

Sorularını anlayışla karşılayın

Kızınızın size soru sormaktan çekinmemesi ve rahatça soru sorabilmesi önemlidir. Ona, sormak istediği sorular varsa memnuniyetle cevaplayacağınızı söyleyin. Sorunları için size gelmesini bekleyin, siz onu sizinle bir şeyler paylaşsın diye zorlamayın.

Kendi yöntemiyle halletmesine izin verin

Kızınız sizden farklı, kendine has bir insan. Çözüm yolları ve yöntemleri sizinkinden farklı olacaktır ve bu çok doğaldır. Ergenlikle kendi bildiği yöntemle başa çıkmasına izin verin. Bu dönemde kendi kabuğuna çekilmek de isteyebilir.

Tercihlerine saygı gösterin

Kızınızın kendi düşüneleri ve tercihleri olacak. Sizden farklı yöntemleri tercih edebilir. Sağlıksız bir şey yapmadığı sürece onun tercihlerine saygı gösterin.

Eğlenceli yanlarını kaçırmayın

Ergenlik, genç kızlar için büyük değişiklikler olan bir dönemdir. Her anı onun için keyifli olmayacaktır ama bu, hiç eğlenceli yanları olmadığı anlamına da gelmez. Bu dönemde, kızınızın kadınlığa geçmesini eğleneli şeyler yaparak kutlayın. Alışverişe çıkın, pediküre gidin, beraber vakit geçirin.

Bunun hakkında konuşun

Kızınızın ergenlikle başa çıkmasına yardımcı olmak için yapabileceğiniz en iyi şey, onunla bu dönem hakkında konuşmaktır. Böylece, bu süreçte nelerle karşılaşacağı hakkında bilgi sahibi olur ve değişimler onu şok etmez. Bu konuları konuşmanın en iyi yolu açık ve net olmak, lafı dolandırmamaktır.

Beraber kitap okuyun

Beraber ergenlikle ilgili kitaplar okuyun. Kızınız bunu tercih etmiyorsa ona ergenlik hakkında kitaplar alabilir ve sormak istediği bir soru olursa size çekinmeden gelebileceğini söyleyebilirsiniz.

Açıksözlü olun

Ergenlik dönemiyle ilgili tavrınız, kızınızın da bu dönemdeki tavrını etkileyecektir. Ergenliğin getirdiği değişimleri birer tabu yapmayı, hayatının bu evresinin de doğal bir evre olduğunu ona hissettirin ve istediği zaman sizinle rahatça konuşabileceğini bilmesini sağlayın.

 

Unutmayın, ergenlik her insanın mutlaka yaşaması gereken bir dönemdir. Bu dönemde insanların isyankar olması, içine kapanması, yalan söylemesi normaldir. Ergenlik ne kadar iyi yaşanırsa, olgunluğa geçiş o kadar çabuk olacaktır. Kızınıza bu dönemde destek olun!

Çocuğunuza Paylaşmayı Öğretmenin Yolları

Zaman ayırın

Çocuklar en iyi, yanlarında onlara yardımcı olan bir yetişkin varken öğrenirler. Çocuğunuza oyuncaklarını çıkartması için yardım edin ve onları odaya serin. Böylece oyuncaklarla beraber oynayabileceğiniz bir alanınız olur.

Örnek olun

Oyun sırasında çocuğunuzun kontrollü olması çok önemlidir. Eğer siz, o lego oynasın isterken mobilyalara tırmanıyorsa siz kendiniz legolarla bir kule yapmaya başlayın. Çocuğunuz, sizin yaptığınızı görecek ve size katılmak isteyecektir.

Mola verin

Eğer çocuğunuz paylaşmayı reddediyorsa oyununa ara verdirip bir köşeye çekmeli ve yaptığının kabul edilemez olduğunu ona anlatmalısınız. Oyundan uzaklaştırılmak sizinle daha işbirlikçi olmasına neden olacaktır ve sonra tekrar keyif aldığı yere geri dönmek de ona doğru hareketlerin ödüllendirildiğini gösterecektir.

