İş Görüşmelerinde İlk İzlenim
Eski bir deyişe göre: ‘’100 iyi izlenim, ancak bir kötü izlenimi ortadan kaldırabilir.” Çünkü asla ilk izlenimim ikinci ya da üçüncü bir tekrarı olamaz. İyi bir ilk izlenim, iş ilişkileri ve kişisel ilişkiler bakımından büyük önem taşır.
Yaptığınız işe bağlı olarak, karşınızdaki üzerinde tüm gün veya haftada en az bir iyi izlenim bırakmanız gerekebilir. Ne kadar sürerse sürsün, bu duruma kesinlikle hazırlı olmak isteyeceksiniz. İşte bu noktada, karşınızdaki kişide istediğiniz etkiyi bırakmanızı sağlayacak bazı tüyolar:
Gülümseyin
Evet, gerçek ve içten bir gülümseme ile çoktan uzunca bir yolu geride bıraktınız bile.
Göz teması kurun
Birinin gözlerinin içine bakarsanız, ona saklayacağınız hiç bir şey olmadığını ve güvenilir bir insan olduğunuzu gösterirsiniz. Tabi bu bakış, karşı tarafı rahatsız edecek derecede olmamalı.
Hijyen
Belki bunu söylemeye gerek yoktur ama yine de hatırlatmakta yarar var. Güzel bir duş almanız, dişlerinizi fırçalamanız ve üzerinizde hoş bir koku sıkmanız, size çok yardımcı olacaktır.
Tokalaşırken Karşınızdakinin Elini Sıkı Tutun
Karşınızdaki kişinin elini öylesine sıkmayın. Hafif bir tokalaşma sizin hakkınızda yanlış bir izlenim verebilir. Akıllarda, “soğuk nevale “ olarak kalmak istemezsiniz. Ayrıca karşınızdakini elinizi boş boş sallamak zorunda da bırakabilirsiniz. Bu ortak bir selamlaşma olmalı. İki tarafta gayet samimi ve sıkı bir şekilde el sıkışmalı.
Duruma Uygun Giyinin
Böyle zamanlarda, kendi tarzınızdan vazgeçmez zorunda olmasanız bile, ortama uygun ve şık giyinmeye özen gösterin. Yönetim ve müdüriyet tarzı işlerde hoş bir takım yeterli olacaktır. İstediklerinizi başka zaman giyme fırsatınız var ne de olsa. Önemli olan doğru yer ve zamanda, doğru bir dış görünüşe sahip olmaktır.
Kendinize güvenin
Kendinize güvenen bir tavır sergileyebildiğiniz sürece, ister kötü giyinin, ister saçınız dağınık olsun hatta çıkmış ojeleriniz bile olsa, belki bunlar özgüveninizin içinde göze çarpmayacaktır. Sadece kendiniz gibi olun. Masaya koyduğunuz dosyadaki tecrübelerinize, farklılıklarınıza güvenin. Siz kendinize inanmadıktan sonra, başkaları nasıl inanabilir?
Küçük bir konuşma yapın
Eğer, kısa da olsa konuşma yapmaktan korkuyorsanız, hemen endişeye kapılmayın. Bu durum da, diğer her şey gibi küçük bir pratikle halledilebilecek problemlerden biri diye düşünmelisiniz. Ufak bir konuşma hazırlayın, o gün gelmeden birkaç kez pratik yapın. Eğer bu işi doğru yaparsanız, payınıza düşeni yapmış olacaksınız ve karşı taraf geri kalan konuşmayı üstelenecektir. Bu konuşma daha sonra, ”Nerelisiniz?” , “Ne kadar süredir bu şirketle çalışıyorsunuz?”, “Çocuğunuz var mı?”, “Çantanızı çok sevdim. Nereden aldınız?” tarzı sorular ve iltifatlarla devam edecektir.
Karşınızdaki kişinin zamanına saygılı olun
Her zaman, söz verdiğiniz saatte orda olmaya çalışın. Kendinizle alakalı yapacağımız giriş konuşması, sunum için ya da ajandanızdan göstereceğiniz bazı bilgiler için, diğer kişinin vaktinden çok çalmamaya bakın. Mümkün olduğunca kısa ve net olmaya özen göstermelisiniz.
Görüşmeden sonra mutlaka iletişime geçin
Ya bir not, ya bir telefon ya da mail yoluyla, sizinle bu görüşmeyi yapan ilgili kişi ya da kişilere, zaman ayırıp sizinle bu görüşmeyi yapmayı kabul ettikleri için teşekkür etmeyi ve tanıştığınızdan ötürü memnuniyetinizi belirtmeyi unutmayın. Bu tavrınız, diğer kişinin zihninde bıraktığınız iyi etkiyi daha da güçlendirmenizi sağlayacaktır.