Hayati beceriler

Oyun oynarken paylaşmasını bilmek çocuğunuzun ileri hayatında da kullanacağı yetenekler kazanmasını sağlar.

Sakinlik

Paylaşmanın önemini çocuğunuza anlatırken sakin kalmak ve rahatlatıcı bir tonda konuşmak başarının anahtarıdır. Paylaşmanın nasıl bir şey olduğunu ve bunun pozitif etkilerini çocuğunuza aşılrken bu ses tonu size başarı getirecektir.

Pozitif olun

Çocuğunuza neyi yapmamasını istediğinizi söylemek yerine, neyi yapmasını istediğinizi söyleyin. Çocuklar pozitif sözcüklere daha olumlu tepki verirler. ‘Oyuncağı arkadaşının elinden alma’ demek yerine ‘ Eda’ya oynaması için oyuncağını verir misin lütfen’ demek çok daha iyi bir etki yaratacaktır. Paylaştığı zaman ise çocuğunuza bunu takdir ettiğinizi belirten bir cümle kurmayı ihmal etmeyin.

 

Çocuğunuzun sosyal davranışlarında ciddi problemler gözlemliyorsanız bir uzmana başvurmanızı tavsiye ederiz!

Düşük Hakkında Bilmedikleriniz

Düşük, sandığınızdan çok daha sık karşılaşılan bir durumdur

Hamileliklerin %15’i düşükle sonuçlanır.

Düşük, hamileliğin başlarında gerçekleşir

Hamileliğin ilk 20 haftası içinde bebek kaybedilirse buna düşük denir. Çoğu düşük, hamileliğin ilk 12 haftasında gerçekleşir. 20 haftalıktan sonra kaybedilen bebeklere ölü doğum denilir.

Düşük yaptığınızın farkına varamayabilirsiniz

Hamile kaldığınız ilk 10 gün içinde bebeğinizi kaybedebilir, bunun farkına bile varmayabilirsiniz. Düşüğü adet kanaması sanan pek çok kadın vardır.

Annenin suçu değildir

Pek çok düşük, genetik anomalli nedeniyle olur. Bunu önlemenin bir yolu yoktur.

Yaşı ilerlemiş kadınların düşük yapma ihtimalleri daha yüksektir

Kadınlar yaşlandıkça düşük yapma riskleri artar. Bunun nedeni, yumurtaların genetik anomalilerin artmasıdır.

Kilonuz durumu etkiler

Aşırı zayıf ya da fazla kilolu olmak düşük yapma riskini arttıran faktörlerdir. Obeziteden dolayı sıkça görülen diyabet de, kontrol altına alınmadığında, düşük riskini arttırır.

Sigara içmek de risk faktörüdür

Sigara içen kadınların düşük yapma ihtimalleri daha fazladır.

Seks neden değildir

Hamileyken seks yapmak düşüğe neden olmaz.

Bir kez düşük yapmak her zaman düşük yapacağınız anlamına gelmez

Düşük yapmış pek çok kadın sonradan bir ya da daha fazla çocuk sahibi olabilmektedir. Doktorlar, 2 ya da daha fazla sefer üst üste düşük yaşanmadığı takdirde bunu bir problem olarak görmezler.

Düşük sonrası yas tutmak normaldir

Düşükten sonra kayıp hissi yaşamak son derece doğaldır. Anne adayları, bebeklerinin ultrasonunu görmemiş olsalar bile bu hissi yaşayabilirler. Düşükten dolayı mutsuz ve üzgünseniz sevdiklerinizden ya da bir uzmandan yardım alabilirsiniz.

 

Sağlıklı bir hamilelik geçirmek için mutlaka bir kadın-doğum uzmanına başvurmanızı tavsiye ederiz.

Sıcak Havalarda Rahat Bir Hamilelik Geçirmek İçin Öneriler

Su için

Vücudunuzu susuz bırakmamanız önemli. Her gün yeterince sıvı aldığınızdan emin olun ve susuz kalmanın hem sizin hem de bebeğiniz için çok zararlı olduğunu unutmayın. Suyunuzu daima yanınızda bulundurun.

Ayaklarınızı yukarı kaldırın

Ayaklarınızın şişmesi son derece normal, özellikle de son 3 ayınızda. Sıcak havalarda iyice şişen ayaklarınızı rahatlatmak için onları yukarı kaldırarak dinlenin ayrıca sodyum alımınızı azaltmak da size yardımcı olacaktır.

Klima kullanın

Normalde kullanmayı tercih etmiyorsanız bile bu yaz klima kullanın.

Havuzun keyfini çıkartın

Sıcak bir günde sizi rahatlatacak şeylerden biri de havuzdur. Eğer böyle bir imkanınız varsa mutlaka havuza gidip serinleyin.

Kapalı alanlarda kalın

Günler ısındıkça daha az dışarı çıkın. Evde yapabileceğiniz pek çok eğlenceli şey olduğuna eminiz!

Kıyafetlerinizin kumaşlarına dikkat edin

Giydiğiniz kıyafetin kumaş cinsi sizi etkiler. Polyester ve suni ipekten uzak durun ve pamuklu kıyafetlere yönelin.

Gebeliğinizin kaçıncı haftada olduğunu öğrenmek için gebelik hesaplama aracını kullanın!

Bebeğinizle Uçak Yolculuğu Yapmanızı Kolaylaştıracak İpuçları

Puset ya da kangurunuz yanınızda olsun

Bebeklerle uçmak, tek başınızaysanız, çok zordur. Sadece iki kolunuz ve çok işiniz vardır. Bebek taşıyıcı/kangurunuzu yanınıza alarak iki kolunuzun da boşta olmasını ve ihtiyacınız olan şeylere daha kolay ulaşmanızı sağlarsınız. Eğer bebeğiniz kucağınıza alamayacağınız yaştaysa bebek arabanızı mutlaka yanınızda bulundurun.

Bebeğinizin uyku düzenine uygun bir uçuş alın

Eğer mümkünse, uçağınızın saatini bebeğinizin uyku saatine denk getirin. Böylece bebeğiniz uçuş boyunca uyuyabilir ve siz de sakin bir yolculuk geçirebilirsiniz.

Kalkış ve iniş süresince bebeğinize emebileceği bir şeyler verin

Kalkış ve inişlerdeki basınç değişimi bebeğinizi rahatsız edebilir. Bunu engellemek için kalkış ve inişte bebeğinize emzik, biberon gibi şeyler vererek kulaklarının basınçtan etkilenmesini sağlayabilirsiniz.

Eğlenceli bir şeyler getirin

Bebekler ve çocuklar kolayca sıkılırlar. Uçakta bunu engellemek için bebeğinizin ilgisini çekecek oyuncakları yanınızda bulundurun. Bütün oyuncakları bir anda vermek yerine sırayla verin ki sıkıldıkça dikkatini yeni bir şeye odaklayabilesiniz.

Yardım istemekten çekinmeyin

Hostesler size yardımcı olmak için uçaktalar. Eğer ihtiyacınız olursa yardım istemekten asla çekinmeyin.

Her şeyi planlayın

Uçakla seyahatte her şeyi ayarlamanız zordur. Uçuşunuz rötar yapabilir, bavulunuz kaybolabilir ve daha pek çok terslik başınıza gelebilir. Kötü durumları da göz önünde bulundurarak bebeğiniz için ihtiyacınız olacak her şeyi fazla fazla yanınıza alın. Islak mendil, bebek bezi, atıştırmalık, içecek, ekstra giyecek, biberon, oyuncak, battaniye, emzik, mama, gibi şeyleri yanınıza bol bol alın.

Havaalanına erken gelin

Mümkünse havaalanına erkeden gelin ve checkininizi erkenden yapın, güvenlikten geçin ve gecikmelerin önüne geçin. Böylece acele etmenize ve paniklemenize gerek kalmaz.

 

İyi yolculuklar dileriz!

Hamileyken Daha Rahat Uyumanın Yolları

Yastıkların büyüsü

Doktorlar, hamilelik süresince, yan yatmanızı tavsiye ederler (özellikle de sol yanınıza). Bu süreçte yastıklar da size çok yardımcı olacaktırlar. Sola döndükten sonra bir yastığı dizlerinizin arasına alın, bir başka yastığı sırtınıza ve iki tanesini boynunuz ve başınıza koyun.

Kitapların sağladığı dikkat dağınıklığı

Hamilesiniz ve hamilelikle ilgili bulduğunuz her kitabı okumak istiyorsunuz. Bu gayet normal ama okuduklarınız sizi endişelendiren ve uykularınızı kaçıran şeyler olmamalı. Sizi endişelendiren, heyecanlandıran kitapları yatağınızın yanına koymayın ve yatmadan bir saat önce bu tip kitapları okumayı bırakın.

Daha az su için

Hamilelik süresince sık sık tuvalete çıkma ihtiyacı hissedilir. Bu sebeple geceleri uyanabilir ve dinlendirici bir uykudan mahrum kalabilirsiniz. Bunu önlemek için gün boyunca içebildiğiniz kadar su için ve akşamları saat 17.00’den sonra su içmeyi azaltın. Böylece geceleri daha rahat uyursunuz.

Müzik dinleyin

Sizi dinlendiren, rahatlatan müzikleri dinleyin ve gözlerinizi kapatın.

Aromatik yağlar

Papatya, lavanta gibi aromatik yağlar uyumanızı kolaylaştırır. Yastığınıza birkaç damla damlatabilirsiniz.

Hızlı ve sıcak bir duş

Yatmadan önce hızlı ve sıcak (çok da sıcak olmamalı!) bir duş almak ya da küvette biraz uzanmak size iyi gelecek ve kolayca uyumanızı sağlayacaktır.

Meditasyon

Eğer meditasyon yapmaktan hoşlanıyorsanız geceleri, yatmadan önce, nefes egzersizleri ve meditasyon yapın.

 

Bu güzel dönemin keyfini çıkarın!

Bebeğinizin Katı Gıdalara Hazır Olduğunu Gösteren 7 İşaret

Yaş

Bebekler 4.-6. aylar arasında katı gıda yemeye hazır olurlar. Fakat pek çok doktor bu fikirden vazgeçmiştir ve ilk 6 ayda bebeğe sadece anne sütü ya da mama vermenizi önermektedirler. Bunun sebebi, bebeklerin sindirim sistemlerinin ilk 6 ay tam olarak gelişmemiş olmasıdır. Yapılacak en doğru şey bu konuyu doktorunuzla konuşmanızdır.

Çıkartma refleksinin ortadan kalkması

Çıkartma refleksi, bebeğin ağzındaki şeyi diliyle dışarı atmasıdır. Bu, 4. ay civarında ortadan kalkar. Bu dönemde çocuğunuzun çıkartma refleksini yakından takip edin. Bu hareket oradan kalktığında bebeğinizi katı gıdalarla beslemeye başlayabilirsiniz.

İlgi

Eğer bebeğiniz yiyecek yediğiniz zaman sizi izlemeye başladıysa katı gıda denemeye hazır olabilir.

Kilo artışı

Bazı uzmanlar, bebeklerin, doğum kilolarının iki katına ulaştıkları zamandan önce katı gıdaya geçmelerinin doğru olmadığını düşünürler.

Kafa kontrolü

Bebeğinizin kendi kafasını kendi tutmaya başlamadan katı gıdalarla tanışması doğru değildir. Bebeğiniz başını kendi başına tutmaya başlayabildiği zaman onu katı gıdalarla tanıştırmaya başlayabilirsiniz.

Oturmak

Kendi başına oturamayan bir bebeğe katı gıda veremezsiniz. Bunu denerseniz bebeğiniz boğulabilir. Bebeğiniz uzun bir süre kendi başına oturamıyorsa katı gıdalara hazır değil demektir.

İştah artışı

İlk 6 ay boyunca bebeğiniz biberonu ile ya da günde birkaç kez emzirme ile mutludur ve kolayca doyar. Fakat aniden bebeğiniz sürekli aç görünmeye başladıysa onu katı gıdalarla tanıştırmak iyi bir fikir olabilir.  

 

Siz yine de bu kararı vermeden önce mutlaka doktorunuza danışın!